CHP bu soruların cevabını bekliyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, PKK ile yapılan görüşmelerde anayasa değişikliği sözü verildiği yönündeki iddiaları "büyük yanlışlardan bir başkası" olarak değerlendirirken "Yetkiyi nereden aldınız, anayasa değişikliğini terör örgütü olarak kodladığınız taraflarla gayrımeşru mecralarda nasıl tartışabildiniz?" diye sordu.

28 Eylül 2011 Çarşamba, 15:47
Abone Ol google-news

CHP Merkez Yönetim Kurulu, (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Güler düzenlediği basın toplantısında MYK'ye ilişkin bilgi verdi.

CHP'li kadın vekiller Batman'a gidecek

MYK toplantısında iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını belirten Güler, Mizgin Doğan, karnındaki bebeği ve kızı Sultan Doğan'ın ölümüne yol açan terör saldırısını kınamak ve asla kabul etmeyeceklerini göstermek üzere CHP'nin kadın milletvekilleri grubu olarak CHP'nin kadın kolları organizasyonuyla Batman'a gideceklerini açıkladı.

Batman'ın ardından Erzurum'a giderek yanlış HES kararlarına karşı direnen kadınlarla beraber çadırda kalacaklarını ve "kadınların ülkeleri ve kendi gelecekleri adına kahramanlıklarını kutlayacaklarını" bildirdi.

Güler, "Bu şiddeti, bu terörü lanetliyoruz ve bir an önce durdurulması için yapılması gereken neyse yapılmasını bütün kalbimizle istediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Terörle ilgili Hükümet'in sözde önlemlerini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz" diye konuştu.

BDP'nin desteğiyle seçilen milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Şerafettin Elçi'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla "bazı gerçekleri" ortaya çıkardığını söyleyen Güler, "Bu gün ışığına çıkan gerçeklere ilişkin olarak Hükümet hiçbir şey söylemedi, hiçbir açıklama yapmıyor. Açıklama yapmamak, susmak demek kabul etmek demektir diye değerlendiriyoruz" dedi.

Güler, Aysel Tuğluk'un açıklamalarına göre PKK ile görüşmelerin 2006 yılında başladığını ve 2011 yılı Haziran ortasına kadar sürdüğünü kaydederek "Seçimler bittiği zaman müzakereler kesilmiş ve öyle anlaşılıyor ki bu müzakereler kesildi diye biz Mizgin'i ve Sultan'ı kaybetmişiz" diye konuştu.

"Müzakerelere katılan siyasi kimdir?"

Yine Aysel Tuğluk'un açıklamasına göre Temmuz 2010'da bir siyasi irade temsilcisinin bu müzakerelere katıldığını dile getiren Güler, şöyle konuştu:
"Soruyoruz kimdir? Ve bu yüksek düzeydeki siyasi irade temsilcisinin katıldığı müzakereler sonunda protokol ya da 3 protokol imzalanmış, Şerafettin Elçi ve Aysel Tuğluk kaynağını göstererek söylüyorum. Bu protokoller neyi içeriyordu, açıklanmasını istiyoruz. Öyle görünüyor ki bu protokollerde Sayın Şerafettin Elçi'nin söylediğine göre anayasa değişikliği sözü var. Bu, büyük yanlışlardan bir başkasıdır. Bir iktidar partisi anayasa değişikliğini yalnız ve yalnız TBMM'de ve yasal mecralardaki taraflarla konuşur. Anayasa değişikliği gibi bir sorun, yetkisini kimden aldığı belli olmayan gayrımeşru müzakere süreçlerinde nasıl konuşulabilir?"


"Anayasa değişikliğini terör örgütüyle nasıl konuşabildiniz?"

Daha önce de bu konuda sorular sorduklarını, şimdi bu sorulara yenilerine eklediklerini belirten Güler, "Bu müzakereler için yetkiyi nereden aldınız? Örneğin MGK'nın bu müzakerelerden haberi var mı? MGK böyle bir yetki verdi mi hükümetinize? Cumhurbaşkanı böyle bir emir verdi mi? Bakanlar Kurulu'nun gizli bir oturumunu yaptınız böyle bir karar aldınız mı? TBMM'ye getirmediğinizi biliyoruz. Yetkisiz görüşmeler sonunda terör örgütü olarak kabul ettiğiniz ve karşısında mücadele verdiğiniz bir örgütü anayasayı değiştirme konusunu müzakere etmeye uygun muhatap nasıl kabul edebildiniz?" diye sordu. Güler, "Sorularımıza cevap bekliyoruz. Yetkiyi nereden aldınız, anayasa değişikliğini terör örgütü olarak kodladığınız taraflarla gayrımeşru mecralarda nasıl tartışabildiniz? Anayasa söz konusuysa bunun yüksek müzakere yeri TBMM'dir, bu iş orada olur, ya da o organın verdiği yetkiyle, yetkililerle gerçekleştirilir" diye konuştu.

"AKP tutuklu milletvekilleri konusundaki sözünü yerine getirmeli"

AKP'nin, tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasını sağlamak için TBMM'de gerekli önlemlerini alacaklarına dair bir mutabakat imzaladığını kaydeden Güler, "Siyasetçinin sözü şerefidir. Biz yasama organının saygınlığını da korumak adına tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için ortak mutabakat metninde verilen sözlerin yerine getirilmesini talep ediyoruz" dedi. Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın "Tutuklu milletvekilleriyle ilgili çalışmalar yapılıyor" açıklamasına karşın Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Yok böyle bir şey" dediğini kaydeden Güler, "AKP'nin yasama organındaki en büyük grup olarak altına imza attığı ortak mutabakat metninin gereklerini yerine getirmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

"Füze kalkanındaki istibarat İsrail'le paylaşılacak mı, paylaşılmayacak mı?"

Güler, Malatya Kürecik'e kurulması kararlaştırılan füze kalkanı konusuna da değinirken ABD'li yetkililerin "ABD tarafından derlenecek istihbarat bilgileri müttefik ülkelerle (İsrail'le) paylaşılacak" dediğini, buna karşılık Başbakan Erdoğan'ın "Ben onlarla konuştum, bu sözlerini düzeltecekler" açıklaması yaptığını belirtirken o tarihten bu yana Amerikalı yetkililerden bir düzeltme gelmediğini kaydetti. Güler, Başbakan'a "Kurulan tesisler topladıkları istihbaratı kavga halindeymişsiniz gibi görüntü verdiğiniz İsrail'le paylaşacaklar mı, paylaşmayacaklar mı?" diye sordu.

"CHP, AKP'nin anayasa değişikliği önerilerini dinlemekle yetinecek"

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güler, yarın AKP ile yapacakları yeni anayasa görüşmesine ilişkin bir soru üzerine "CHP, AKP'nin anayasa değişikliği önerilerini dinlemekle yetinecek. Kendi görüşlerini sunmak gibi bir tavrı olmayacak" dedi.

Güler, tüzük kurultayının ne zaman yapılacağının sorulması üzerine ise "Çalışmalarımız sürüyor, sanıyorum çok yakın bir zamanda bunun sonucunu net olarak söyleyebileceğiz" diye konuştu.