Gogol ile bulvarda akıp giden yaşamlar

“Gogol’ün, Can Yayınları’nın Kısa Klasikler dizisinden, Mehmet Yılmaz’ın çevirisiyle yayımlanan yapıtı; Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri, Fayton gibi çok bilinen ve Petersburg Öyküleri başlığıyla derlenen öykülerinden biri. Öykü; biri ressam diğeri subay olan iki arkadaşın yaşamlarının Neva Bulvarı’nda âşık oldukları iki kadın üzerinden aniden değişmesini adeta resmediyor. Gogol, sıradan bir âşık olma durumunun ötesinde sınıfsal farklılıkları da Rusya soğuğu gibi sertçe yüzümüze vuruyor.”

09 Nisan 2021 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

EY AŞK!

Gogol, Neva Bulvarı’nı, öykünün başında bir cadde güzellemesi olarak sunuyor. Bulvar Petersburg’un göz bebeği olarak nitelendirilebilecek bir konumda. Yazarın deyimiyle bir “dilber”. Caddenin önemi, müdavimlerinin diğer gözde Petersburg caddelerinin gediklileriyle karşılaştırılmasıyla ortaya konuyor. İnsanların karakteristik özellikleri sınıfsal farklarla ortaya çıkıyor.

Cadde, her kesimden insanın buluşma noktası. Sayısız karakter ve olayla da karşılaşmak mümkün. Memurlar, işçiler, öğrenciler, mürebbiyeler, emekli askerler, subaylar, genç-yaşlı kadınlar hayırseverler, mağaza sahipleri, tezgâhtarlar, dilenciler… Her biri caddenin farklı sosyoekonomik sınıftan ziyaretçileri.

Bulvarın mekânsal baş kahramanlığının yanında birey olarak Pirogov ve Piskarev de öyküyü tamamlayan unsurlar. Pirogov bir üsteğmen, Piskarev de bir ressam. Farklı sınıflardan bu iki arkadaş Neva Bulvarı’nda biri sarışın biri esmer iki kadının peşlerine takılıyorlar ve bu kısa süreli takip ve anlık âşık oluşlar başlarına olmadık işler açıyor. Sayfalar ilerledikçe Gogol, okuruna insanlığın en zayıf ve gülünç yanlarını ahlak ekseninde sorgulatıyor.

GOGOL ALEMİNDE RÜYA VE HAYAL!

Gogol öyküsünde rüya ve hayal unsuruna yer veriyor. Yaşadığımız dünyada göremediğimiz yaşamları rüyalar âleminde görebiliriz. Gogol’ün kahramanlarına bunu yaşatması da kahramanlarının safdilliklerine bir örnek aslında.

Farklı zamanlarda farklı rüyaların anlatılmasıyla o kurgusal dünyayı canlandırmamızı istiyor. Gerçeklikle rüya ve hayal birbirine karışıyor, yaşam-zaman algısı değişip zihnin oyunlarına yenik düşüyor. Bunun üstüne aşkın insanı felakete sürüklemesiyle de aşığın bahtsızlığı katmerleniyor.

Gogol gördüklerini bir resmi anlatırcasına yazıya döküyor ve harflerle önümüze renklerin oynaştığı bir resim yansıtıyor:

“Tanrım ne mükemmel çehre! Göz kamaştırıcı beyazlıktaki muhteşem alın, akik parlaklığında güzelim saçlarla örtülü. O olağanüstü saçlar ve şapkanın altından düşen o harika zülüfler, akşam soğuğuyla kırmızı taze lekelerle kaplanmış yanağına değiyordu. Nice harika hayallere yol açan ağzı sımsıkı kapalıydı.”

PSİKOSOSYAL ÇÖZÜMLEMELER

Bunun yanında kahramanlarının psikososyal durumu ve düşüncelerini daha iyi anlayabilmek adına postmodern anlatı tekniklerinden iç çözümleme tekniğini de başarıyla uyguladığını belirtelim.

Neva Bulvarı, bir cadde ve iki kahraman odağında çok nitelikli ve ciddi bir Çarlık Rusya’sı ve onun sınıfsal yapısının eleştirisi. Dönemin sınıfları arasındaki uçurumları, günlük yaşamdaki çelişkileri alaycı bir biçemle ve psikolojik yanı da güçlendirerek ele alan Gogol, biz okurlarına yaşamda perspektif kazanabilme yetisinin klasiklerin okunmasıyla başarılabileceğini anımsatıyor.