İş bırakan aile hekimleri isyan etti: "Kabul etmiyoruz"

Aile hekimleri, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren yönetmeliği kabul etmeyeceklerini açıkladı. İş güvencelerinin kalmayacağını belirten hekimler, yönetmeliğin değiştirilmesi için eylemler gerçekleştiriyor.

30 Ağustos 2021 Pazartesi, 13:23
İş bırakan aile hekimleri isyan etti:
Abone Ol google-news

Yönerge değişikliğinin bir kazanım olmayacağını belirten Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, 1 Temmuz öncesi yapılan işleri yapmaya devam ettikleri halde maaşlarından yüzde 10 kesinti olmasının eylemleri engelleyemeceğini belirtti. 

Federasyon, ceza yönetmeliği ile birlikte uygulanan, tek kişide toplanan fesih yetkisi, gelir kayıpları, basına demeç ve röportaj verme kısıtlamasının devam ettiğinin altını çizdi. Federasyon talep edilenen düzenleme gerçekleşene kadar, basın açıklamalarında bulunacağını, her gün Sağlık bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İlgili Kurul ve Komisyonlarına fax ve mail eylemi gerçekleşeceğini ifade etti. Federasyon diyaloga açık olduklarını belirterek, yönetmeliğin geri çekilmesi halinde eylem takvimlerinin gözden geçirileceğini açıkladı. 16 Ağustos ve 27 Ağustos tarihlerinde bir gün iş bırakma eylemi gerçekleştiren hekimler, 11 Eylül'de Ankara'da Beyaz Önlük Mitingi düzenleyecek. 

"SUSUN YAZMAYIN" DENMEKTE

1 günlük iş bırakma eylemini gerçekleştiren hekimler, Balıkesir aile hekimleri İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanarak açıklama yaptı. Balıkesir Tabip Odası, Balıkesir Aile Hekimleri Derneği, Balıkesir Aile Sağlığı Elemanları Derneği, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik Dayanışma Sendikası Balıkesir Temsilciliği ve Genel Sağlık İş Sendikası eyleme destek verdi.

Balıkesir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Fevzi Turgut, “2 yıla yaklaşan süredir pandemi ile ilgili meslektaşlarımızı ve halkımızı korumak, sorunları dile getirmek, yapılan yanlışları ya da eksiklikleri anlatabilmek ve olması gerekenleri ilgililere duyurabilmek için çok çaba sarf ettik. Amacımız en az hasarla pandemiden kurtulmaktı. Ancak 175’i Hekim olmak üzere 436 sağlık çalışanını kaybettiğimiz bu dönemde biz bunca çaba içinde iken Bakanlık çıkardığı yeni yönetmelik ile aile Hekimlerine; 'susun, yazmayın' demektedir.” açıklamasında bulundu.

?Sağlık örgütlerinin ortak açıklaması şu şekilde:

“1 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren yönetmelik; mesleki bağımsızlığımızla birlikte ; iş güvencemizi ortadan kaldırmakta, kişisel hakların ihlali ve tehdit altında çalışmayı ve angarya çalışmayı, özlük haklarımızda gerilemeyi ve ücret düşüklüğünü getirmektedir.?Toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının haklarını savunan, doğru bilgilere ulaşılmasını sağlamaya çalışan, taleplerini, görüş ve çözüm önerilerini, basın ve sosyal medya aracılığıyla dile getiren Aile Sağlığı Merkezi(ASM) sağlık çalışanlarının sözleşmeleri ne yazık ki feshedilecek.?Bakanlığımız pandemi sürecinde algıyı yönetmek, şeffaflığı engellemek, zamanında aşı temin edememek, başarı hikayeleri anlatmak dışında herhangi bir şey yapamamıştır. Vaka/hasta ayrımı yaparak kafaları karıştırmış, turkuaz tabloyu yanıltma aracı olarak kullanmıştır. Bu süreçte şayet bir başarıdan söz edilecekse bu; yaşamını kaybeden saygıyla andığımız canlarımız, meslektaşlarımız başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına aittir. Buna rağmen reva görülen; emeğe saygısız, hürmetsiz, değer bilmeyen anlayışla bilinçaltını yansıtan cezalandırılmaları asla kabul etmiyoruz.

'HAKKINI ÖDENMEZ DERKEN BUNU MU KASTEDİYORSUNUZ?'

Anayasa ve ülkemizin kabul ettiği evrensel yasal düzenlemeler ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü hiçe sayılarak sağlık çalışanlarının ifade özgürlüğü ve görüş açıklama hakları, 30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile ortadan kaldırılıyor.?Yönetmeliğin ekinde yer alan “İhtar Puanı Cetveli’ nde yapılan değişiklikle fiil sayısı 35’ten 40’a çıkarılarak adeta ‘Baskı ve Ceza Yönetmeliği’ oluşturulmuştur.?Alkışlarınızın arkasında gizlediğiniz gerçek niyetiniz bu muydu? ‘Hakkınız ödenmez’ derken, bunu mu kastediyordunuz? Sormak istiyoruz.

Yasal dayanağı bulunmayan, kurulacağı belirtilen idare tarafından oluşturulacak (hangi kıstaslara göre olacağı dahi belli değil) komisyonun verebileceği keyfi kararlarla işten atmalar kolaylaşacak, iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılacaktır.?‘Kamu görevleri hakkında izinsiz olarak basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kuramlarına veya sosyal medya araçlarıyla bilgi veya demeç vermek 50 ceza puanı’. Aynı fiili ikinci kez işlediğinizde iki katı ceza puanı ve toplamda 200 puan olunca sözleşme sonlandırılır denmektedir.

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda disiplin süreçlerine ilişkin hiçbir hüküm yokken ve atıfta bulunmazken ,’ihtar puanı’ adı verilen bu sistem, yasal dayanağı olmayan yönetmelik Demokles’in kılıcı gibi sallandırılmakta, keyfi şekilde düzenlemeler yapılmaktadır. 

Performansa bağlı güvencesiz çalışan ASM sağlık çalışanlarına aşı, bebek ve gebe izlemlerinde olduğu gibi negatif performanslarına kronik hasta yönetimi ek görev ve sorumluluğunu da yükleyerek baskı altında emek gaspı katmerleştiriliyor.

'DAYANIKSIZ VE KEYFİ YAPTIRIMLAR'

Cezayı ağırlaştıran, sözleşme feshinin kolaylaştıran, ‘sözleşmeyi yenilememe’ adı altında dayanaksız ve keyfi yaptırımlar getiren, görevden uzaklaştırma süresini uzatan, ek görevler dayatan, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin de gider başlıklarına ekleyen ancak aylıklara yansıyan bir iyileşme sağlamayan, Aile Hekimlerinin ve Aile Sağlığı Çalışanlarının taleplerinin karşılamayan sözleşmeyi kabul etmiyoruz?Sağlık Bakanlığı’nın bu baskıcı, kadir bilmez tutumuna karşı mücadele edeceğimizi, yönetmeliğin iptali için hukuki yolları ve her türlü fiili mücadele yollarını sonuna dek kullanacağımızı bildiriyoruz.

'VE SORUYORUZ…'

Bu yönetmelik hangi bilimsel verilere göre, hangi yaptığınız iş yükü analizlerine göre, hangi teknik hesaplara göre hazırlanmıştır.?Bizler kayıplarımızın karşılandığı, emekliliğimize de yansıyacak bir ödeme sistemi beklerken, tam tersine ücretlerimizde erime yaratacak dayatmaları kabul etmiyoruz.?Pandemide her kademedeki sağlık çalışanı büyük bir özveriyle canı pahasına çalışmıştır. Bizler sizlerden lütuf değil hakkımız olanı talep ediyoruz.?Yönetmelik derhal iptal edilerek, sağlık sistemi güncel bilimsel değerlendirmelere göre paydaşlar olan sağlık emek ve meslek örgütleri ile birlikte yeniden hazırlanmalıdır.

Haklarımız ve toplum sağlığı, şeffaflık, halkın doğru bilgilenmesi için susmayacağız! akıl ve bilim dışı, baskı ve ceza yönetmeliğini kabul etmiyoruz…”

"HAKLARIMIZ İKTİDAR YANLISI SENDİKALAR YÜZÜNDEN BUDANMIŞ"

Eylemden sonra açıklamalarda bulunan Genel Sağlık-İş Merkez Disiplin Kurulu Sekreteri Dr. Birgi Tuna, şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığı, 30 Haziran’da bir gece yarısı baskınıyla 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak bir yönetmeliği, üstelik Cumhurbaşkanı imzası ile yayınlamıştır. Aile hekimlerine yönelik havuç ve sopa gösteren bu yönetmeliğin havucuna ulaşmak günümüz pandemi koşullarına göre olanaksızken, Sağlık Bakanlığı bu arada yiyeceğiniz sopalara da sessiz kalın demektedir. Bu kabul edilemez.

 Pandeminin başından beri salgına karşı etkili bir biçimde kullanılmayan birinci basamak sağlık hizmetlerinin, aşılama faaliyetleriyle birlikte tam etkili kullanılmaya başlandığı şu dönemde bu yapılan haksızlığa sessiz kalmamız mümkün olamaz. Mevcut iş yüküne ek olarak getirilen kronik hastalık izlem ve tarama işlemlerinin aldığı zaman bir yana, bu işlemler ikinci ve hatta üçüncü basamakta yapılacak tetkiklerle ancak kapatılabilmektedir. 

Tetkikleri eksik kalan, kapatılamayıp açık kalan izlem ve tarama işlemleri ise aile hekimlerine ve aile sağlığı çalışanlarına ücret kaybı yaratmaktadır. 30 Haziran’da ortaya çıkan yönetmelik ile ayın 10 günü Kurban Bayramı nedeniyle çalışılmayan Temmuz ayında aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları ortalama yüzde 5 gelir kaybı yaşamıştır. Bu ekonomik koşullarda, pandeminin başında, hastalığa yakalanan çalışanlardan yapılan insafsız kesintiler kadar insafsız bir durum ortaya çıkmıştır. Zaten haklarımız iktidar yanlısı ve iktidardan güç alan baskıcı sarı sendikalar yüzünden budanmış, sağlık çalışanları yoksulluk sınırının altında bir gelir düzeyine mahkum bırakılmıştır.

 Bu haksızlıklara hem kendi haklarımız için hem de hakları gasp edilen diğer kamu çalışanları ve sesini çıkaramayan tüm kesimler için dur demek zorundayız. Hiç kimse, sağlık çalışanlarına, emniyet mensuplarına, din görevlilerine söz verilen 3600 ek göstergeyi unuttuğumuzu sanmasın. Bütün bunların hesabı hukuk çerçevesinde barışçıl eylemlerle ve en sonunda da seçim zamanı sandık önümüze geldiğinde sorulacaktır. Biz Genel Sağlık-İş Sendikası olarak başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere tüm kamu çalışanlarının sorunlarına duyarlı tutumumuzdan asla vaz geçmeyeceğiz” dedi.