Fatih Altaylı: Teşekkürler Selman Öğüt ve benzerleri

Hukukçuların itirazlarına rağmen yasalaşan "çoklu baro" yeterli imzanın toplanamaması nedeniyle adeta bir fiyaskoya dönüştü. Durumu kendi ağzından itiraf eden Selman Öğüt'ü tiye alan gazeteci Altaylı, "Teşekkürler Selman Öğüt ve benzerleri. En umutsuz anımda, umudumu taze tutmayı başardığınız için" dedi.

18 Eylül 2020 Cuma, 10:32
Fatih Altaylı: Teşekkürler Selman Öğüt ve benzerleri
Abone Ol google-news

Uzun süredir iktidarın gündeminde olan baro düzenlemesi avukatların "baroları böler" itirazlarına rağmen MHP-AKP ortaklığıyla Diyanet'in Ankara Barosu ile yaşadığı polemik sonrası yasalaştırıldı.

Söz konusu düzenlemenin üzerinden aylar geçmesine rağmen Ankara ve İstanbul'da dahi baro kurmak için gerekli olan 2 bin avukat imzası toplanamadı.

Yasa gereği en az 5 bin avukatın kayıtlı olduğu ilde 2 bin avukatın imzasıyla yapılacak başvuru sonucunda yeni bir baro kurulabiliyor.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan AKP'deki "Pelikan" denen ekibin önde gelenlerinden olduğu iddia edilen İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi  Selman Öğüt, “İstanbul’da 50 bine yakın avukat var. Baro kuralım dedik, aylardır 2000 imza toplanamadı. Bu ayıp bize yeter" demiş, itiraf niteliğindeki söz konusu paylaşım çok konuşulmuştu.

Gazeteci Fatih Altaylı, "Çoklu baro" yasasının ardından İstanbul'da alternatif bir baronun kurulması için 2 bin imza toplanamamış olmasına isyan eden Selman Öğüt'ü köşesine taşıdı.

"Bu ülkeye ilişkin umutlarımı Selman Öğüt’ün canlı tutacağını rüyamda görsem de inanmazdım, birisi söylese de!" ifadelerini kullanan Altaylı, Öğüt'ün sözlerini tiye alarak şunları kaydetti:

"Selman Öğüt’ü herhalde biliyorsunuzdur, anlatmama gerek yok.

Evet, yanlış okumuyorsunuz, bu ülkeye ilişkin umutlanmama neden olan Selman Öğüt oldu.

Bu zat dün şöyle bir tweet attı:

“İstanbul’da 50 bine yakın avukat var. Baro kuralım dedik, aylardır 2000 imza toplanamadı. Bu ayıp bize yeter.”

Bu yazılanlar çok önemli.

Biliyorsunuz pandemi öncesi, Türkiye’nin en önemli meselesi “çoklu baro” idi.

İktidar kanadı, İstanbul ve Ankara barolarını dağıtmak için bir yasa çıkarmaya çalışıyor, iktidarı kayıtsız şartsız destekleyen gruplar bunun ne kadar doğru bir iş olduğuna milleti ikna etmeye çalışıyorlardı.

Buna karşın en muhafazakar aklı başında avukatlar dahi bu düzenlemeye karşı çıkıyorlardı.

Ancak itirazlar sonuç vermedi.

Yasal düzenleme yapıldı.

Üzerinden aylar geçti.

Yeni yasal düzenlemenin imkan tanıdığı “Yeni barolar” bir türlü kurulamadı.

Çok değil 2000 avukat bir araya gelip yeni bir baro kurabilirdi.

Ama bu 2000 imza bile bulanamadı.

Çünkü aklı başında, ne yaptığını bilen avukatlar yüzyılı aşkın geçmişi olan, dünya çapında tanınır bir baroyu bırakıp, ne olacağı belirsiz, ömrü muhtemelen iktidar süresi ile sınırlı olacak, geleceği flu bir baroya gitmedi.

Mesleğine, mesleğinin onuruna, barosuna sahip çıktı.

Kamu avukatlarının büyük bölümü bile üzerlerindeki onca baskıya, hatta onca tehdide rağmen yeni bir baro kurmaya yanaşmadılar.

Bu önemli bir olaydır ve Türkiye adına sevindiricidir.

Bir diğer sevindirici nokta ise Selman Öğüt gibilerin aklı ile hareket etmemek gerektiğinin ortaya çıkmış olmasıdır.

Dünyayı çevresindeki üç beş kişiden ibaret zanneden, kendi yanlış fikrini mutlak doğru diye pazarlamaya çalışanların ülkeyi duvara toslatamayıp, kendilerini duvara toslatmasıdır bu.

Teşekkürler Selman Öğüt ve benzerleri.

En umutsuz anımda, umudumu taze tutmayı başardığınız için."