"1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak anlamlı"

KESK Genel Başkanı Sami Evren, Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs'ın, Taksim Meydanı'nda emek örgütlerinin ortak çalışmasıyla kutlanmasının anlamlı olduğunu belirterek, ''1997'de 500 bin emekçi Taksim'de yürüdü. 2010'da çok daha yüksek katılımla bu demokratik hakkın kullanılacağını inanıyoruz'' dedi.

20 Nisan 2010 Salı, 10:24
Abone Ol google-news

KESK Genel Başkanı Sami Evren, KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şubesinde düzenlediği basın toplantısında, emek ve demokrasi mücadelesinin hareketlendiği bahar aylarının sendikalar açısından büyük önem taşıdığını anlattı.

1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesinin ardından, Taksim Meydanı'nda bayram olarak kutlanmasının, mücadelelerinin önemli bir sonucu olduğunu işaret eden Evren, ''1 Mayıs etkinlikleri, emeğin taleplerini ve evrensel değerlerinin sermayeye karşı dayanışma içinde gösterildiği önemli gösteriler. Yıllarca süren mücadele sonucunda bayramı Taksim'de kutlamanın mutluluğunu taşıyoruz'' dedi.

1 Mayıs etkinliklerini, miting olarak algılamadıklarını belirten Evren, şöyle konuştu:

''1 Mayıs'ı bir miting, basın açıklaması ya da alan tartışması gibi algılamadık. 1977'de Taksim'de ölen insanların katilleri bulunamamıştı. Dosya kapatılmıştı, hukuksuzluk devam ediyordu. Hükümetler, bu meselenin üzerine gitmemekte kararlıydı. O nedenle Taksim meselesi, Türkiye işçi sınıfı ve kamu çalışanları açısından önemiydi. Bu önemin altını yıllarca çizdik. Alınan karar, etkin mücadelenin sonucudur. Bu yıl Taksim Meydanı'nın açılması ve emek örgütlerinin ortak kutlama kararı anlamlıdır. Türkiye'nin her yerinde 6 konfederasyon organize edecektir. 1997'de 500 bin emekçi Taksim'de yürüdü, 2010'da çok daha yüksek katılımla bu demokratik hakkın kullanılacağını inanıyoruz. Bu konuda tüm hazırlıklar tamamlandı.''

İzmir'de de 1 Mayıs kutlamalarına büyük önem verdiklerini vurgulayan Evren, kutlamalara örgütsüz çalışanların damgasını vuracağını bildirdi.

 

Demokratik ve özgür anayasa

KESK Genel Başkanı Evren, Anayasa değişiklik teklifi çalışmalarında çalışma yaşamının demokratikleşmesine yönelik pozitif öneriler bulunmadığını savundu.
Kamu çalışanlarına ilişkin bölümde toplu sözleşme kavramının grevden koparıldığını dile getiren Evren, şunları kaydetti:

''Uzlaştırma Kurulu karar organı haline getirilmiştir. Anayasa değişikliği teklifinin maddelerine ilişkin toplumda yanılsama yaratıldı. Bu ileri bir adım değildir. Toplu sözleşme kavramının içi boşaltılmakta, örtülü grev yasağı getirilmektedir. Eşit, demokratik, özgür, yurttaşlar arasında ayrım yapmayan, çalışma hakkını güvence altına alan, demokratik bir çalışma yaşamının bulunduğu bir Anayasa istiyoruz. Bu olmadığı sürece Türkiye demokratikleşemez.''

4 konfederasyonun, çalışanların sorunlarına ilişkin 12 maddelik deklarasyon yayımladıklarını hatırlatan Evren, hükümetin gerekli düzenlemeleri yapmaması halinde 26 Mayısta genel grev yapılacağını sözlerine ekledi.