Eski Adalet Bakanı Türk, Kobani operasyonunu değerlendirdi: Talimat izlenimi yaratıyor

Ankara Başsavcılığı’nca 6 yıl sonra başlatılan Kobani soruşturmasında gözaltına alınan HDP’lilerin işlemleri sürüyor. Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, operasyona ilişkin “Yargı süreci değil, yukarıdan talimat izlenimi yaratıyor. HDP’yi sistemin dışına atmak doğru değil” dedi.

27 Eylül 2020 Pazar, 06:00
Eski Adalet Bakanı Türk, Kobani operasyonunu değerlendirdi: Talimat izlenimi yaratıyor
Abone Ol google-news

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2014’teki Kobani olaylarına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınanların Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde (TEM) işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk ise operasyona ilişkin “Eğer gerçekten bir suç işlenmişse mutlaka üzerine gidilmesi gerekir. Ama bu, zamanında yapılmalıdır. Henüz deliller tazeyken, tanıklar henüz olayı anlatabilecek durumdayken soruşturma yapmak gerekir. 6 yıl geçtikten sonra Kobani olaylarının yargı önüne çıkarılması, insana ‘Şimdiye kadar nerede kaldınız’ sorusunu sordurtuyor” dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da tutuklu bulunduğu, 2014’te Kobani olaylarındaki eylemlere ilişkin soruşturması kapsamında 82 zanlı hakkında gözaltı kararı çıkarılmasının ardından 7 ilde operasyon düzenlenmişti. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, dün parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, soruşturmanın “siyasi” olduğunu ifade ederek “Bu, demokrasiye vurulan bir hançerdir” dedi.

TÜRK: NEDEN BU KADAR BEKLENDİ? 

Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk de soruşturmaya ilişkin Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, aradan geçen zamanda delillerin çoktan toplanmış olması gerektiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Bu zaman içinde deliller korundu mu, yeterince saklanabildi mi? Neden bu kadar beklendi? Yargının süratle işlemesi gerekir. Adil yargılama unsurlarından biri de budur. Ama buna uyulmadı. Bu, son zamanlarda HDP’ye yönelik bir tavrın sonucu olarak görünüyor. HDP’yi sistemin dışına atmak, HDP’li politikacıları çalışamaz hale getirmek, Türkiye’nin siyasal dengeleri bakımından doğru olan bir şey değil. Türkiye’de yasal koşullara uygun çalışan siyasal akımları korumak, siyasal sistemin dışına itmemek zorundayız. Türkiye’nin bütünlüğünün korunması ancak böyle olur. Bunun tersini yaptığınız zaman bütünleştirici değil, ayrıştırıcı politika izlemiş olursunuz. Yargının da 6 yıl sonra bu olayın üzerine gitmesi doğrudan doğruya yargının kendi inisiyatifi olarak yapılmış bir işlem gibi görünmüyor. Cumhuriyet savcılığının harekete geçmesini etkileyen faktör, yargı süreci değil, yukarıdan gelen talimat izlenimi yaratıyor.”

‘MAĞDUR YARATILMAMALI’

Eski İzmir Barosu Başkanı avukat Aydın Özcan ise soruşturmaların uzun sürmesinin normal, ancak “6 yıl uzatılmasının tartışmalı” olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Soruşturma gizli yürütüldüğü için dosyayı da göremiyoruz. Bir soruşturmanın 6 yıl sürmesi, hayatın normal akışına uygun olmayan bir durum. Ancak yeni deliller elde edilmiş, bu deliller ışığında soruşturma yenilenmiş olabilir. Soruşturmayı genişletecek yeni ne var, bilmiyoruz. Esasında yapılacak yargılamanın adil olması, hukukun evrensel normlarının uygulanabilir olması önemlidir. Eğer siyasi gelecek hesapları yapılarak bu soruşturma yapılıyorsa bu çok yanlış bir şey olur. Özellikle siyasi iktidardan etkilenmeyecek şekilde bir yargılamanın yürütülmesi, siyasi mağdurlar yaratılmaması esastır.”

Bu arada polisin oluşturduğu dosyaya, olaylarda yaşamını yitiren 37 kişinin adli tıp raporları, olay yeri tutanakları, tanık ifadeleri, bilirkişi ve itfaiye raporları ile olayların meydana geldiği 35 il 96 ilçe emniyetinden alınan raporlar da eklendi. Ankara Terör Suçları Savcılığı olayların yaşandığı illerden eksik delillerin bulunması ve dosyaya girmesine yönelik çalışma sağladı.

PKK/ KCK silahlı terör örgütünün güdümünde bulunan ajanslar ve basın yayın organlarının Kobani olaylarıyla ilgili yayınları soruşturma evrakına konuldu. Öte yandan Kars’taki HDP’li milletvekilleri ile bazı partililer, gözaltına alınan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’e destek yürüyüşü düzenledi. Eylemde, “Ayhan Başkan yalnız değildir” sloganı atıldı.