Einstein’ı haklı çıkaran fotoğraf

İklim krizinden etkilenen kutup ayıları, kentlere kadar inmeye başladı.

22 Aralık 2019 Pazar, 02:00
Abone Ol google-news

Bir yıl daha geride kalıyor. Ve her yıl olduğu gibi bu yıl da bilimsel birçok gelişme yaşandı. Bu gelişmeler, insanlığın bilimdeki ilerleyişini gösterdiği gibi eksik kaldığı noktaları görmek için de iyi bir fırsat. Şimdi gelin, 2019’a damgasını vuran bilimsel gelişmelere hep birlikte göz atalım...

İKLİM KRİZİ

Büyük bir sorunla daha devam ediyoruz: Bu yıl, yaz sıcaklıklarının 100 yılın rekor seviyelerine ulaşmasıyla şiddetli sıcaklık dalgaları, orman yangınları ve kuraklıklar yaşandı. Bununla birlikte Grönland’da eşi benzeri görülmemiş erimeler görüldü. Bilim insanları, yıllardır iklim değişikliğinin yol açtığı felaketlerle mücadele konusunda uyarıyorlardı. Ve bu yıl, iklim aktivizminin yükselişine de tanıklık edildi. Birçok genç iklim aktivistinin önderlik ettiği iklim protestoları, milyonlarca insanı kapsayacak şekilde dünyaya yayıldı. İklim aktivizminin karar alıcıları nasıl etkileyeceğini ise önümüzdeki yıllar belirleyecek.

10 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ TEK BİR KARE

Bu yılın belki de en önemli bilimsel gelişmesi, elde edilen ilk kara delik fotoğrafı olsa gerek. Diğerlerine oranla daha meşakkatli ve uluslararası bir çabanın eseri olması, kara delik fotoğrafını ön plana çıkarıyor. Bu başarı, on yıldan uzun süren bir çalışmadan sonra Event Horizon Teleskobu’nun (EHT) topladığı verilerin işlenmesiyle mümkün oldu. Arizona Üniversitesi’nden Prof. Dr. Feryal Özel bu çalışmanın teori ve hesaplama kısmındaydı. Meslektaşları ise teleskobun inşasına ve veri toplamaya odaklandı. Bu ikonik resim, evrenimizin nasıl işlediğine dair temel bir teoriyi de doğrulamış oldu: Einstein haklıydı.

DENİSOVANS KEŞİFLER

Arkeoloji açısından da önemli bir yıldı. Bu yılki keşifler, Denisovans adlı eski bir insansı grubuna odaklanmıştı. Fosil ve genetik bulgular şimdi, 500 bin ila 300 bin yıl önce, Afrika kökenli Homo Sapiens’in Denisovans ile karışık genetik özelliklere sahip olacak şekilde karşılaştığına dair bir senaryoyu destekliyor. Bu yılki keşifler çok net olmamakla birlikte yoruma açıktı. Araştırmacılar, Denisovans anatomisinin Homo Sapiens de dahil insan atalarının genetik yapısını nasıl etkilediğini, fosiller biriktikçe kavrayacak.

KIZAMIĞIN DİRİLİŞİ

Büyük bir olumlu gelişmeden sonra bir de olumsuz bir gelişme verelim. 2019, bazı ülkelerin zor kazandığı bir halk sağlığı başarısını kaybettiği bir yıldı: Kızamık tekrar patlak verdi. 2000 yılından beri bu hastalığın ortaya çıkmadığı ABD’de 1992 yılından daha fazla kızamık vakası bildirildi.

GENETİĞİYLE OYNANAN BEBEKLER DOĞUYOR

CRISPR hayatımıza yaklaşık olarak 7 yıl önce girdi. Ancak insanlar üzerinde test edilmeye başlanması çok yeni. Geçen yıl Çin’de ikiz bebeklerin genetiğiyle CRISPR yöntemi kullanılarak oynanması, büyük etik tartışmalarına neden olmuştu. Ancak çalışmalar devam etti. CRISPR bu yıl da büyük bir araştırma alanına sahipti. ABD’deki araştırmacılar, CRISPR / Cas9 gen editörünü insanlar üzerinde test etmeye başladı. CRISPR / Cas9 ile kanseri, kan bozuklukları ve kalıtsal bir körlük türünün tedavi edip edilemeyeceğini görmek için klinik deneyler devam ediyor.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK EKOLOJİK STRES ALTINDA

Doğa risk altında! Yukarıda bahsettiğimiz iklim değişikliği meselesi, biyolojik çeşitliliği, dolayısıyla yeryüzündeki canlı yaşamını da doğrudan tehdit altına sokuyor. Bu yıl bu konuda birçok çalışma yapıldı. Bulgular, böceklerden memelilere, bitki türlerinden mercan resiflerine kadar sanayileşmeyle birlikte biyoçeşitliliğin büyük bir kısmının “insan sebebiyle” kaybolduğunu ortaya koydu. En çok etkilenen türlerin ise sırasıyla şayak sineği (%68), kelebekler (%53), böcekler (%49) ve arılar (%46) olduğu göze çarpıyor.

KATİL E-SİGARA 

Sağlığa zararlı olan tütün ürünlerine karşı çeşitli alternatifler son yıllarda iyiden iyiye arttı. E-sigaralar da bunlardan biriydi. Dünya çapında kullanımı hızla artan e-sigaraların, diğer tütün ürünlerine oranla daha az zararlı olduğu sanılıyordu. Ancak bu durum, 2019’da değişmeye başladı; akciğer ve solunum yolu hastalıkları ve e-sigara ile bağlantılı ölümler rapor edildi.

KUANTUM YARIŞI

Birçok bilim insanına göre teknolojik açıdan son yılların en önemli gelişmesi, kuantum hesaplama ve kuantum bilgisayarlardı. Ekim ayında, Google araştırmacıları, kuantum üstünlüğü olarak bilinen bir dönüm noktasına ulaştıklarını iddia etti. Ancak IBM araştırmacıları, Google’ın özel bir şey yapmadığını savundu. Bu çatışma, şirketlerin kuantum hesaplamaya olan yoğun ticari ilgisini de gösteriyor. Her ne olursa olsun kuantum hesaplamanın 2020 dahil olmak üzere önümüzdeki yıllara damga vuracağı aşikâr.

İNSANOĞLU AY’A DÖNÜYOR

Bu yıl, Ay görevlerinin de yılı oldu. 1972’deki son Apollo görevinden beri ayak basılmayan Ay, uzay bilimcilerin yeniden gözdesi haline geldi. Rusya, ABD ve Çin’den sonra Ay’a inmeyi başaran dördüncü ülke olmayı amaçlayan Hindistan, Ay’ın Güney Kutbu’na iniş görevi (Chandrayaan-2) ile İsrail ise özel sektör girişimli bir uzay aracı Beresheet ile Ay’a inmeyi denedi. Ancak iki ülke de son anda bağlantılarını kaybederek başarısız oldu. Bununla birlikte özellikle ABD ve Rusya’nın uzay ajansları önümüzdeki yıllarda Ay’a tekrar gitmeyi ve hatta istasyon kurmayı hedefliyor: Yeniden dönüşün hedefi, evrenin keşfine yönelik daha net sinyaller almak.

DOGOR: KÖPEK Mİ, KURT MU?

2018’in yazında Yakutistan’daki İndigirka nehrinde çok iyi korunagelen bir yavru bulunmuştu. Radyokarbon tarihlendirme yöntemine göre hayvan yaklaşık olarak 18 bin yıl önce iki aylıkken ölmüş. Bölgedeki dondurucu soğuklar sayesinde ceset çok yeni görünüyor. Sibiryalı araştırmacılar “Dogor” (Yakutça arkadaş demek) olarak olarak isimlendirdikleri hayvanın kurt mu yoksa evcil bir köpek mi olduğunu öğrenmek için DNA örneklerini Stockholm Paleogenetik Merkezi’ne (CPG) göndermişler. Yavrunun köpek olma ihtimali büyük, çünkü bulunduğu bölgeye insanlar 32 bin yıl önce “yerleşmişlerdi”. Dogor’da yapılan daha ayrıntılı kalıtım analizlerle elde edilen verilerin, günümüzdeki kurtların ve köpeklerin DNA’larıyla karşılaştırmaları gerekiyor.