Asitle yakılan Berfin: Ozan'a hakkımı helal ettim

Hatay'ın İskenderun ilçesinde yüzüne asit döken ve bu suçtan 13 yıl hapis cezasına çarptırılan eski erkek arkadaşı Casim Ozan Çeltik (23) hakkındaki şikayetinden vazgeçen Berfin Özek (20), avukatı Mehtap Sert'in açıklamalarına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Özek'in Sert ile yaptığı konuşmaları yayınladığı hesabından yaptığı paylaşımda, "O orada dört duvar arasındayken benim içim rahat değil. Sayfalarca mektup yazdık birbirimize. Ben hakkımı helal ettim ona. Onu çok seviyorum, o da beni çok seviyor" ifadeleri dikkat çekti.

11 Nisan 2020 Cumartesi, 16:49
Abone Ol google-news

SAĞ GÖZÜNÜ KAYBETTİ

İskenderun'un Buluttepe Mahallesi 390 Sokak'ta geçen yıl 15 Ocak 2019'da meydana gelen olayda; dershaneden çıkıp evine giden Berfin Özek'in yolu, eski erkek arkadaşı Casim Ozan Çeltik tarafından kesildi. Çeltik, Berfin Özek'in yüzüne asit atıp, kaçtı. Berfin, çağırılan sağlık ekiplerince İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, ilk müdahalesinin ardından da Adana Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Yüzünde yanıklar oluşan Berfin Özek, Yanık Ünitesi'nde tedaviye alındı. Berfin, gördüğü uzun tedavinin ardından taburcu oldu, ancak yüzünde ağır yanık izleri kaldı. Bodrum'da tedaviye alınan Özek, sağ gözünü kaybetti, geçirdiği ameliyat ile göz kapakları ve dudağı yeniden yapıldı.

'ÖLDÜRME KASTI'NI KALDIRIP, 'KASTEN YARALAMA' TALEP EDİLDİ

Saldırının ardından tutuklanan Casim Ozan Çeltik hakkında 'kasten adam öldürmeye teşebbüs' suçundan iddianame hazırlandı. İskenderun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı, yeni mütalaasında 'öldürme kastının olmadığına' dair hukuki değerlendirme yaptı. Çeltik'in 'kasten yaralama' suçundan ceza alması talep edildi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Casim Ozan Çeltik'i 'kasten yaralama' suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

ŞİKAYETİNİ ÇEKTİ

Casim Ozan Çeltik'e verilen cezayı yetersiz bulan Berfin Özek ise karar sonrasında yaptığı açıklamada, "Verilen ceza çok kısa bir süre, benim acılarıma eş değer mi? Sorarım size, benim acılarıma eş değer mi? O kadar kıvrandım, gözlerim görmüyor, yemek yiyemiyor, nefes alamıyordum. Hatta konuşamıyordum. Davanın peşini bırakmayacağım. Eski güzelliğimi bana verebilecekler mi? Hayır. Gözlerim gitti, gözlerim görmüyor. Bir gözüm yüzde 30 görüyor. Bulanık görüyorum, kitap okuyamıyorum, uzağı seçemiyorum" demişti.

İki gün önce Berfin Özek, davanın görüldüğü 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vererek Casim Ozan Çeltik hakkındaki şikayetini geri aldı.

"HERKES BİR ŞEY SÖYLÜYOR KANDIRILMADIM"

Bu arada Berfin Özek, kandırıldığı için şikayetini geri çektiğini öne süren avukatı Mehtap Sert'e sosyal medya hesabından cevap verdi. Özek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İçimdeki duygularımı tüm içtenliğimle anlattığım, Avukat Mehtap Sert telefondan onu engellediğimi söylemiş. Benim kandırıldığımı söylüyor, beni kandırmış olsalar ben ona duygularımı değil, kandırılmış olduğumu anlatır yardım isterdim. Herkes bir şey söylüyor, kandırılmış vs. bunların hiç doğruluk payı yoktur. Gerçek olan tek şey sevgimdir. Sevginin her şeyin üstesinden geleceğine inanıyorum. O kadar kötü yorumlar okudum ki, sözde benim mutluluğumu isteyen kişiler bunlar. Mutluluk isteyenler beddua yerine dua etmeli. Unutmayalım ki Allah'ın katında affeden insanlar, en yüce insanlardır. Şunu asla inkar etmem zaten, paylaştığım mesajlarda göreceksiniz. Yapılan iyilikleri görmezden gelemem ama çoğu insanlar yaptığı iyilikleri başıma kalktı. Bu da beni çok üzdü. Yalan haberler gördükçe bu açıklamayı yapmak durumunda kaldım. Beni anlayacak ablam var diyordum, maalesef beni üzdü. Bu saatten sonra benim hakkımda tek kelime yalan haber, kötü haber vs. yapanların hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağım. Beni bu paylaşıma mecbur bıraktılar. Hoşça kalın."

'OZAN'A HAKKIMI HELAL ETTİM'

Özek, bir süre sonra anlık yazıştığı bir uygulamada avukatı Mehtap Sert ile şikayetinden vazgeçmeden önce yaptığı konuşmayı yayınladı. Özek'in, Casim Ozan Çeltik'i sevdiğini söylediği bir mesajında, şu görüşlere yer verdiği görüldü:

"Mehtap Abla, söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Canım çok yanıyor ve hiç iyi değilim. Her konuda yardımcı oldun, olmaya da devam ediyorsun. Her şeyi sana anlatmak bir orta yol bulmak istiyorum. Yalvarıyorum sana bana yardım et. Müsait olunca yüz yüze de konuşalım. Şimdilik aramızda sır olarak kalsın sadece. İkimiz bilelim kimseye söyleme lütfen. Konu Ozan, abla ben onu çok seviyorum. Ben onu içimden atamadım. Onu düşünmediğim bir saniye bile geçmedi. En başta keşkelerim çok oldu. Biz Ozan ile çok mutluyduk. O kadar çok özledim ki canım çok yanıyor. Biz Ozan ile konuşuyoruz. 5-6 ay oldu mektuplaşıyoruz. Şöyle başladı mektuplaşmamız; gelinleri yazmıştı, yüz yüze görüştük, konuştuk. Ozan bana mektup yazdı, pişmanlığını dile getirdi. Birçok kez mektup yazmış, yırtmış nasıl bir tepki vereceğimi bilememiş o yüzden göndermemiş. (Ozan) şöyle yazdı; 'Hakkını bana helal et ne olursun, buradan çıkmak hiç umurumda değil. Sadece bana hakkını helal et'. Ben hakkımı helal ettim abla ona. Onu çok seviyorum o da beni çok seviyor. Ben onu affediyorum. Abla o orada dört duvar arasındayken benim içim rahat değil. Ailesi perişan, sayfalarca mektup yazdık birbirimize. Bizi ayırmak isteyen çok oldu."

'YASTIĞIMDA BÜYÜ BULMUŞTUM'

Berfin Özek'in avukatıyla yaptığı konuşmada, olaydan önce yastık kılıfında Casim Ozan Çeltik ile kendi isminin baş harflerinin bulunduğu büyü bulduğunu belirttiği mesajında, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben bu olay olmadan önce, yastığımın kılıfında büyü gibi bir şey görmüştüm. İkimizin baş harfleri ve Arapça yazılar yazıyordu. Bunu gördüğüm halde kimseye söylemedim. İlk defa sana söylüyorum. Ne olduysa onu görünce oldu. Abla ben çok seviyorum o da beni çok seviyor. Lütfen yardım et bize. Kalbim dayanmıyor yemin ederim. Hiçbir fotoğrafımızı silmedim, bana aldığı hediyeleri, yazdığı yazıları... Tüm fotoğraflarımız ve videolarımız duruyor. Ozan nasıl bir insan anlatayım; her ne olduysa yastığımdaki Arapça yazıları gördükten sonra oldu. İnan bana beni çok seven biri, çok iyi bir insan. Beraber güldüğüm, beraber ağladım kişi, çok özledik biz birbirimizi. Sana bunları yazmayı en başından isterdim. Ama inan cesaret edemedim. Sadece bunları sana söyleyebilirim lütfen beni anlayışla karşıla. Yardım et abla bana, inan dayanamıyorum. Kalbim dayanmıyor artık. Fotoğraf yolladım birçok kez, o da bana yolladı. Mektuplarını ağlaya ağlaya okuyorum. Kimi zaman da yüzümde tebessüm ile. Hayallerimiz var bizim, inan bana her gün o gelecek diye bekliyorum. Canım çok yanıyor, uyku uyuyamaz oldum. Her gece ansızın sana yazmak geldi içimden ama ne diyeceğini bilemedim. Abla ne kadar özlediğimi bilsen, gecelerce hıçkıra hıçkıra ağladığımı.. Beni anlamanı istiyorum ve sana yalvarıyorum. Şu an şu satırları gözyaşı içinde yazıyorum. Kalbim dayanmıyor abla, yemin ederim bazen öyle bir sıkışıyor ki nefes almakta zorlanıyorum. Derdimi anlatacak kimsem yok. Abla çok seviyorum çok öyle bir özledim ki rahat uyku uyuyamıyorum. Kesik kesik uyuyup, uyanıyorum. Lütfen yardım et bize. Her mektup göndermeye 20 sayfa yolluyor ben de aynı şekilde. Ne yapalım abla, sen söyle. Zaten yasa çıkacak ben şikayetimi geri çekeyim, kalbim öyle bir daralıyor ki anlatamam sana."