Çalışma saatleri kısalıyor mu?

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'deki yüksek çalışma saatlerinin azaltılmasıyla, işsizlikte de ciddi bir azalma olacağını öngördüklerini açıkladı.

19 Eylül 2011 Pazartesi, 11:47
Abone Ol google-news

Yılmaz, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ve beraberindeki heyeti kabulünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kıdem tazminatına yönelik sorular üzerine Bakan Yılmaz, bu konuda uzun süredir tartışmaların bulunduğunu, ancak henüz bitmiş bir çalışmanın olmadığını söyledi.

Konuyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorumlu kuruluş olduğunu kaydeden Yılmaz, bakanlığın bu konudaki çalışmaları yürüttüğünü ifade etti. Yılmaz, ''Tamamladığı zaman kamuoyu ile paylaşır biz de daha gerçekçi, reel bir taslak üzerinde görüşlerimizi oluşturabiliriz. Aksi takdirde olmayan bir taslak üzerinde eleştiriler ve tartışmalar çok sağlıklı olmaz diye düşünüyorum'' dedi.

TÜSİAD Başkanı Boyner de Türkiye'nin bir istihdam sorunu bulunduğunu ve bu sorunun yapısal bir sorun haline dönüştüğünü söyledi. Ümit Boyner, her sene işgücüne yeni katılanlarla birlikte asgari 600 bin yeni iş yaratılması gerektiğine dikkat çekti.

Boyner, her konuda tüm tarafların birlikte konuşup tartışması ve bir anlaşmaya varması gerektiğini düşündüğünü kaydederek, esas olanın Türkiye'de istihdamı artırabilmek olduğunu bildirdi.

Boyner, ''Onun için taraflar görüşlerini ortaya koyabilirler, ortak noktada buluşmalıyız diye düşünüyorum. Hepimiz yapıcı bir şekilde konuya yaklaşırsak Türkiye'nin bu derin sorununu herkes için asgari müşterekte çözebiliriz'' diye konuştu.

 

Çalışma saatleri

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'de çalışma saatlerinin yüksek olduğunu belirterek, ''Biz bunun yeni reformlarla, iş gücü piyasalarına dönük çabalarımızla aşağı inmesini arzu ediyoruz'' dedi.

''Türkiye'deki çalışma saatlerine'' ilişkin soru üzerine Yılmaz, Türkiye'de 45 saat olan çalışma süresinin Avrupa ve OECD ülkeleri ile mukayese edildiğinde yüksek olduğunu belirterek, bunun temel nedeninin de iş gücü piyasalarındaki katılık olduğunu söyledi.

Yılmaz, işletmelerin yeni eleman almak yerine, mevcut elemanı daha uzun süre çalıştırma eğilimi gösterdiğini kaydederek, ''Bunu azalttığınız zaman, ortalama çalışma süresini dünya ortalamalarına çektiğiniz zaman, işsizlikte de ciddi bir azalma olacağını düşünüyoruz'' dedi.
 

Dünya rekabet endeksi

Bakan Yılmaz, geçtiğimiz günlerde Dünya Rekabet Endeksi'nin yayımlandığını hatırlatarak, Türkiye'nin Rekabet Gücü Endeksi'nde 61'inci sıradan, 59'uncu sıraya yükseldiğini bildirdi.

Endekste, 12 tane de alt endeksin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, İş Gücü Piyasası Endeksi'ne bakıldığında Türkiye'nin 142 ülke arasında 133'üncü sırada yer aldığının görüldüğünü söyledi. ''Rekabet gücünün en zayıf olduğu alan aslında iş gücü piyasası'' diyen Yılmaz, bu nedenle çalışma sürelerinin de yüksek olduğunu belirtti.

Yılmaz, bunun yeni reformlarla, iş gücü piyasalarına dönük çabalarla aşağı inmesini arzu ettiklerini belirterek, ''Böylece daha fazla insanımız aşa, işe kavuşmuş olacak.
Çalışanlarımız da daha fazla kendilerine vakit ayıracakları bir yaşam modeli oluşturmuş olacaklar'' dedi.


Enflasyon hesaplamaları


Enflasyon hesaplamalarına ilişkin soru üzerine de Yılmaz, TÜİK'in geçmişe göre çok daha modern bir şekilde enflasyon hesaplaması yaptığını belirterek, geçmişte enflasyon sepetinin uzun süre güncellenmediğini ve enflasyonun çok eski tüketim kalıpları ile ölçüldüğünü hatırlattı.

Yılmaz, 2000'li yıllardan itibaren TÜİK'in bunu değiştirdiğini, artık her yıl enflasyon sepetinin güncellendiğini söyledi ve şöyle devam etti:

''Bunun anlamı şu, sahada anketlerle çalışmalar yapılarak, halkımızın neyi, ne kadar tükettiği tespit ediliyor. Her yılın başında sepet ağırlıklarıyla birlikte bu ilan ediliyor ve enflasyon buna göre hesaplanıyor. Bazen bunun eleştirildiğini görüyorum ben, hayret ediyorum. Eğer eleştireceksek, güncellememeyi eleştirmemiz lazım. Geçmişte 10 yıl boyunca aynı enflasyon sepetiyle enflasyon hesaplandığı bir düzenden, bugün bütün dünyanın da uyguladığı modern bir yönteme geçmiş durumdayız. Enflasyonu ölçmeden önce bunu yapıyoruz, sepeti ve ağırlıklarını ilan ediyoruz. Dolayısıyla sonradan değiştirme şansınız söz konusu değil. Gerçekten halka yansıyanı da bu şekilde daha iyi tespit etmiş oluyorsunuz.''

Bakan Yılmaz, her yıl olduğu gibi bu yıl da enflasyon sepetinin güncelleneceğini ve yıl başında ilan edileceğini, enflasyon hesaplamalarının da buna göre yapılacağını bildirdi.

Değişik sektörlerdeki enflasyonun farklı davranış kalıpları olduğunu da anlatan Yılmaz, sanayi sektöründe daha istikrarlı bir seyir varken, tarım sektöründe daha dalgalı bir yapı, mevsimsel etkiler olabildiğini söyledi. Yılmaz, çekirdek enflasyonun, dalgalanmaların yüksek olduğu sektörleri dışarıda bırakarak, asıl özünde enflasyonun nasıl hareket ettiğinin görülmesine yardımcı bir unsur olduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Profesyoneller de buna bakıyorlar. Enflasyonun genel seyrini buradan daha iyi takip edebiliyorlar. Fakat kamuoyunun genelinde enflasyon algısını oluşturan, bütün sektörlerin dahil olduğu endeks. Burada da tarımsal fiyatlar, zaman zaman endeksi yıl genelinde olduğundan daha yüksek veya daha düşük gösterebiliyor. Karpuz fiyatı, erik fiyatı vs. bir aylığına çok yükseldiğini görüyorsunuz. Ama ertesi ay bir anda yeni hasatla birlikte, yeni pazar şartlarıyla birlikte biranda çok ciddi düşüş gösterebiliyor belli ürünler. Bunları yaşıyoruz hep.

Bazı ülkeler bu etkileri de yıla yayan yöntemler kullanıyorlar. Smoothing dedikleri yıl genelinde enflasyon rakamını değiştirmiyor bu yöntem, yılın genel ortalamasını değiştirmiyor ama dönemsel açıklanan rakamları bir anlamda düzelterek yıla yayarak kamuoyu ile paylaştıkları bir yöntem. Bu yöntemi de TÜİK, Merkez Bankası çalışıyor. Herhalde Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda ele alıp tartışacağız Türkiye'ye uyar mı uymaz mı? Bu tartışmaları yapacağız. Enflasyonla ilgili gündemimiz bu.''