"Hakaretlerin sebebi AKP'nin karanlık politikaları"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''İşleyen seçim sürecinde partimize yönelik karalama kampanyasının, kafaları karıştırmak için asılsız seçim anketlerinin ve iftiraların seviyesinde son zamanlarda artış görülmektedir'' dedi.

26 Nisan 2011 Salı, 10:14
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, AKP'nin üçüncü defa iktidara gelmeyi umduğu ve ustalık dönemi olarak nitelendirdiği 12 Haziran seçimleri sonrasında, Türkiye'nin bölücü emellere teslim edilebilmesi için çok tehlikeli bir senaryonun devreye sokulduğunu iddia etti.

MHP'nin, sosyal, siyasal ve ekonomik sorunların bitirilmesi için hazırlıklarını tamamladığını ve projelerini kamuoyunun bilgisine sunduğunu belirten Bahçeli, ''Nitekim, '2023 Yükselen Ülke Türkiye Sözleşmesi' ile ülkemizin her yöresine ve ferdine ses verilmiştir'' ifadesini kullandı.

Açıklamasında, seçim sürecinde partisine yönelik karalama kampanyasının, kafaları karıştırmak için asılsız seçim anketlerinin ve iftiraların seviyesinde son zamanlarda artış görüldüğünü kaydeden Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:

''Bu kapsamda, Türk milleti, çatışma dinamiklerinin yoğunlaştığı ve gerilim taraftarlarının şımardığı bir ortamda tercihini sandıkta gösterecek ve bu herkes için de bağlayıcı olacaktır.

12 Eylül 2010 Referandumu öncesinden başlayarak, kirli aktörleri ve iğrenç yöntemleri tüm çıplaklığıyla belli olan fitne taarruzunun, niyeti ve amacı net olarak bilinmektedir.

12 Haziran seçimlerinin hitamında, Türk milletinin ayrıştırılabilmesi, yeni anayasada etnik kimliklerin tanınabilmesi ve bölünmüş bir Türkiye'nin ortaya çıkabilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi'nin ikna ya da tasfiyesi planlanmaktadır.

Başbakan Erdoğan'ın ve parti yöneticilerinin öfke dolu kaba ifadelerine eşlik eden hayasız ithamlarının arkasındaki nedenler bunlardır.

Bu çerçevede Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy ve gönül veren milyonlarca Türkiye sevdalısına hakaretler yağdırılmasının tartışmasız sebebi, AKP'nin karanlık politikalarına hareket imkanı ve zemini yaratma isteğidir."

 

"Paketleri alın, getirene tokadı vurun gitsin''

Bahçeli, 12 Haziran seçimleri dolayısıyla başladığı yurt gezileri kapsamında Nevşehir'in ilçelerinde halka hitap etti.

Kozaklı ilçesindeki meydanda halka hitap eden Bahçeli, seçimde halka iki, hükümete de bir görev düştüğünü ifade ederek, ''Vatandaşımıza düşen birinci görev, ne olursa olsun sandığa gidip oy vermek; ikinci görev de hangi partiden olursa olsun sandık görevlilerinin görevlerini en iyi şekilde yapıp, seçim sonuçlarını takip etmektir. Hükümete düşen görev de Türkiye'nin sorunsuz, sıkıntısız bir seçim süreci geçirmesi için gerekli tedbirleri almaktır'' diye konuştu.

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde tek başına siyasi iktidarı AKP'nin elde ettiğini, ancak tek başına iktidar olmanın sağladığı güçle çözülmesi gereken pek çok sorunun, 9 yıllık AKP iktidarı döneminde çözülemediğini söyleyen Bahçeli, ''Vatandaş, benim birinci meselem işsizlik, yoksulluk, terör ve yolsuzluktur, diyor. Vatandaş bunları sayıyor. Bu sorunlar çözüldü mü'' diye sordu. Konuşmasını dinleyen yurttaşların, ''hayır'' yanıtı vermeleri üzerine de Bahçeli, ''O zaman 12 Haziran'da AKP'ye verin cevabını gitsin'' dedi.

Türkiye'nin en önemli meselesinin, işsizlik ve yoksulluk olduğunu dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bugün 6 milyon gencimiz işsizdir. 2008'de yaşanan ekonomik krizde de bazı vatandaşlarımız işlerinden çıkarıldılar, birçok esnafımız da dükkanlarını kapattı. Bütün bu sıkıntılar yaşanırken, sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, derdini anlatan çiftçiyse (Ananı da al da git) diyor, gençse (Başının çaresine bak) diyor, memursa azarlıyor. Yoksulluk ve işsizlik, vatandaşın önünde en önemli sorun olarak hala duruyor.

Devletin belli başlı gelir kaynakları vardır. Bunların başında da vergiler gelir. İster üretici, ister çalışan, ister tüketici olun, hepiniz, hepimiz vergi ödüyoruz. Ödenen bu vergileri de devlet çeşitli hizmetleri sunmak için kullanıyor. Bu hizmetlerden birisi de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına para aktarmaktır. Yani yoksulların, fakirlerin ve dar gelirlilerin zor günlerinde yanında olması gereken vakfın faaliyetleri için devlet vergi gelirlerinden pay ayırıyor. Vakfın kaynağı millet, kullanıcısı devlettir.

Ancak AKP, bayramlarda seyranlarda, seçimlerde vatandaşlara yardım paketi dağıtıyor, bu vakıf aracılığıyla. Seçimlere 48 gün kala belki yardım paketleri dağıtılmaya başlamıştır. O paketler, sizlerin parasıyla hazırlandı, o paketler sizin hakkınız. O paketleri alın, getirene tokadı vurun gitsin. Kimin parasını kime dağıtıyorsun?''

 

AKP mecliste çoğunluğa sahip olmasına rağmen, sorunları çözemedi

AKP iktidarının, Mecliste çoğunluğa sahip olmasına rağmen, sorunları çözemediğini ve yıprandığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

''AKP, hesap sorulacak endişesiyle ne olursa olsun, üçüncü defa iktidar olmak için bocalamaktadır. Çünkü biliyorlar ki MHP iktidara geldiğinde, 9 ayda yaptıklarının hesabı, 9 yılda sorulacaktır. Yetimin, yoksulun, emeklinin, dul ve kimsesizin hakkını yiyenlerden hesap soracağız. Ankara Gölbaşı'ndaki Emniyet tesislerinde İçişleri Bakanı, 1 Ağustos 2009'da 'Demokratik Açılım Projesi' diye bir zırvayı ortaya attı. Bu zırva, Türkiye'nin başına bela oldu. Bundan sonra Türkiye'nin bölünme süreci hızlandı. Başta Demokratik Açılım Projesinin mimarı İçişleri Bakanı olan zattan hesap sormazsak namerdiz. Bu iktidar, bölen bir iktidardır.''

Konuşmasında, AKP Hükümetinin yapmayı planladığı Anayasa değişikliğine de değinen Bahçeli, ''Sayın Başbakan, Mecliste 367 çoğunluğunu sağlayarak referandumsuz Anayasayı değiştirmek istediklerini söylüyor. Ancak nasıl değişiklik yapacaklarını, ne gibi değişiklikler olacağını söylemiyor. Sayın Başbakan, nasıl bir Anayasa değişikliği yapacağını anlat, vatandaş da beğenirse sana oy versin, beğenmezse değişikliğini başına çalsın. Yapacağın değişiklikte bakalım Türk milleti var mı? Anayasanın değişmez 3 maddesi nasıl değişiyor? Bunları bir görelim'' diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye'de asayişsizliğin yaygınlaştığını, kadına yönelik şiddet olaylarında artış gözlendiğini de ifade ederek, ''Bu gidişat hayırlı değil. Bu huzursuzluk devam ederse yaşanabilir bir ülke olmaktan çıkarız. Ekonomik ve sosyal sıkıntılar toptan halledilmezse diğer sorunlar da çözülemez'' diye konuştu.

Türkiye'nin önünde duran sorunların çözümü için MHP'nin tek başına iktidar olması gerektiğini savunan Bahçeli, ''Bu iktidarın bütün tahribatını ortadan kaldırabilmek için iktidara talibiz. İktidara geldiğimizde çıkaracağımız Hilalkart ile yoksul, fakir ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız rahat bir nefes alacak, mutlu, huzurlu ve ihtiyaçlarını başkasına muhtaç olmadan karşılayabilen bir duruma gelecektir. Hilalkart'ın kaynağı da işte sizin vergilerinizden elde edilen ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na aktarılan paralardır'' dedi.

Bahçeli, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) bağımsız milletvekili adaylarıyla ilgili aldığı iptal kararı sonucu gelişen olayları ve ardından eksik evraklarını tamamlayanların adaylık başvurularını kabul etmesini de eleştirerek, şöyle devam etti:

''Sokağın devlet yönetimine hakim olarak bir kararın değişikliğini ve Meclise de davul zurna ile getirmenin gayretlerine hep beraber şahit oldunuz. Bu olacak şey değil. Biri polise tokat atacak, biri polis panzerinin üstüne çıkacak, öbürü Van'da tepikleyecek, Yüksekova'da iki tane polis memuru kardeşimi yalnız bulacak lince yönelecek; bir tanesi hayati tehlikeyle Van'a zor yetiştirilecek. Dünya kadar Türkiye'nin aleyhine konuşulacak, Diyarbakır'da, Van'da, Batman'da Türkiye'yi bölmek için her türlü naneyi işleyecek, sonra da kalkacaksınız aydınıyla, gazetecisiyle, siyasetçisiyle bu zavallıların Meclise yönelmesi için yargıya olağanüstü baskı yapacaksınız. Yargı da bu baskılar karşısında (Eksik evrakları getirirseniz durumu düzeltiriz) diyor. Her tarafı Türkiye için eksik evrak olanlar getirse ne olur, getirmese ne olur''