Erdoğan'ın katıldığı cenaze töreni hakkında suç duyurusu

Halkın Kurtuluş Partisi, "Lebaleb" cenaze töreni hakkında suç duyurusunda bulundu.

04 Mayıs 2021 Salı, 13:08
Erdoğan'ın katıldığı cenaze töreni hakkında suç duyurusu
Abone Ol google-news

İçişleri Bakanlığı’nın tam kapanma genelgesinde cenaze törenine 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilme ve en fazla 30 kişi ile cenaze töreni yapılacağını yönelik kararını açıklamıştı. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın babası Ahmet Galip Yıldırım’ın cenaze törenine Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar, Milletvekilleri, İlçe Belediye Başkanları’nın katılarak 30 kişilik sayı sınırı aşılmıştı.

Cenaze töreninde maske-mesafe-hijyen kurallarına uyulmadığına yönelik tartışmalar sürerken Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçerek yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

“GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” SUÇLAMASI

HKP avukatları AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. HKP avukatları yetkililerin, “Görevi Kötüye Kullanma”, “Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma” ve “Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi” suçlarını işlediklerini iddia etti.

“CENAZE İKTİDARA YAKIN OLURSA TIKLIM TIKLIM TÖRENLER”

HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede Covid-19 pandemisinde geçen 1 yıllık süreçte uygulamada yanlışlıklar yapıldığı vurgulandı. Dilekçede, Yetkililerin Bilim İnsanlarının uyarılarına kulak tıkadıkları iddia edildi. Dilekçede, AKP’nin 7. Olağan Kongresiyle virüsün Türkiye’nin bütün illerine yayılmasına, vaka sayılarında ve ölümlerde artışa neden olduğu vurgulandı. HKP Avukatları, Dilekçede bu kongre hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı.

HKP avukatları, Dilekçeye cenazedeki fotoğrafları ekleyerek, “AKP’liler lebalep kongreleri ve lebalep cenaze törenleriyle, içinde bulunduğumuz tam kapanma sürecinde yasalara ve genelgelere aykırı hareket etmekte, dolayısıyla Koranavirüsün yayılmasına neden olmaktadırlar. Halka gelince 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilme ve en fazla 30 kişi ile cenazeyi kaldırmayı kural olarak koyulmuş ama bu kuralı koyan şahıslar cenaze kendi partilerinden birinin yakınına ait olursa tıklım tıklım törenler yapmaktan geri durmamaktadırlar” denildi.

“ADALET DUYGUSUNU İNCİTİYORLAR”

Çöpten karton toplayana, denizde tek başına yüzen vatandaşa ceza kesildiğini hatırlatılan dilekçede, “Cenazede yer alan yüzlerce insana sanki suç işleme özgürlüğü varmış gibi davranılıyor, yasalar, genelgeler işletilmiyor, görmezden geliniyor, cezalar kesilmiyor. Kendilerini bütün suçları işleme özgürlüğüne sahip ayrıcalıklı insanlar olarak gören şüpheliler adalet duygusunu incitiyorlar, kamu sağlığını tehlikeye atıyorlar” ifadelerine yer verildi.

“TOPLUMA KARŞI SUÇ İŞLEMİŞLERDİR”

Cenaze töreninde İçişleri Bakanlığı’nın aldığı kuralların ve kişi sınırlamasının göz ardı edildiği belirtildi. Dilekçe’nin devamında, “Bu Cenaze törenine katılan, tedbirleri almayan, denetimleri yapmayan ve böyle bir kalabalık etkinliğe izin veren şüpheliler toplum sağlığını tehlikeye düşürecek ve salgını daha da yaygınlaştıracak bir uygulamaya izin vererek ve gerçekleştirerek topluma karşı da suç işlemişlerdir. Bu suçun işlenmesiyle belli kişilerin de il toplumundaki tüm fertlerin zarara uğraması olasılığı vardır.  Hatta bu olasılık bile değildir; toplumdaki neredeyse bütün fertlerin zarara uğrayacağı kesindir” denildi.

HKP avukatları, Dilekçede şüpheliler hakkında soruşturma yürütülerek kamu dava açılmasını talep etti.

“SAĞLIK BAKANI, İÇİŞLERİ BAKANI NEREDESİNİZ?”

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Ayça Okur açıklama yaptı.

Okur şu ifadelere yer verdi:

"Bugün Halkın Kurtuluş Partisi olarak bir suç duyurusunda daha bulunduk. Bugünkü suç duyurumuzun konusu da 2 Mayıs 2021 tarihinde düzenlenen AKP’li Ümraniye Belediye Başkanının babasının Lebaleb Cenaze Töreni. Bu Cenaze Törenine bilindiği üzere AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. O halde şimdi soruyoruz. Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanı, İstanbul İl Emniyet Müdürü, İstanbul Valisi neredesiniz? Vatandaşa cezalar keserken, rızkını çıkarmak zorunda olduğu için çalışmak durumunda olan vatandaşa uyduruk gerekçelerle cezalar kesilirken işte AKP Genel Başkanı cenaze töreninde yüzlerce kalabalığın içerisinde ne maske ne mesafe. Cezalarınız nerede? Yaptırımlarınız nerede? Sorarlar insana bu ne perhiz bu ne lahana turşu diye.

“KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK İLKESİNİ UYGULAYIN”

Bilim İnsanlarının 28 günlük tam kapanma önerdiği bu süreçte devletin kasasının içini boşalttıkları için ve ekonomik açıdan zor günlerde olduğu için Ülkemiz bu kapanmayı gerçekleştiremiyorlar. Adına tam kapanma deseler de milyonlarca insanın muaf tutulduğu bir kısıtlama gerçekleştirebiliyorlar ancak. O kısıtlamada turistlere muafiyet söz konusu denize girebilirken, vatandaşı denize sokmuyorlar. Evet, bu yaptırımlar doğru. O halde TCK’nin 3. maddesi gereğince Kanun Önünde Eşitlik İlkesini uygulayın. Herkese yapın bunu. Türkiye Cumhuriyeti içerisinde kanunlar herkes için uygulanır. Yerli-Yabancı fark etmez. Neden bunu uygulamıyorsunuz. Yapamazsınız, eliniz varmaz. İşte biz sizin ipliğinizi pazara çıkarmak için buradayız. Çelişkili uygulamalarınızı ortaya çıkarmak için buradayız. Ve bu mücadelemiz devam edecek. İşte bu nedenle TCK’nin 3. Maddesi Kanun Önünde Eşitlik İlkesi’ne aykırılıktan, Suç ihbar etmekle görevli kişinin suçun gereklerini, yaptırımlarını uygulamaması nedeniyle suç duyurusunda bulunuyoruz.

“DEVLETİN KASASINI BOŞALTTILAR”

Çünkü İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı, İstanbul Valisi, İstanbul İl Emniyet Müdürü görevlerini kötüye kullanıyorlar, görevi ihmal ediyorlar. Hıfzıssıhha Kanunu’na göre Devlet pandemi koşullarında vatandaşları tam kapanma gerçekleştirir, gerekli tedbirleri alır, vatandaşların günlük iaşelerini karşılamakla mükelleftir. Ancak AKP iktidarı, Devletin kasasını öyle boşalttı ki kendi yedi sülalesinin zengin etti ki vatandaşa bunlardan herhangi bir hayır söz konusu değil. İşte biz bu nedenle Halkın Kurtuluş Partisi olarak buradayız, varız. Bağımsız mahkemeler önünde elbette onlar hesap verecekler. Tek tek ifşa etmekten vazgeçmiyoruz."