İstanbul Barosu’ndan sert açıklama: FETÖ zamanındaki benzer kaygıları taşıyoruz

İstanbul Barosu, Odatv soruşturmasına dair yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet tarihimizin en ağır yargı krizini yaşamakta olduğumuza dikkat çekiyoruz” dedi. Baro, yaşananların FETÖ kumpaslarını hatırlattığına dikkat çekti.

07 Mart 2020 Cumartesi, 14:22
İstanbul Barosu’ndan sert açıklama: FETÖ zamanındaki benzer kaygıları taşıyoruz
Abone Ol google-news

İstanbul Barosu, Odatv tutuklamaları ve erişime engelleme kararlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Cumhuriyet tarihinin en büyük yargı krizinin yaşandığının belirtildiği açıklamada, "Yargının FETÖ’ye teslim edilmesi aşamasında yaptığımız işler ve gördüğümüz işlev nedeniyle yargılanmıştık. Bu deneyimden hareketle şimdi benzer kaygıları taşıdığımızı tarihe not düşüyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Baronun açıklamasında tutuklamalara gerekçe gösterilen MİT yasasının ihlali iddiasının da tutuklamalarla bağdaşmadığı kanısı dile getirildi ve "Gizliliği koruması gereken kamu gücünün, bu gücünü gösterememesi karşısında, basının taşıması gereken duyarlılık, gizliliğin afişe edilmesine kadardır" denildi.

TBMM kürsüsünde yapılan konuşma ile gizliliğin ortadan kalktığının, artık bir yasa ihlalinden söz edilmesine olanak olmadığının vurgulandığı açıklamada, “Daha açık deyişle, hukuk devletinde “normlar hiyerarşisi” olarak belirlenen kurallar bütünü, gelinen aşamada ifade özgürlüğünü önceleyecektir. Yargı da bu ifade özgürlüğünün güvencesi olmalıdır.” ifadeleri kullanıldı.

“FETÖ ZAMANINDAKİ BENZER KAYGILARI TAŞIYORUZ”

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

İstanbul Barosu olarak yargıyla ilgili değerlendirmelerimizi benzer tümcelerle geçmişte de yapmıştık. Yargının FETÖ’ye teslim edilmesi aşamasında yaptığımız işler ve gördüğümüz işlev nedeniyle yargılanmıştık. Bu deneyimden hareketle şimdi benzer kaygıları taşıdığımızı tarihe not düşüyoruz. Yargı bağımsızlığının toplumun onurlu yaşamasının ve hukuk devletinin koşulu olduğunu haykırıyoruz. Buradan çıkış için “erk kavgasına” değil, yapısal değerde reforma ihtiyacımız vardır. Yargıcı bağımsız ve tarafsız kılmadan, ona güvence vermeden atılacak hiçbir adımın adı reform olmayacaktır.

Bu ülkenin yargı tarihini yazan avukatlar olarak, Cumhuriyet tarihimizin en ağır yargı krizini yaşamakta olduğumuza dikkat çekiyoruz. Yürütmenin baskısı altındaki yargının, hukuk devleti ideali ile ilgisi olamaz. Bu baskıyı yok etmeden atılacak hiçbir adımın adı reform olmayacaktır.