Diyarbakır'da olaylı gün

Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk, kapatılma kararıyla ilgili olarak, ''11 üyenin ortak kararının aynı şekilde olması insanlarımızı da demokrasiyi bilenleri de hukuku bilenleri de çok iyi düşündürüyor aslında'' dedi.

14 Aralık 2009 Pazartesi, 09:04
Abone Ol google-news

Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk beraberinde, kapatılan DTP'nin milletvekilleri ile geldiği Diyarbakır'da eski DTP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde partililere hitap etti.

Kendisinden önce konuşan Aysel Tuğluk gibi veda konuşması yapmayacağını, çünkü her zaman aynı saflarda mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Türk, milletvekilliğinin ve partisinin kapatılmasının kendileri için önemli olmadığını söyledi.

''Bizim için önemli olan halkımızın özgürlük mücadelesidir'' diyen Türk, şöyle devam etti:
''Bugün özgürlük mücadelesi için yürekleri çarpan milyonlarca insanı görüyoruz. Ve inanıyoruz ki bu özgürlük mücadelesi başarıya ulaşacaktır. Değerli kardeşlerim çok şey istemedik, insanca yaşamayı istedik, özgür olmak istedik, özgür yurttaş olmak istedik. Evet gecenin karanlığında uzaktan yanan bir mum ışığını önemsedik, o mum ışığı bile bazen yüreğimizi ısıttı, bazen yolumuzu aydınlattı ama bir mum ışığının yanmasına bile izin vermediler. ABD'de siyahların mücadelesini veren Martin Luther King şunu söylüyordu 'benim de bir rüyam var' diyordu. Evet bizim rüyamız Martin Luther King'in rüyasından farklı değil. Bizim de rüyamız özgürlük rüyasıdır. Bizim de rüyamız Kürt halkının özgürleşme rüyasıdır. Onu gerçekleştireceğiz. Çünkü inancımız sonsuz, mücadelemiz sonsuz.''


Anayasa Mahkemesi kararı

Ahmet Türk, her yönüyle halka layık olmak için sonuna kadar barışta, demokraside, çözümde, her mücadelede kararlı olacaklarını bildirdi.

Anayasa Mahkemesi'nin kararını tartışmadığını öne süren Türk, şunları söyledi:
''Farklı bir şey de beklemiyorduk. Çünkü, onlar Kürtlerin varlığına hala tahammül edemediler. Özgürleşmemize tahammül edemiyorlar, kimliğimize tahammül edemiyorlar, dilimize tahammül edemiyorlar. Ancak, şöyle bir mesaj veriyorlar. 11 üye ortak bir kararla partimizin kapatılmasını gündeme getirdiler ve 11 üyenin ortak kararı ile bu parti kapatıldı. Şimdi bundan bir mesuliyet, ortak bir hukuku çıkarmaya çağırıyorlar. 11 üyenin ortak kararının aynı şekilde olması insanlarımızı da demokrasiyi bilenleri de hukuku bilenleri de çok iyi düşündürüyor aslında. Hangi hukuk davasında tüm üyelerin aynı kararı var. Bir örnek vermek istiyorum eğer Diyarbakır'ın yüzde 100'ü oylarının tamamını DTP'ye verseydi, ben doğrusu 'burada bir hile var, burada bir diktatörlük var, mutlaka farklı seslerin düşüncelerin farklı çıkması gerekirdi' derdim. O nedenle 11 üyenin kullandığı oyun aynı olması hukuki bir karar anlamına hiçbir zaman gelmeyecektir. Geleceği en iyi şekilde yürütmek için sizlerle hep beraber olacağız, sizlerle tartışacağız, kararlarımızı sizlerle paylaşacağız. Ben özellikle milletvekili arkadaşlarımıza, partimizin tüm yöneticilerine teşekkür etmek istiyorum, kararlılıklarını ortaya koydular. Milletvekilimiz, 'partimize dokunulduğu zaman hepimize dokunulmuş olurlar'' dediler. Kendilerini kutluyorum arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kararlığı her zaman sürdüreceğiz.''


"Barış hepimiz için önemlidir"

Türk, Türkiye'nin barışı için her şeyi söylediklerini, barışa inandıklarını, inanmaya da devam etmek istediklerini ifade etti.

Barışın kutsal olduğunu, barış sözcüğünün hiçbir zaman dillerinden düşürmeyeceklerini kaydeden Ahmet Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sadece bizim barışı istememizle de barış olmuyor. Türkiye'deki hükümete, siyasi partilere, devletin bütününe sesleniyorum. Artık yeniden düşünmek zorundasınız. Bu ülkede barışı sağlamak zorundasınız. Bu ülkede dökülen her kan damlasından sizler sorumlusunuz. Bunları söylerken Kürtlere de seslenmek istiyorum. Kürdüyle, Türküyle barış için kararlılığımızı ortaya koymalıyız. Çünkü barış hepimiz için önemlidir. Türkler için de önemlidir, Kürtler için de önemlidir. Gerçekten halkların kardeşliğini savunuyorsak, özgür, demokratik, çağdaş bir ülke düşünüyorsak, gelin yeniden düşünelim, yeniden tartışalım. Bu ülkenin insanlarını birbirine kırdırmayalım, yazıktır, günahtır. Yazıktır günahtır dediğimde o büyük insan Seyit Rıza aklıma geldi. 'Bu bir hıyanettir, bir zulümdür' diyordu. Bugün de üzülerek söylüyorum ki çok güzel manzaralar yok.''


"İnkar, imha mantığını sorguluyoruz"

''Mücadelemize inanıyoruz, sizlere inanıyoruz, bu mücadelenin önünü kimse kapatamaz'' diyen kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Türk, ''Partileri kapatabilirsiniz, bizi parlamentodan atabilirsiniz, Kürt sorunu ülkenin en önemli sorunudur. Çok kapsamlı bir sorundur, bu sorunun 3-5 gün içerisinde çözülmeyeceğini bizde biliyoruz. Ama burada biz bir yaklaşımı, mantığı sorguluyoruz. İnkar, imha mantığını sorguluyoruz. Herkesi yeniden düşünmeye davet ediyoruz, yeniden tartışmaya davet ediyoruz, diyaloğa davet ediyoruz. Diyoruz ki yeni bir mantıkla, yeni bir anlayışla yeniden Kürt sorunun çözümüne endekslenmeliyiz. Türkiye halkının vicdanı olacak, içinde Kürdün de bulunduğu, Türkün de bulunduğu, herkesin güvendiği yeniden bir diyalog grubunu oluşturmamız lazım'' diye konuştu.


Aysel Tuğluk

Milletvekilliği düşürülen Aysel Tuğluk da barışı getiremedikleri için özür dilediğini söyledi.
Kendilerinin, ''Abdullah Öcalan muhataptır. Halen dağlarda çocuklarımız gençlerimiz ölüyor, bunu kabul edemeyiz'' dedikleri için partilerinin kapatıldığını ileri süren Tuğluk, şöyle devam etti:
''Böyle bir kararın meşrutiyeti olabilir mi? Biz bu kararı tanımıyoruz. İstedikleri gibi yasaklasınlar, partimizi kapatsınlar. Ama ben burada halkımızla siyaset yapıyorum. Kürtlerin politik iradesine saygı göstermek, çözüm için diyalog kurmak zorundasınız. Baskıyla, tutuklamayla, öldürmekle bizi yıldıramazsınız. Bu yolda gidecek bir yer de kalmamıştır. 1994 yılında da aynı şeyleri bize yaptılar. 20 bine yakın insanımızı kaybetmedik mi? Sormak istiyorum hiç ders çıkarmadınız mı? Daha kaç bin insanımızın ölmesini istiyorsunuz. Ey devlet biz sizden çok şey istemedik, dilimizle konuşmak, kültürümüzle yaşamak, irademize saygı duymanızı istedik. Sevincimize bile tahammül edemediniz.''
 

AKP binasını taşladılar

Ankara'dan uçakla Diyarbakır'a gelen, kapatılan DTP'nin milletvekillikleri düşürülen Genel Başkanı Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile milletvekilleri, hava alanından üzerinde parti amblemi olan otobüsle parti il binasının yakındaki Turgut Özal Bulvarı'na geçti.

Türk ve Tuğluk, burada toplanan sempatizanlarına hitap etti. Türk, Tuğluk ve milletvekillerinin alandan ayrılmasından sonra dağılan gruplar, terör örgütü lehinde slogan atarak, güvenlik önlemi alan polise taşlı saldırıda bulundu. Başka bir grup ise AKP İl Başkanlığı binasını taşladı.

Uyarılara rağmen taşlamanın sürmesi üzerine polis tazyikli su ve biber gazıyla gruplara müdahalede bulundu, bazılarını gözaltına aldı. Bağlar ilçesinde olaylar yer yer sürüyor.