ABD ve ‘ılımlı Ortodoksluk’

Cumhuriyet Pazar Yazıları okurları hatırlayacaktır, üç hafta önce burada, “Ukraynalılar kimdir” sorusunun epey politize bir soru olduğunu, Rus ve Ukrayna liderlerinin bu konuda polemiğe girdiklerini yazmıştım (“Putin’in Yazdığı Makale”: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/putinin-yazdigi-makale-1853462 ). Din konusu da en az milli kimlik kadar, politize olmuş bir konu. Doğu Avrupa ülkeleri, dinle siyasetin en iç içe geçtiği ülkeler arasında.

08 Ağustos 2021 Pazar, 02:00
ABD ve ‘ılımlı  Ortodoksluk’
Abone Ol google-news

27 Temmuz’da Ruslar ve Ukraynalılar, Hıristiyan oluşlarının 1033. yıldönümünü kutladı. Ruslarla Ukraynalıların ilk devleti olan Kiev Prensliği’nde başlangıçta putperestlik egemen iken 900’lü yılların sonunda tahta çıkan Prens Vladimir, Hıristiyanlığın Ortodoksluk mezhebini resmi din yapıp putperestliği yasaklamıştı. Vladimir’in Hıristiyanlığı seçmesinin siyasi nedenleri vardı: Devleti, gerçek bir devletten çok, kabileler konfederasyonu gibiydi. Vladimir ise bunun yerine, merkezi bir devlet kurmak istiyor, bunun yolunun da bütün halkın aynı dine mensup olmasından geçtiğini düşünüyordu. 

Putperestlikte her köyün ayrı tanrıları vardı. Birlik sağlamanın en uygun yolu, herkesin tektanrılı bir dine mensup olması ve bir baş din adamının (hahambaşı, başpapaz veya başmüftü), halka “hükümdara sadık olmazsanız, cehennemde yanarsınız”, demesiydi. Bu nedenle Vladimir, bir rivayete göre bu dinlerin temsilcileriyle görüşür. Müslümanların temsilcileri geldiğinde, cennetten ve bir erkeğe 70 huri kızının düştüğünden bahsederler. Bu, hükümdarın çok hoşuna gider. Amma velakin, konu şarap yasağından, sünnet olmaktan ve domuz etinden açılınca, Vladimir, “Biz, içmeden yapamayız” der ve Müslümanlarla yolu ayırır. Elçilerini, Bizans’a gönderir. Bizans’a gelen elçileri, Ayasofya’nın ihtişamına kapılırlar ve döndüklerinde hükümdara, “Ayasofya’da öyle bir ayin gördük ki yeryüzünde miydik, gökyüzünde mi, anlayamadık” derler. Aynı dönemlerde Bizans İmparatoru II. Vasili’nin bir taht kavgasından ötürü Vladimir’den yardım istemesi ve eğer Hıristiyan olursa ona kız kardeşini vermeyi kabul etmesi, Vladimir’in Ortodoksluğa yönelmesini çabuklaştırır (Ortodoks olmak, Kiev’le Bizans’ın siyasi ilişkisini güçlendirir ve Hıristiyan olunca Kiev Prensliği, “barbar” kategorisinden çıkıp Avrupa hukukunun parçası olarak kabul edilir). Vladimir, Bizans prensesiyle evlenince, yüzlerce cariyenin olduğu haremini de tasfiye edip mazbut bir koca oluverir.

KİLİSELER TARTIŞMASI

İşte, bu olayın yıldönümü, her yıl Rusya ve Ukrayna’da kutlanır. Aynı zamanda da siyasi tartışmalar patlak verir. Çünkü, bahsettiğimiz bu Kiev Prensliği’nin Rusların mı yoksa Ukraynalıların mı atası olduğu tartışmasının yanı sıra Rus Ortodoks Kilisesi’nin (Moskova Patrikhanesi) Kiev’de kurulan kilisenin devamı olup olmadığı tartışmaya açılır. Ayrıca Ukrayna’daki Ortodoks cemaati, birkaç parçaya bölünmüş: Bir tarafta, Moskova Patrikhanesi’nin Ukrayna kolu var, diğer taraftaysa 1990’larda milliyetçi rahiplerin kurdukları kiliseler. 

Siyasette de, bir grup Rus yanlısı siyasetçileri, diğer tarafsa ABD yanlılarını destekliyor. Milliyetçi kiliseler, 2018 yılında  Fener Patrikhanesi’nin himayesine girdi. Fener, Ukrayna’ya “bağımsız kilise” vermeyi vaat ederken, gerçekte, bu miliyetçi cemaatleri kendisine bağlamış oldu. Fener’in bu tavrı nedeniyle, Moskova Patrikhanesi, onunla ilişkileri kopardı ve Ortodoks dünyasındaki en büyük bölünme yaşandı. Bu çatışma da ABD ile Rusya arasında bu topraklardaki nüfuz çatışmasının dini cephesini oluşturuyor (ABD, Fener aracılığıyla, bu topraklardaki Ortodoks halkları kendi nüfuzu altına almak, yani, “ılımlı İslam”a benzer bir “ılımlı Ortodoksluk” kurmak istiyor). 

Fener Patriği Bartholomeos, bu çerçevede, 24 Ağustos’ta Kiev’i ziyaret edip bir gövde gösterisi yapacak. Moskova Patrikhanesi ve Rusya yönetimi, buna şimdiden tepki gösterdi. Önümüzdeki günlerde, Ortodoks dünyasında sular yeniden ısınacak. Ortodoksluğun birilerinin elinde nasıl politize olduğunu anlatan, Cumhuriyet Yayınları’ndan yeni çıkan kitabımı da bu vesileyle, naçizane, tavsiye ediyorum: https://www.cumhuriyetkitap.com.tr/rusya-bati-catismasinda-fener-rum-patrikhanesi