Dikili rahat bir nefes alsın

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

25 Ağustos 2021 Çarşamba, 13:54
Dikili rahat bir nefes alsın
Abone Ol google-news

Şükürler olsun diyerek başlayalım yazıya…

Dikili Çukuralan Altın Madeni 3. Kapasite Artırımı Projesi’ne ilişkin verilen ÇED olumlu kararının iptali, Danıştay 6. Dairesi tarafından onanarak kesinleşti.

Ülkemize zor günler yaşatan yangınlar, depremler, sellerin ardından doğa ve çevreyle ilgili çıkan bu karar elbette sevindirici.

Ama sıkıntı geçmiş değil…

Neden mi?

Şirketlere çok büyük bir kolaylık sağlayan 2009/7 Genelgesi var çünkü.

Bu genelge sadece mahkemenin eksik veya yetersiz gördüğü kısımların düzenlenmesi sonrası bakanlıkta İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısından sonra yeni ÇED raporu verilmesini sağlıyor. 

Böylece yıllarca süren çevre davaları sonucu iptal edilen rapor yerine 20 gün içerisinde halkın katılımı toplantısı vs. yapılmadan yeni ÇED raporu veriliyor.

Bunu da aşmamız gerek.

Bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hukuki anlamda çabaları var.

İnşaallah güzel haberler tez vakitte gelir.

Gelelim tekrar Çukuralan Altın Madeni’ne…

Maden İzmir’in kuzeyinde Ayvalık ve Dikili ilçeleri arasında yer alıyor.

İşletmeci durumundaki Koza Altın İşletmeleri A.Ş. ise altın üretiminin en büyük bölümünü Çukuralan İşletmesi cevherlerinden elde etmekte. 

Lakin altın madeni bölgede içme ve sulama amaçlı kullanılan Madra Barajı’nın göl alanında, su kaynaklarının yakınında...

Ayrıca altın madeni Bergama’nın fıstıkçamıyla ünlü Kozak Yaylası’nın yanı başında.

Bununla birlikte Kabakum Deresi yoluyla Dikili Körfezi’ne drene olan Nebiler Şelalesi’ne olumsuz etkileri mevcut.

Faaliyetin bölgenin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına, tarım alanlarına, doğasına ve insanına verdiği zarar ise aşikar.

Bu tür madenlerin çevresel etkilerin değerlendirilmesi ise bölgenin mevcut çevresel verilerinin kaydedilmesi sırasında çevresel verilerin takibi ve olası etkilerin minimize edilmesi için çeşitli önlemlerin alınması ve izleme programları ile proje sahasının takip edilmesi ile ilgili çalışmaların yürütülmesiyle mümkün.

Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaksa hepimizin görevi.

Bu görev doğrultusunda hareket etmesi gereken altın madeni işletmeleri de, hava, su ve toprak kalitesinin korunması, hayvan ve bitki türleri üzerinde olabilecek etkilerin azaltılması için önlemler alması, kimyasalların taşınması, depolanması, kullanımı yönetiminin desteklenmesi, oluşacak tehlikeli ve tehlikesiz atık yönetiminin oluşturulması ile geri kazanım, geri dönüşüm veya atılımın kontrolü, patlatma çalışmalarının denetlenmesi, hava şoku risklerinin ölçümü, gürültü ve titreşim etkenlerinin yönetimini sağlamalıdır.

Tüm bu yönetim ve koruma çalışmalarının mevzuatta yer alan yönetmelik hükümlerince yerine getirilmesi gereklidir.

Yönetmeliklerde belirtilen standartlarda ölçme, izleme ve değerlendirilmeler ile desteklenerek yönetmelik kriterleri ile karşılaştırılarak önceden alınan önlemlerle de çevresel etkilerin oluşması derhal önlenmelidir.

Bunların herhangi birinde yaşanacak eksiklik Dikili Çukuralan Altın Madeni’nde olduğu gibi ÇED olumlu kararının iptaline sebep olmaktadır.

Danıştay 6. Dairesi’nin aldığı bu karar bölgedeki tüm insanların ve diğer canlıların yaşam hakkını korumak, doğayla uyumlu bir kent yaratmak adına bir milattır.

Tarım alanlarımızı ve su kaynaklarımızı korumak hepimiz için bir yurttaşlık borcu ve görevidir.

Bu vesileyle alınan bu kararın tüm işletmelere bir ders olmasını ümit ediyorum.

Diliyorum ki doğamızı ve çevremizi yok edecek, ileride büyük hasarlar bırakacak bu ve benzeri projeler son bulsun.

Doğamız da rahat bir nefes alsın…