Faydalı Bilgiler: Totemizm

Faydalı Bilgiler: Totemizm

09 Temmuz 2015 Perşembe, 13:20
Abone Ol google-news

(Dün, sayfamızı Öykü Ay’la gerçekleştirdiğimiz çok önemli röportaja tahsis ederek ara verdiğimiz köşemize kaldığımız yerden devam ediyoruz.)

Antropolog Tylor’a göre dinin başlangıcında animizm, yani ruhlara inanç var demiştik. Sosyolog Durkheim için de dinin başlangıcında totemizm, yani kutsala inanç var. Ancak Durkheim’ın kutsaldan muradı, “toplum”.

“Totem”, bir insan topluluğunun, kendisinden türediğine inandığı ve bu inanç doğrultusunda belli beklenti ve yükümlülükler içerisinde olduğu varlık. Sözcük, Kuzey Amerika yerlilerinden Algonkin’lerin bir boyu Ojibwa’ların dilinden geliyor. Akraba, aile işareti ve koruyucu ruh anlamlarını taşımakta. Ototeman ifadesi, “O, benim akrabamdır” demek.

Daha çok hayvan türlerinden totem tutulmakla birlikte bitkiler veya yağmur, rüzgâr, fırtına, gökkuşağı gibi doğa olayları yahut dağ, nehir, göl gibi yeryüzü parçaları da totem olabiliyor.

Totemizmi dinin başlangıcı sayan Durkheim, Avustralya yerlilerinin totemik inançlarına ilişkin verilerden hareketle totemde karşılık bulan “kutsal”ın, toplumun kendisi olduğunu öne sürdü. Bir totem etrafında ayin yapan insanlar, aslında kendi toplumsallıklarına güveni; birlik, beraberlik ve sürekliliklerine inancı ifade etmekteydi. Dolayısıyla tapınılan totem (ki Durkheim bunun tanrı için de söz konusu olduğunu düşünür), aslında toplumun simgesel dışavurumundan başka bir şey değildir.

Totemizme ilişkin Durkheim’ın dışında, farklı görüşler ortaya atanlar arasında Freud üzerinde de durulabilir. Freud, totemizmi insanlığın sürü yaşamından toplum yaşamına geçiş sürecinde ortaya çıkan efsanevî bir trajedinin (“Ödip Karmaşası”) sonucu olarak değerlendirir. Bu “fantastik” kurama göre, başlangıçta “sürü” içindeki tüm dişileri kendine saklayıp büyüyen oğullarını dışarı atan güçlü, vahşi ve kıskanç bir baba vardı. Bir gün dışarı atılmış oğullar, güç birliği yapıp babayı katletti ve yedi. Ama sonra da suçluluk duygusu içinde, öldürdükleri babanın yerine koyacak bir “totem” yarattılar. Dolayısıyla totem, suç ve öldürme duygusundan kurtulma yolunda simgesel anlamda yeniden yüceltilen “baba”dır!..

Freud, tanrı kavramına giden yolun böyle açıldığını ileri sürer. Bu bakımdan onun için de dinin kökeninde totemizm var ama Durkheim’den farklı olarak totem, toplumun kendini yüceltme aracı değil. İnsanlık tarihinde sürüden topluma geçişte dönüm noktası oluşturan suç eyleminin günahını bastırmaya yönelik bir katledileni yüceltme aracı (B. Morris, “Antropological Studies of Religion”, 1990: 159-160).

Fransız antropolog Lévi- Strauss’un kuramsal önermelerinde mitlerin yanı sıra totemizme de ağırlık verdiğini önceki gün belirtmiştik. Lévi-Strauss için totemizm, doğakültür ikiliğinin arabulucusu olan bir “ilke”. Totemik inanç sistemi aracılığıyla insanlar, bir toplum/kültür oluşturarak koptukları doğa ile tekrar bağ kuruyorlar. Bu, aslında insan ile doğanın tek vücut olduğu düşüncesinin bir ifadesi.