Sayıştay raporu ortaya çıkardı: Fazla ödeme yapılmış

Yurttaşın sırtına büyük yük bindiren yap-işlet-devret (YİD) otoyol projelerine ilişkin gizlenen rakamlar Sayıştay’ın Karayolları Genel Müdürlüğü denetim raporunda ortaya çıktı.

30 Eylül 2021 Perşembe, 04:00
Sayıştay raporu ortaya çıkardı: Fazla ödeme yapılmış
Abone Ol google-news

Sayıştay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda çok sayıda mevuzata aykırılık tespit etti. Yap-işlet-devret (YİD) modeli olan, geçiş garantili Avrasya Tüneli’nde, “hatalı hesap” nedeniyle kamunun yanı sıra yurttaşın da “fazla ödeme” yaptığına dikkat çekildi. Demiryolu hattı yapım ve mal alım ihalelerinde hiç ilgisi olmamasına karşın Audi A6, Volvo XC90 gibi “lüks araçlar” talep edildiği ve araçların Bakanlıkta kullanıldığı vurgulandı. Sayıştay’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı denetim raporunda yer alan tespitler şöyle:

  • Avrasya Tüneli’nden 1.1 milyon kaçak geçişe ilişkin para cezası henüz ödenmedi. 2016’dan itibaren ücreti tahsil edilemeyen kaçak geçişler nedeniyle görevli şirkete 26.8 milyon TL garanti ödemesi yapıldı. 
  • Avrasya Tüneli’nde görevli şirkete 2020’de ödenen talep garantisi 494.1 milyon TL oldu. Tünel için ocak, şubat-haziran, temmuz-aralık olmak üzere üç ayrı garanti ödemesine esas geçiş ücreti belirleniyor. Bu 1. dönem için 31.67 TL, 2. dönem için 33.70 TL, 3. dönem için ise 38.70 TL’ydi. Bu dönemler ayrı ayrı dikkate alınarak hesaplanan garanti ödemesi 456.3 milyon TL. Fakat ödeme en pahalı olan 3. dönem üzerinden hesaplanıyor. Raporda, 3. dönem üzerinden hesaplanan ilk iki dönemdeki geçiş sayısının toplam geçişlerin yüzde 42.28’i olduğuna dikkat çekilerek iki hesaplama arasında 37 milyon 850 bin lira fark olduğu tespitine yer verildi. Sayıştay, ücretin hesaplanmasında döviz kurunun hatalı belirlendiği uyarısı da yaptı. Kurun hatalı alınması nedeniyle araçlardan KDV hariç toplam 13.1 milyon TL fazla tahsilat yapıldı.

‘MÜMKÜN OLMAYAN USUL’ 

  • Sabiha Gökçen metrosunda ilave işlerin iş artışı yapılmaksızın istisna kapsamında olması gereken pazarlık usulüyle ihale edilmesi eleştirildi. Bu kapsamda yüklenici ile 379.9 milyon TL bedelli ayrı bir sözleşme imzalanmıştı. Raporda daha yüksek fiyatlar ödenerek ilave imalatların yaptırıldığı vurgulandı.
  • Şartlar oluşmadığı halde “pazarlık usulüyle” yapılan toplam 9 iş için tam 19.7 milyar TL tutarında sözleşme imzalandı. Bu işlerin istisnai olması gereken “pazarlık usulüyle” ihale edilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. 

‘5 KİŞİYE 20 ARAÇ, 70 TELEFON’

  • Yapım işi ve mal alım ihale sözleşmelerine hüküm konularak ihale ile hiç ilgisi olmayan ihtiyaçlar karşılandı. Örneğin Mersin-Adana, Bandırma-Bursa demiryolu hatları, Bursa Şehir Hastanesi, İstanbul Yeni Havalimanı metrosu, Gebze-Darıca raylı sistem ihaleleri kapsamında 10’u lüks olmak üzere 70 araç, 220 PC bilgisayar, 150 dizüstü bilgisayar, 160 tablet, 230 cep telefonu (hatlı), 44 LCD televizyon alındı. Mersin-Adana demiryolu hattı yapımı işinde 20 otomobil (5 tanesi lüks segment, Audi A6, Volvo XC90 vs.), 90 masaüstü, 50 dizüstü, 60 tablet, 70 cep telefonu talep edildiği, oysa bu iş kapsamında kontrol teşkilatının genel olarak beş kişiden oluştuğu, talep edilen araç-gereçlerin işin kapsamının çok ötesinde olduğu kaydedildi. Raporda otomobil, araç ve gereçlerin büyük bir bölümünün (lüks araçların tamamı) Bakanlık merkez teşkilatınca kullanıldığı belirtildi. Bu uygulamaya mevzuatın izin vermediği vurgulandı. Ayrıca işin kapsamını aşacak şekilde çok sayıda ve farklı nitelikte personel istihdam edildiği de belirtildi. 

‘UZAKTAN KONTROLE AĞIRLAMA’

  • Harcırah Yasası’na tabi harcamalar yapım işi ve mal alımı sözleşmeleri üzerinden temin edildi. Örneğin Mersin-Adana demiryolu hattı işinde 250 kilometre uzaktan gelen tüm kontrol/kabul personelinin ulaşım, konaklama, iaşe bedellerinin yüklenici tarafından karşılanacağı, personelin “layıkıyla ağırlanacağı” vurgulandı. Raporda, bu uygulamanın kamu görevlilerince imzalanan Etik Sözleşmesi’ne ve etik davranış ilkeleri ile ilgili mevzuata aykırı olduğu vurgulandı.  
  • Merkez dışındaki illerde yapımı yürütülen işlerde yerinde ve sürekli kontrollük hizmeti verilememesi nedeniyle kontrol riski oluştuğuna dikkat çekildi.