Albay Temizöz'ün yargılanmasına devam edildi

Kayseri eski Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz ve Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

04 Haziran 2010 Cuma, 11:19
Abone Ol google-news

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Albay Temizöz, Kamil Atağ, Tamer Atağ, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ, Adem Yakin ve Kukel Atağ katıldı.

Mahkeme heyeti, tanık olarak geçen duruşma dinlenilmesine başlanan Mehmet Nuri Binzet'e soruşturma esnasında savcılıkta verdiği bazı ifadeleri sordu. İfadelerin büyük bir kısmını kabul etmeyen Binzet, soruşturmayı yürüten savcının kendisini yönlendirdiğini ileri sürdü. Savcı hakkında soruşturma başlatılması gerektiğini iddia eden tanık Binzet, ''Ben savcının vicdanının noksan olduğunu düşünüyorum'' dedi.

Sanıklardan ağabeyi Kamil Atağ hakkında insafsızca ifadelerde bulunduğunu anlatan Binzet, şunları söyledi:
''Ben Şırnak'ta görülen bir duruşmada beraat edince, ağabeyim Kamil'in hakime 'keşke idam etseydiniz' dediğini duydum. Bu beni çok üzdü. Cezaevinde 3 ay bir hücrede kaldım. Kimseyle konuşmadım. Fransız bir yazarın 'Kelebek' adlı kitabını okudum. O kitaptaki kişinin yerine kendimi koydum. Yaşadıklarımla kitaptakiler birbirine benziyordu. İntikam almak gibi bir amacı seçtim. Savcının içinde bulunduğum bunalım ve depresyondan faydalandı. Bana çok iyi davranmaya başladı. Ben de onun bu iyi niyetine kandım. Bu nedenle söylediği bazı şeyleri tekrarladığımı hatırlıyorum.''


"Bitlis'te özel bir birlikte askerlik yaptım"

Askerlik görevinin bir bölümünü Bitlis'te özel bir birlikte yaptığı kaydeden Binzet, savcıya bu durumu anlattığını ifade etti. Mahkeme heyeti, Binzet'e, savcılıkta verdiği, ''Bitlis'te eğlenmek için iki arkadaşımla gittiğim otelde, içerisinde gözaltında kaybolduğu iddia edilen eski HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ile ilçe sekreteri Ebubekir Deniz'in ses kayıtları, aralarında bazı kadın terör örgütü üyelerine ait olan fotoğrafların bulunduğu çantayı gazinoda unuttum. Çantaya ulaşılması halinde Tanış ve Deniz'in akıbetiyle ilgili önemli bilgilere ele geçirilmiş olacaktır'' ifadesini hatırlatarak, bunun doğru olup olmadığını sordu.

Çantanın kaybolduğunu savcıya söylediğini belirten Binzet, ''Çantada zorunlu ihtiyaçlarımın olduğunu söyledim. Savcı, benden çocuk yaşta koruculuk yaptığım sırada çektiğim bazı fotoğrafı istedi. Bende o fotoğrafların da çanta içinde kaybolduğunu söyledim'' dedi.


"Savcı 3 albayı tehlikeli bulduğunu söyledi"

Tanık Binzet, savcının kendisinden Albay Cemal Temizöz, Recep Gençoğlu ve Erdal Sarızeybek hakkında bilgi istediğini ifade ederek, ''Savcı, bu isimlerin çok tehlikeli olduğunu bana anlattı. Ben Recep Gençoğlu'nun çok mütevazi olduğunu söyledim. Gençoğlu bir er gibi karakol komutanıydı. Kendisinden o yüzden hoşlanıyorum'' dedi.
 

Mahkeme heyeti, duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tanık olarak dinlenen Mehmet Nuri Binzet'e, soruşturma esnasında savcılıkta verdiği bazı ifadeleri sordu. Verdiği ifadelerin büyük bir kısmını kabul etmeyen Binzet, ''Mahkeme huzurunda verdiğim ifadelerim doğrudur. Savcı bey, kendisini benim yerime koyarak ifadeleri yazdırmıştır'' dedi.

Mahkeme heyeti, tanık Binzet'e Cizre'de 1994 yılında Mustafa Aydın'ın çıplak bir şekilde karınca yuvasına oturtulup daha sonra öldürülmesi olayıyla ilgili savcılıkta verdiği ifadesini okuduktan sonra bunun doğru olup olmadığını sordu. Binzet, 'Albay Temizöz'ün Mustafa Aydın'ı karınca yuvasının üstüne oturttuğu' şeklinde bir beyanda bulunmadığını, böyle bir olayı sadece duyduğunu söyledi. Albay Temizöz'ün kariyeri ve rütbesi gereği böyle bir şey yapmasının mümkün olamayacağını belirten Binzet, şunları söyledi:
''Cumhuriyet Savcısı B.Ö, konuyu bana bu şekilde anlattı ve emin olduğunu söyledi, Cemal Temizöz'ün Mustafa'yı vurduğunu gördüğümü söylememi istedi, ancak ben bunu asla kabul edemeyeceğimi söyledim. Savcı, benim o zaman içerisinde bulunduğum durumdan faydalandı. Temizöz'ün bu kişiyi öldürdüğünden emin olduğunu bana söyledi, beni ikna edebilmek için elinden geleni yaptı. Bana en azından ona doğru ateş ettiğini gördüğümü söylememi istedi. Temizöz'ün dışarıda kalması halinde zarar verebileceğini, çünkü bu kadar anlatımda bulunduğumu o nedenle onun tutuklanabilmesi için görgüye dayalı anlatımda bulunmamı istedi. Bu nedenle ben ifademde Temizöz'ün Mustafa'ya doğru ateş ettiğini, bu nedenle söylemiş olabilirim. Ayrıca savcı Genelkurmay Başkanlığını ikna edebilmek için ifadelerimin kayda alınması gerektiğini de söyledi. Bu nedenle bazı ifadelerim kayda alındı. Ancak bu kayıtların sadece kendisinde kalacağını söylemişti, ben bu kayıtlarda bazı olayları gördüm gibi anlatmış olabilirim.''

Mahkeme heyeti, tanığın ifade verme işlemine bir sonraki celse devam edileceğini belirterek, duruşmayı erteledi.



İstenen cezalar

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 104 sayfalık iddianamede, sanıkların TCK'nin ''adam öldürmek'', ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak'' ve ''adam öldürmeye azmettirmek'' suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7, Tamer Atağ'ın 2, Adem Yakın'ın 7,Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kukel Atağ'ın ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Sanık Temizöz'ün 1993'te Cizre'de ''terörle mücadele ediliyor'' görüntüsü altında ''korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan bir grup oluşturduğu, söz konusu grubun, süreç içerisinde asli görevinden ayrılarak, terör örgütü PKK'ye yardım ettiğinin değerlendirildiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı'' anlatılan iddianamede, grubun bu sorgulanan kişilerden bir kısmını öldürdüğü öne sürülüyor.