'Daima hukukun içinde olduk ve olacağız'

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Milli birlik ve kardeşlik projemiz bütün bu provokatif eylemlere rağmen devam edecektir'' dedi.

14 Ağustos 2011 Pazar, 16:19
Abone Ol google-news

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Babil Düğün Salonu'nda partisince düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Beytüşşebap'ta şehit edilen 3 askerin uğurlanması törenine katıldığını hatırlatarak, ''Şehit edilen 3 askerimizi memleketlerine uğurladık. Şehitlerimizi uğurlamanın hüznüyle buraya geldim. Ama şunu da burada belirtmek istiyorum. Milli birlik ve kardeşlik projemiz bütün bu provokatif eylemlere rağmen devam edecektir'' diye konuştu. AKP'nin bir kardeşlik partisi olduğunu ve Türkiye'de birliğin, bütünlüğün çimentosu olduğunu dile getiren Atalay, AKP'nin Türkiye'nin her tarafında temsil edilen, memleketin her il, ilçe, belde ve köyünden oy alan bir parti olduğunu söyledi.

Atalay, dini, anadili, etnik kökeni ve coğrafi kökeni ne olursa olsun bütün vatandaşları bağırlarına bastıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: ''Bugüne kadar ki anayasalar, hep olağanüstü dönemlerin, askerin müdahale sonrasının anayasalarıdır. Türkiye ilk defa, milletin seçtiği meclis ile ilk sivil anayasasını yapacaktır. Biz şimdi bunu hükümet programımıza aldık hem de partimiz bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor. Bu anayasayla aslında toplulumuzda mevcut pek çok toplumsal sorunun da çözüm bulacağını biliyoruz. Bu gibi teknik sorunlarımızın tartışma ortamına geleceği ve anayasanın hazırlanmasında bütün bunların rol alacağını biliyoruz. Ama bir yandan da Türkiye bu yeni anayasa ile büyüyecek, daha demokratik bir ülke olacak. Daha güçlü bir ülke, daha temiz bir ülke olacak buna inanıyorum. Fakat Diyarbakır'lıların bildiği başka bir şey daha var. Seçilmiş bir siyasi partinin milletvekilleri vatandaşları TBMM'de temsil etmek için oy almışlar ama meclise gitmiyorlar. Halbuki bütün partiler meclise gelecek, meclis çalışacak ve meclisin ilk işi de yeni bir sivil anayasa olacak. Bu Türkiye'nin sorunlarını çözecek bir anayasa olacak. Ama bir siyasi parti meclise gitmiyor, Diyarbakır'da toplantı yapıyor. Bir yandan terör odakları, terörü tekrar kışkırtıyor, bir yandan özerlik gibi kendilerinin de ne olduğunu bilmediği, içini dolduramadıkları söylemler öne atılıyor.''
 

'Bütün bunları milletimiz iyi değerlendirsin'

Bütün bu gelişmelere çerçevesinde yaşananların iyi değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Diyarbakırlı kardeşlerim, Kürt kökenli kardeşlerim daha bir düşünsünler. Türkiye yeni bir sivil anayasayla kendi sorunlarını tek tek çözme yolundaki çalışmalara doğru, daha hızla ilerlerken, birileri o çalışmaları adeta sabote eden, o çalışmaları zora sokan, bu tür terörle ve terör dışı eylemlerle çalışmalar yapıyor. Bütün bunları milletimiz iyi değerlendirsin. Biz milli birlik ve kardeşlik projemizi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Şu günlerde terörle mücadele de bu mübarek Ramazan ayında huzur bozanlara karşı bütün boyutlarıyla kapsamlı çalışmalar sürdürülmektedir. Bir yandan güvenlik boyutu ama bir yandan da bütün demokratikleşme boyutu milli birlik ve kardeşlik projemiz, hepsini birlikte yürüyecektir, yürümektedir. AK Parti iktidarı olarak bütün çalışmalarımızda daima hukuku öne alıyoruz. Daima hukukun içinde olduk ve hukukun içinde olacağız. Terörle mücadelede biz demokratikleşmeyi ve hukuk devleti olmayı önemli görüyoruz.''

 

'Türkiye daha zenginleşti'

Atalay, AKP'nin her kuruluş yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutladığını ancak 10. kuruluş yıl dönümünün önemi dolayısıyla bu yıl 81 ildeki kutlamalara geniş bir katılımın sağlandığını belirtti. Kendisinin de bu kapsamda Diyarbakır'a geldiğini ifade eden Atalay, Türkiye'nin daha da büyümesinde, ekonomik açıdan zenginleşmesinde, özgürleşmesinde adeta çığır açan, Türkiye'yi yüzde 100 değiştiren bir AKP'den söz edildiğine dikkati çekti.

Daha kuruldukları 2001 yılında milletin kendilerini iktidara getirdiğini vurgulayan Atalay, şöyle konuştu: ''AK Parti 10 yılda adeta inanılmazları, hayal edilemezleri gerçekleştirdi. AK Parti 'Her şey Türkiye için' diye başladı, ilk seçimdeki sloganımız buydu. Gerçekten yaptığımız iş bugüne kadar 'Her şey Türkiye için' oldu. Türkiye daha zenginleşti, dünyadaki itibarı arttı. Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşımanın adeta dünyadaki gücü ve avantajları arttı. Türkiye'de fert başına milli gelir 2002'de yaklaşık 2 bin 500 dolarken, bugün 10 bin dolara yükseldi. Türkiye adeta kalkınma ve büyüme olarak dünyadaki en önemli ülkelerden birisi haline geldi. Bu yılın ilk çeyreğinde büyümede dünyanın birinci sıradaki ülkesi Türkiye'dir. Devlet adına millet üzerinde siyaset yapan bir parti olmadık, olmayacağız. Aksine biz millet adına devlet nezdinde siyasete talip olduk, bunun gereğini yaptık. Onun için de AK Parti milletin partisi oldu.''

 

'Milletle siyaset kurumu arasında güveni tekrar tesis etti'

Atalay, AKP olarak verdikleri sözleri daima yerine getirdiklerini ifade ederek, AKP'de yalan olmadığını söyledi. Seçim kampanyasında göstermelik abartılı vaatlere yer vermediklerini, bununla Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdiklerini kaydeden Atalay, seçim meydanlarında, ve seçim beyannamelerinde vaat ettiklerini mutlaka gerçekleştirdiklerini belirtti. Bununla milletle siyaset kurumu arasındaki güveni tesis ettiklerini anlatan Atalay, şöyle devam etti: ''Hükümet programını hazırlarken seçim beyannamesinde ne varsa, seçimlerden önce mitinglerde vatandaşa ne vaatlerde bulunmuşsak bunların hepsini hükümet programına aldık ve bu programı 'acil eylem planı' haline getirdik. Bizim hedefimizde siyaset ciddi bir iştir. Siyaset dürüstlük üzerine kurulur. Biz sizi hiç aldatmadık, aldatmayız. Onun için de nerede ne söylediğimize dikkat ederiz ve söylediklerimizi ciddiye alırız. Böylece AK Parti milletle siyaset kurumu arasında tekrar güveni tesis etmiş bulunuyor. Hamd olsun bu güven tesis edildiği için 5. seçimde millet bize yüzde 50 oy vermiştir. Biz sistemli biçimde öğretilmiş çaresizlikler diye nitelediğimiz hususlara adeta mahkum olmuştuk. Türkiye bunlara mahkum olmuştu. Askeri darbeler konusunda, ekonomik krizlerde, dış politikada, yüksek enflasyonda, kronik işsizlikte IMF borçlarında yüksek faizde, terörde millet üzerindeki binbir çeşit vesayette adeta Türkiye çaresiz bekliyordu. 'Bunlarla baş edilemez' deniyordu. AK Parti o inançları değiştirdi. AK Parti bütün bunlara çözüm üreterek yoluna devam etti. AK Parti iktidarı çetelerle, organize suç örgütleri ile mücadelede adeta Türkiye'de bir çığır açtı. Bugün her alanda milletin üzerinde vesayet yetkisi kullanan ne kurum, ne güç, ne de organize suç örgütü kalmıştır.''

'Bu koltuklar bizler için saltanat koltuğu değil'

Başbakan Yardımcısı Atalay, parti olarak millet için fazla özgürlük, daha fazla refah ve daha yüksek hayat standardını aramayı sürdüreceklerini söyledi. Sivil toplumla diyaloğu çok önemli gördüklerini, her konuyu ve her reformu onlarla konuştuklarını, fikirlerini alarak onları sürece kattıklarını anlatan Atalay, şöyle devam etti: ''Demokrasinin olmazsa olmazlarından birisi sivil toplumun güçlü olmasıdır. Sivil toplumu güçlü olmayan ülkede demokrasi de ilerleyemez. Sivil toplum örgütleri güçlü olacak vatandaşlarımızın hak ve hukukunu savunacak. Dolayısıyla ülkemiz içinde demokratikleşme yönünde önemli kuruluşlardır. Biz güçlü bir ekonominin partisiyiz. Ekonomik programımızı çok tutarlı, kararlı bir şekilde uyguluyoruz. Artık IMF desteğiyle, dış destekle değil, kendi öz politikalarımızı uyguluyoruz ve hamt olsun Türkiye'de ekonomik politikalarımız çok başarılı oldu. Şuanda dünyada en iyi ekonomilerden birisiyiz. Benim kuşağım 1970'lerden beri ilk defa enflasyonu yüzde 6'lar da gördü. Çocuklarımızın kanı üzerinden, gözyaşı ve evlat acısı üzerinden bu ülkede birilerinin siyaset yapmasına ve mevzi korumasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Diyarbakırlı kardeşlerim, Türkiye bu sorunları çözecektir. Türkiye bu sorunların üstesinden gelecektir., Türkiye bu sorunları çözmek durumundadır ve o zaman daha büyük ülke olacaktır. Ak Parti bunu biliyor. onun için baştan başa insanımızı kardeş yapmak, herkesin hak ve hukukunu sonuna kadar koruyarak kardeş yapma ve birlikte Türkiye'de huzur içinde yaşama projesini adım adım biz sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Bundan emin olabilirsiniz. Diyarbakır kardeşlerim şundan hepiniz emin olun, partimizin ileri gelenleri bakanlar ve başta başbakanımız kendi şahsi hayatı hep ikinci plandadır. Bu koltuklar bizler için saltanat koltuğu değildir, bu koltuklar sorumluluk koltuğudur, vebal koltuğudur, emanetlerin teslim edildiği koltuğudur.''

 

Notlar

Atalay'ın konuşması sık sık alkışlarla ve ''Türkiye sizinle gurur duyuyor'' sloganıyla kesildi. Bunun üzerine Atalay, ''Diyarbakır gençlerinin bu özel heyecanını Başbakanımıza taşıyacağım. Salonda gördüğüm hanımefendi ağırlığını da Ankara'ya taşıyacağım. Ondan emin olabilirsiniz'' dedi. Atalay'ın konuşmasından önce AKP ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hayatını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Atalay'ın salondan çıkışında vatandaşlar dileklerini içeren pusulaları ulaştırdı. Bu arada Fikriye Kazmacı isimli bir genç kız üniversitede okuyan kardeşi için burs talebinde bulundu. Bunun üzerine Atalay ilgililerden öğrencinin isminin alınması talimatını verdi.