AKP Hükümeti İnterneti Kontrolü Altına Almak İstiyor

26 Aralık 2011 Pazartesi, 06:58
Abone Ol google-news

Çocukları internetin sakıncalarından koruma iddiası ile AKP hükümetinin güdümündeki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 22 Kasım itibarıyla “Güvenli İnternet” adı verilen bir uygulama başlattı. BTK’nin sakıncalı olarak belirlediği sitelere girilmesini önleyecek olan filtreleri sadece gönüllü olarak isteyenler kullanabilecek. Fitre uygulamasını istemeyenler, şimdiki gibi devam edecek.

Bu masum ve iyi niyetli gibi görünen, dolayısıyla internet konusunda bilgisi olmayan kamuoyuna çekici olabilecek filtre uygulaması, aslında sinsi bir art niyet taşımaktadır ve ciddi bir tehlike yaratacaktır. Zaten AKP hükümeti baskısı altında olan medya yanında şimdi de internet AKP’nin kontrolü altına alınmak isteniyor. İran’daki gibi “Helal İnternet” uygulamasının sinsi bir başlangıcı ile karşı karşıyayız.

Şimdi bu iddialarımızı destekleyen çok sayıdaki gerçeklerin önde gelenlerini sıralayalım:

Youtube ve Google gibi siteleri bile yasaklamış olan ve şu anda onbinlerce olduğu sanılan, ama sayısı açıklanmayan siteye erişimin engellenmesine neden olan 5651 sayılı kanun, taslak olarak TBMM gündemine Kasım 2006’da gelmişti. TBMM Adalet Komisyonu’nda taslak görüşülürken “AB ülkelerinde internet yasakları yerine, internetin potansiyel sakıncaları üzerine eğitim programları uygulanıyor, konuyla devlet değil, devletin güdümünde olmayan, ama desteklediği STÖ’ler ilgileniyor” demiştim. Buna yanıt olarak zamanın Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve sonradan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “O tür uygulamalar zaman alır, şimdi bu yasayı çıkaralım, zaman içerisinde eğitim uygulamaları da yaparız” demişlerdi. Aradan 5 yıl geçmesine rağmen okullarda öğrenciler veya ebeveynler için internette olabilecek sakıncalar üzerine herhangi bir eğitim programı yapılmadı. Hatta, ilköğretimde haftada iki saat ve zorunlu olan bilişim teknolojileri dersi, geçen sene haftada bir saat ve seçmeli olarak değiştirildi. Dolayısıyla, AKP hükümeti sadece samimiyetsizliğini değil, aynı zamanda toplumu internet konusunda bilgisiz bırakma niyetini de göstermiş oldu.

Güvenli internet, çocukları ve yetişkinleri sadece internetteki sakıncalı yayınlara karşı korumak değildir. İnternet üzerinden yapılabilecek istismar ve dolandırıcılığa karşı da mahremiyetin korunması gerekli. Mahremiyeti korumak amacına yönelik, AB baskısıyla, hazırlanmış olan, muhalefetin de desteklediği “Kişisel Verileri Koruma Kanun Taslağını” AKP hükümeti yıllardır TBMM gündemine almıyor.

Güvenli internet

Çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de internet üzerinden istismarını önlemeye yarayacak bu kanunu AKP çıkarmamakla, esas niyetinin “korumak” veya “güvenli internet” olmadığını göstermiştir. Samimiyetsizlik burada da kalmıyor. Bu kanunun TBMM gündemine alınmasını engelleyen AKP hükümeti, 2010 referandumu ile anayasaya kişisel verilerin korunmasına ilişkin bir madde koydurdu. Yasal altyapısı olmayan bu anayasa değişikliğinin bir anlamı yoktur, tamamen göstermeliktir. Dolayısıyla, AKP hükümetinin, çocuklarımızı ve yetişkinleri İnternet’in tehlikelerinden korumak ve Güvenli İnternet yaratmak gibi bir niyeti olmadığı açıkça ortada.

AKP hükümeti ve güdümündeki BTK şu anda hangi sitelerin yasaklandığını açıklamıyor. Uygulanacak olan filtrede hangi kriterlere göre sitelerin yasaklanacağı belirtilmiyor. Filtre uygulamasını ve kriterleri yargı veya herhangi bir kuruluş denetleyemiyor. Dolayısıyla, kapalı kutu olarak sunulan filtrenin içeriğinin gizli tutulması, ortada bir art niyet olduğu kuşkusunu güçlendiriyor.

Hükümetin güdümündeki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) doğrudan bağlı olan, her elemanını bizzat Başbakan’ın atadığı ve sansür uygulamalarından sorumlu ve yetkili olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın bu yıl nisan ayında açıkladığı sakıncalı internet alan adlarının bazılarını hatırlayalım: “nefes, Haydar, sarışın, frikik, çıplak, hikâye, liseli, baldız”… Bunlar cinsellik içeriyormuş! İşte böylesine çarpık bir zihniyetin egemen olduğu bir kurumun belirlediği kriterlere göre şimdi çocuklarımız ve aileler internetin sakıncalarına karşı korunacakmış! Dolayısıyla, filtre uygulaması bir “koruma” değil, çarpık bir zihniyetin ideolojisini yaymak tehlikesi taşımaktadır.

AKP hükümeti, çarpık bir ahlak anlayışı olduğunu açıkça göstermiş bir kurumun, merkezi olarak uygulayacağı ve denetlenemeyecek bir filtreyi, internetin sakıncaları konusunda bilgisiz, çaresiz ve alternatifsiz bıraktığı topluma, kapalı bir kutu olarak sunmaktadır. Böylece, toplumun geniş bir kesiminin internet konusunda yeterli bilgi sahibi olmamasından istifade ederek şu anda on binlerce sitenin yasaklanmasına karşın hâlâ göreceli olarak özgür kalmış olan internet de AKP ideolojisinin hizmetine sunulma tehlikesi ile karşı karşıyayız.

Oysa, gerçekten “Güvenli İnternet” isteyen bir hükümetin yapması gerekenler şunlardır:

Çocukların ve yetişkinlerin mahremiyetini koruyarak internet üzerinden istismarlarını önlemek için, “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” derhal çıkarılmalıdır.

Okullarda gerek çocuklar, gerekse ebeveynler için internette olabilecek sakıncalar ve bunlardan korunmak için neler yapılması gerektiği konularında yaygın ve yoğun bir eğitim programı uygulanmalıdır. Ailelerin kendilerinin kullanabileceği ve piyasada zaten var olan ücretli ve ücretsiz filtre programları konusunda bilgi sağlanmalıdır. İnternet konusunda toplumsal bilinç, farkındalık ve sorumluluk yaratma amacına yönelik, devletten ve hükümetten bağımsız olarak çalışacak STÖ’ler desteklenmelidir. Bunları yapmamanın, sinsi ve olumsuz bir art niyet sahibi olmaktan başka hiçbir açıklaması yoktur. İnternet konusunda yeterli bilgisi olmayan toplumumuzu filtre tuzağına düşmemesi için elbirliği ile uyarmak zorundayız.