Bu toplum sinmez

3 günlük yas ilan eden hükümet, halkın kendi yasını tutmasına izin vermedi. Patlamanın yaşandığı yere karanfil bırakmak için yola çıkan katılımcılar polis tarafından engellendi. Halk saldırıdan 24 saat sonra bile yine alanlardaydı.

12 Ekim 2015 Pazartesi, 04:35
Abone Ol google-news

BARIŞ KURBANLARINI ANMAK DA ZOR

Ankara’daki bombalı saldırıda yaşamını yitirenler, Sıhhiye Meydanı’nda düzenlenen anma etkinliğiyle Başkent’ten uğurlandı. “Barış mitingi”nin düzenleyicisi DİSK, KESK, TMMOB, TTB yöneticileri ile HDP Eşbaşkanlarının da katıldığı anma etkinliğinde öfke hükümete ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’aydı. Patlamanın yaşandığı yere karanfil bırakmak için yola çıkan katılımcılar polis tarafından engellendi. Resmi açıklamalarda ölü sayısının 95 olduğu belirtilirken anma etkinliğine katılan Demirtaş ölü sayısını 128 olarak açıkladı.

Ankara’da yüzlerce yurttaş, önceki günkü bombalı katliamdan 24 saat sonra aynı yerde, aynı saatte anma töreni düzenlemek istedi. Karanfillerle, yitirdiklerini anmak için gelenleri 2 ayrı bölgede TOMA ve çevik kuvvet polisleri durdurdu. Halk, polise “Bombacı elini kolunu sallayarak giriyor. Biz anmak için giremiyoruz. Kimi kimden koruyorsun?” diye tepki gösterdi. Bir yurttaşın, devletin patlamadan sonra 3 günlük yas ilan etmesini anımsatarak, “Ne biçim yas bu. Böyle yas mı olur? Yasımızı polis mi tutacak” demesi dikkat çekti.

Sayıyla mı öldürdünüz

Alanın diğer tarafında kurulan polis barikatının önünde de gerginlik yaşandı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko, gerginliğin aşılması için Başbakan ve İçişleri Bakanı ile görüştü. Görüşme sırasında aralarında milletvekillerinin de olduğu gruba Çevik Kuvvet tarafından müdahale edildi. Beko’nun temaslarının olumlu sonuçlanmasının ardından HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu patlamanın yaşandığı yere kırmızı karanfil bıraktı. Bazı yurttaşlar, temsilci istenmesine tepki göstererek, “Öldürürken sayıyla mı öldürdünüz ki sayıyla içeri alıyorsunuz” dedi. Bu arada polis ile eylemciler arasında bir gerginlik yaşandı.

En zor an: Selvi Kılıçdaroğlu gözyaşlarını tutamadı (VİDEO)

Demirtaş: 128 ölü

Demirtaş, konuşmasında, resmi kaynakların aksine patlamada yaşamını yitirenlerin sayısının 128 olduğunu bildirdi. Ankara’nın göbeğinde kuş uçsa, kanat çırpsa haberi olan devletin “katliamı önlemediğini, önünün açtığını” dile getiren Demirtaş “En azından acıda, katliamda birleşebilmeyi çok isterdik ama biz katillerimizle acıda nasıl buluşalım? Bizi katledenlerle, arkamızdan sırıtıp gülenlerle biz acıda nasıl buluşalım? Faşizmle acıda nasıl buluşalım?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu da geldi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise sabahki anma töreni sırasında değil, kalabalık dağıldıktan sonra patlamanın olduğu yere geldi ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile patlama noktasına karanfil bıraktı. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu’yla görüştükten sonra Adli Tıp’a gidip yakınlarını kaybedenlerin aileleriyle görüştü.

Ölüm-kalım arasında boş çıkan umutlar

Halk, Türkiye’nin en kanlı eyleminde ‘yok olan’ yakınlarını Adli Tıp’ta, yaralanan yakınlarını hastanelerde aradı..

Büyük katliamının ardından yakınlarına ulaşamayanlar ilk önce hastanelere koştu. Olay yerine en yakın hastaneler başta olmak üzere özeller dahil tüm hastanelere yüzlerce yaralı götürüldü. Hafta sonu ve sabah saatleri olması nedeniyle ilk saatlerde yaralılara müdahale edecek sağlık personeli sıkıntısı yaşandı. Bu nedenle izinli personel göreve çağrılırken, Türk Tabipleri Birliği’nin doktorları gönüllü olarak hizmet verdi.

Hastanelerin camlarına yaralıların isimleri asıldı. Halk, bu listelerden hastane hastane gezerek, yakınlarını aradı. Katliam, zaman zaman sinirlerin gerildiği hastanelerde “Katil Erdoğan” sloganları atılarak protesto edildi. Acil servislere “çok acil” değilse yaralılar dışında hasta kabul edilmedi.

Hastanelere getirilen hafif yaralıların çoğunda duyma kaybı sorunu yaşanırken, şoku atlatamayan bir hasta yalnızca “çok ani, çok ani” ifadelerini sürekli tekrar ediyordu.

8-10 yaşlarında...

Hastanelerde yakınlarını bulamayanlar ise belki de günler sürecek bir bekleyiş için Adli Tıp Kurumu’na gitti. Bir kurum görevlisinin “8-10 yaşlarında bir çocuk... yakını burada mı?” sorusuna ise yanıt veren çıkmadı. Hiçbir hastanede bulamadıkları yakınlarının isimlerini kurum yetkililerine veren vatandaşlar, kurumda bulunan cenazelerle isimlerin eşleşmesi durumunada teşhis için kurum içine alındı. Bekleyenlerin bir kısmı çadıra girerken, bir kısmı yakınlarıyla ilgili “ölüm” de olsa bilgi alabilmek için üzerlerine aldıkları battaniyelerle, demir kapının önünde beklemeyi sürdürdü.

‘Devlet yaptı’

Aileler, bir yandan cenazelerini beklerken diğer yandan olayın failinin kim olduğunu konuşuyordu. Bir kadın, “Ankara’nın göbeğinde MİT izin vermedikçe böyle bir olay olamaz. Normalde düğüne gitsek takip ediliriz. Bana göre devlet yaptı” dedi.

Diğer tüm hastanelerdeki cenazeler de dün Adli Tıp’a getirildi. 6 masada yapılan otopsi işlemleri geç saatlere kadar sürdü. 12 cenazenin teşhis edilememesi nedeniyle ailelerden alınan doku örnekleriyle DNA testi yapıldı.

26 dakikayla kurtuldular 11 üyesini

11 üyesini kaybeden CHP Gençlik Kolları, buluşma saatini 10.30 olarak belirledi, erken gelenler katliama kurban gitti

Demokrasi Emek ve Barış platformunun düzenleyeceği barış yürüyüşü için günler öncesinden hazırlıklara başlayan CHP Gençlik Kolları, miting öncesi buluşma yerini tren garı, buluşma saati ise 10.30 olarak belirledi. Ancak sabah erken saatlerde Ankara’ya gelen Malatya il gençlik kolları üyeleri, buluşma saatini beklemeden gara yöneldi. Heyette 18 isim vardı. Bunlardan 3’ü su ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak için bir an gruptan ayrıldı. Tam o an patlama yaşandı. Malatya’dan gelen 18 kişinin 11’i can verdi, 4’ü de ağır yaralandı. CHP Gençlik Kolları Başkanı İrfan İnanç Yıldız, “11 arkadaşımızı kaybettik. Üzüntümüz, acımız çok büyük. Örgütsel anlamda en fazla kaybı olan örgütlerden biri durumundayız” dedi. Önümüzdeki günlerde çok daha geniş kapsamlı bir boykot çağrısı yapacaklarını vurgulayan Yıldız, şöyle konuştu: “Arkadaşlarımızı uğurladıktan sonra Ankara’da geniş bir eylem çağrısında bulunacağız. Tüm Türkiye’deki gençlik örgütlerimizle Ankara’ya geleceğiz. Düzenleyeceğimiz eyleme farklı gençlik örgütleri de katılacak. Barışa olan inancımızı yitirmedik, yitiremeyiz, yitirmeyeceğiz. Bu katliamın hesabını mutlaka ve mutlaka soracağız. Ant olsun ki soracağız. Gençlerin meydanlara çıkmasından korkan iktidar, bu katliamla gençlerin meydanlara çıkmaktan çekineceğini düşünüyor ama biz daha fazla meydanlarda olacağız.”

Boynukalın da aradı

Taziye için CHP Gençlik Kollarını arayanlar arasında AKP’li Abdurrahim Boynukalın da vardı. Malatya AKP örgütünün cenaze törenine katılmak istediğini belirten Boynukalın’a Yıldız’ın yanıtı “gelmek isteyen gelsin” oldu.

Malatya’da üç cenaze

Ankara’daki terör saldırısında yaşamlarını yitirenler arasında bulunan Canberk Bakış, Eren Akın ve Kasım Otur’un cenazeleri Malatya’da toprağa verildi. 20 yaşındaki Canberk Bakış’ın Adnan Menderes Üniversitesi 2 yıllık Maliye Bölümü’nü bu yıl kazandığı, Ankara’daki mitinge öğrenim gördüğü Aydın’dan katıldığı öğrenildi. CHP Malatya Gençlik Kolları üyesi 19 yaşındaki Eren Akın’ın tabutuna sarılan anne Gülay Akın, “Eren bu sana yakışmıyor” diyerek, ağıt yaktı. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası eski (BTS) Malatya Şubesi Başkanı Kasım Otur’un (48) cenaze namazı da Şehir Mezarlığı’nda kılındı.