'İsrail bölgede en önemli dostunu kaybetmek üzere'

Başbakan Erdoğan, yardım konvaoyuna yapılan saldırısından sorumlu İsrailli yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

03 Haziran 2010 Perşembe, 08:48
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 17. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı.

Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada İsrail'le yaşanan krize değindi.

 

"Biz boyun eğmeyiz, görmezlikten gelemeyiz"

Bu saldırgan tavırlardan ve hırçın politikalardan bölgenin hiç bir ülkesinin kazanç sağlayamayacağı gibi İsrail'in de kazanç sağlayamayacağını vurgulayan Erdoğan, "Gazze'de, Kudüs'te, Akdeniz'de haydut yaklaşımı, bir korsan yaklaşımıyla, kuralsız, hukuksuz şekilde yürütülen şiddet politikalarıyla tüm dünyayı karşısına alan, meydan okumalarla hiç kimse bir şey elde edemez. Birileri buna sessiz kalabilir. Birileri buna göz yumabilir. Zoraki kınamalarla, gönülsüz açıklamalarla birileri bu zorbalığı teşvik edebilir ama biz artık bu zorbalığa, bu saldırganlığa göz yummayız, boyun eğmeyiz, görmezlikten gelemeyiz" dedi.

İki gün içinde uluslararası toplumun tepkisinin çekilmesi, yanlıştan dönülmesi, yaraların sarılması için ilk planda ne yapılması gerekiyorsa yapıldığını ve yapılmaya devam edildiğini belirten Erdoğan, daha işin bitmediğini söyledi. Bir çok ülke liderleri ile telefon görüşmesi yaptığını anlatan Erdoğan, düşüncelerin paylaşıldığını dile getirdi.

"Bu politikaların kimseye faydası yok"

Yürütülen çalışmalar neticesinde yaralıların, cenazelerin ve tüm gönüllülerin Türkiye'ye dönüş işleminin başlatıldığını ve tamamlandığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye olarak saldırı sonrasında sesimizi yükseltmemiz, haklı tepkimizi ortaya koymamız bütün dünyanın ilgisini çekti. Gazze konusunu gündeme farklı bir şekilde getirdi ve Gazze'de 35 aydır süren ablukanın kaldırılması için yaptığımız çağrı bugün düne göre daha da önemli bir karşılık buluyor. İsrail hükümetinin saldırgan, hak hukuk tanımayan, şiddeti kendisi için mubah gören politikaları dünya genelinde daha fazla tepki çekiyor. Bir süredir İsrail hükümetinin bölgede estirdiği şiddet rüzgarının, bölgeyi terörize eden saldırgan tavırların, Ortadoğu'daki barış ve istikrar için büyük bir tehlike haline geldi. İsrail hükümeti kendi ülkesinin ve halkının güvenliğini tehdit eder derecede etrafına düşmanlık yaymakta ve hasmane tepkileri üzerine çekmektedir. Bu politikaların başta İsrail olmak üzere kimseye bir faydası yoktur."
 

"İsrail yaklaşımlarını ivedilikle gözden geçirmeli"

İsrail'in yaklaşımlarını ivedilikle gözden geçirmesini isteyen Erdoğan, "Bizim İsrail halkıyla sorunumuz yok. Bizim ve insanlığın İsrail yönetimi ile sorunu var. Bunu birbirinden ayırmamız lazım. İsrail halkı pervasız politikalarıyla başını ağrıtan, güvenliğini tehlikeye atan, ülkesinin çıkarlarını ortadan kaldıran, itibar ve saygınlığını zedeleyen iktidar partilerine gereken mesajı vermelidir" dedi.
 

"Musevilerin ve turistlerin güvenliği teminat altındadır"

İsrail'in antisemitizim istismarıyla kendisini haklı gösterme çabalarının da dikkatten kaçmadığını belirten Başbakan Erdoğan, antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Erdoğan, "Ben ülkemde ne Musevi vatandaşlarımın ne turistlerin ne diplomatların farklı bir muameleye maruz kalmasına tahammül etmem, buna izin de vermem.

Tamamının güvenliği bizim teminatımız altındadır. Onlar bize emanettir. Bu bizim aynı zamanda değerlerimizden kaynaklanmaktadır. Bizim tarihimizin yüklediği sorumluluk da budur. Antisemitizmi istismar ederek, tüm dünya nezdinde yaptığı katliamları örtemeye çalışmak artık inandırıcılığını yitirmiştir. Aldığımız bazı ihbarlar üzerinde de çalışıyoruz. En tepesinden bu olaylara karışmış olanlar için suç duyurumuzu hassasiyetle yaptık, yapıyoruz ve bu işin takipçisi olacağız" diye konuştu.
 

"İsrail'in güvenlik kaygısı travmaya dönüştü"

İsrail'in güvenlik kaygılarının akıl, mantık ve insanlık sınırını aşan bir travmaya dönüştüğünü kaydeden Başbakan Erdoğan, bu politikaların İsrail'in güvenliğini teminat altına almadığını aksine riske attığını dile getirdi. Erdoğan, bölgede barış, huzur ve istikrar istediklerini ifade ederek, bunu keyfi şekilde bozanlara, bozma girişiminde olanlara karşı da sağduyulu, onurlu, gerektiğinde de en sert tepkiyi koymaktan kaçınmayacaklarını söyledi. Dünya üzerindeki hiç bir ülkeye husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını vurgulayan Erdoğan, her zaman düşman üretmek yerine dost kazanmak anlayışıyla, "yurtta sulh, cihada sulh" idealiyle hareket edildiğini söyledi.
 

"Adam sende geç git diyemezsiniz"

"Ortadoğu'daki yangına sırtınızı dönemezsiniz, Ortadoğu yanarken siz kendinize yalıtılmış bir dünya inşa edemezsiniz, Ortadoğu'daki yangına, çatışmaya, hukuksuzluğa, katliamlara 'adam sende geç git' diyemezsiniz. Biz Ortadoğu'da barış istiyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, bunu tüm Ortadoğu halkları olduğu kadar Türkiye, Avrupa, küresel barış için istediklerini söyledi.

Erdoğan, "Eğer Gazze için sesimizi yükseltiyorsak, eğer Kudüs için yüreğimizi ortaya koyuyorsak bu bir eksen kaymasının, bir politika değişikliğinin, bir düşman üretme gayesinin neticesi asla değildir. Bu hukukun egemen olması, adaletin egemen olması, bölgeye barışın gelmesi, akan kanın, akan gözyaşının dindirilmesi içindir. Ne şöhret peşindeyiz ne de rol kapmanın mücadelesi içindeyiz. Biz sadece insanlık, vicdan, hukuk, hak adalet diyoruz" diye konuştu.
 

"İsrail hükümetinin kendini check etmesi lazım"

İsrail Filistin görüşmelerine ara buluculuk yaparken, barışı desteklerken, bölgenin istikrarı adına, bölge halklarının refahı adına bunu yaptıklarını dile getiren Erdoğan, "İsrail'in bölgede en önemli dostunu kaybetmek üzere bu anlayışla, bu kafa yapısıyla giderse. Onun için İsrail hükümetinin kendini check etmesi lazım. Biz ne yapıyoruz demesi lazım. Bugün bizim yaptığımız sadece bu dostluğu koruyabilme gayretiydi ama İsrail hükümeti bunun farkında olmadı ve tarihi bir yanlışı yaptı. Bunu sadece Türkiye'ye karşı yapmadı. 32 ülkenin insanına karşı yaptı. Bu gemilerde silah yoktu, bu gemilerde sadece insani yardımlar vardı" dedi.
 

"Türkiye kabile devleti değil"

Erdoğan, İran'ın nükleer çalışmalarına bölgenin ve dünyanın güvenliği adına Brezilya ile birlikte inisiyatif alındığını anımsatarak, içeride ve dışarıda bunu karartmak isteyenlerin olduğunu söyledi. Türkiye'nin uluslararası bir rol oynadığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin sıradan bir ülke ve kabile devleti olmadığını söyledi. Erdoğan, "Gücümüzün farkında olalım. Kendi kendimize yetmesini bilelim. Bunu başarıyoruz" dedi.

Nükleer programla ilgili adımların yazılan mektuplar çerçevesinde atıldığını belirten Erdoğan, "Ama onlar zannettiler ki burada netice nasıl olsa alınamaz biz bu mektubu yazalım. Dostlar alışverişte görsün. Ama gerçekleştikten sonra bu defa 'acaba şöyle mi böyle mi' demeye başladı. Biz yola çıktık. Şu anda oraya atılan imzaların sahipleri olarak 10 maddeyi takip ediyoruz. İran sözünde durdukça biz de o imzaların arkasındayız ama uluslararası camianın da sözünün arkasında durmasını istiyoruz" diye konuştu.

 

'Recep Bey'le ilk karşılaşma

CHP Kurultayı’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Recep Bey” diye seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuşmanın ardından ilk kez Erdoğan ile biraraya geldi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 17. Olağan Genel Kurulu’na katılan ikili birbirinin elini sıktı.