Hukuksuzluk üçgeni: AKP, belediye ve yargı

Cumhuriyet'in duyurduğu haberler üzerine bölgede incelemelerde bulunan CHP'li Hüseyin Aygün'den Çemişgezek raporu: AKP'lilerden, AKP'li olmayan herkes korkuyor.

21 Şubat 2013 Perşembe, 13:54
Abone Ol google-news

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde AKP’li Belediye Başkanı Metin Levent Yıldız’ı iki sayfalık bir dilekçeyle şikâyet etmeye teşebbüs ettikleri ve eleştirdikleri için haklarında savcılık soruşturması başlatılan köy muhtarları ile ilçe kaymakamıyla ilgili haberlerimiz üzerine CHP, “Çemişgezek Raporu” hazırladı.

İlçede incelemelerde bulunan ve belediye başkanı dahil taraflarla görüşen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün hazırladığı raporda en dikkat çekici bölüm, “İlçede AKP’lilerden AKP’li olmayan herkes korkmaktadır. Çemişgezek’te toplumsal tablo şudur: 1990’larda bölgede JİTEM’den duyulan korku bugün AKP’den korkuya dönüşmüştür” ifadesi oldu.

“Yayınlanmamış kitaba 'bomba' diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesinde sahibine ulaşmamış bir dilekçe hakkında “arama” ve “el koyma” kararları verilmesi kaçınılmazdır” tespitini yapan Aygün, “Dilekçe hakkında “arama” veya “el koyma” kararı alan savcı ve yargıçlar soruşturulmalıdır. Bu durum muhtemelen AKP baskısı sebebiyle hasıl olmuştur. Böyle olsa da savcı ve yargıçlar görevlerini savsaklamış veya görev ve yetkilerini aşmışlardır. Baskı altında olmaları kusurlu oldukları gerçeğini değiştirmez. HSYK olaya el koymalıdır” çağrısı yaptı.

CHP'li Aygün'ün dün, “İlgili Makama Teslim Edilmeyen Bir Dilekçenin Başına Gelenler. AKP, Belediye ve Yargı Üçgeninde Hukuksuzluklar” başlığıyla kamuoyuna duyurduğu Çemişgezek Raporu'ndaki tespitler  özetle şöyle:

- ANAYASAL HAK İHLAL EDİLDİ: Tunceli ili, Çemişgezek ilçesinde halkı temsil eden önemli organlardan biri olan köy ve mahalle muhtarlarının Anayasal bir hak olan dilekçe verme hakları ihlâl edilmiştir.

- ARAMA KARARI KABUL EDİLEMEZ: Çemişgezek Mahkemesi’nce verilen “arama kararı” kabul edilemez. Arama için hukuki şartlar oluşmamıştır. Çemişgezek hakimi adeta “silah, uyuşturucu veya başka bir suç delili” arar gibi bir karar vermiştir. Bir yakınma dilekçesi hakkında belki de dünyada ilk kez “arama” ve “el koyma” kararları alınmıştır. AKP döneminde yargı ne yazık ki bu hale gelmiştir. 

- DİLEKÇE YERİNE ULAŞMADAN EL KONULMASI AÇIK İHLALDİR: Dilekçe henüz yerine ulaşmadan mahkemece el konulması CMK’nın açık ihlâlidir. Zira el koyma kararının koşulları oluşmamıştır.

- İFTİRA SUÇLAMASI HUKUKA AYKIRI: Dilekçeye “iftira” suçlamasıyla işlem başlatılması hukuka aykırıdır. İftira suçu için “yetkili makamlara ulaşmış bir şikâyet veya ihbar” gerekmektedir. Oysa dilekçelere henüz evde iken el koyulmuştur.

- İLÇEDE CİDDİ BİR ENDİŞE VAR: Yargının muhtarlara karşı aldığı önlemler ilçede ciddi bir endişeye yol açmıştır. Demokratik sistemin en önemli ayağı ve bir denge kurumu olan yargının Hükümete bağlı bir belediye ile bu ölçüde iç içe görünmesi yurttaşlarda “güven bunalımına” yol açmıştır.

- İLÇE KAYMAKAMI AKP BASKISI ALTINDA: İlçe kaymakamı AKP baskısı altındadır. Muhtarlar ve halkın önemli bir kesimi buna inanmaktadır. Zaten Kaymakam da görüşmemizde bu tespiti haklı kılacak sözler sarf etmiştir.

- TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜ: Erdoğan ve AKP’nin güç kalkanı “yeni devletin” kendisi, yani polis ve yargıdır. Çemişgezek’te yaşananlar bunun bir kere daha kanıtlanmasıdır.