J.K. Rowling yeni romanını anlattı: Gerçekte yaşamış iki katilin hayatına dayanıyor

J.K. Rowling, yeni Strike romanında seri katil ve tartışmalı bir karakter olan Dennis Creed'in gerçekte yaşamış iki katile dayandığını söyledi.

20 Eylül 2020 Pazar, 11:07
J.K. Rowling yeni romanını anlattı: Gerçekte yaşamış iki katilin hayatına dayanıyor
Abone Ol google-news

Creed, kadın kurbanlarını kaçırmadan önce onları kandırmak için kadın kıyafetleri giyme ve peruk takma alışkanlığı nedeniyle tartışmalara neden oldu.

Karakter bu hafta yayımlanan Troubled Blood kitabında görünüyor. Kitapta, özel dedektifler Cormoran Strike ve Robin Ellacott onlarca yıl önce ortadan kaybolan bir kadın pratisyen hekim vakasını araştırıyor.

Karakterle ilgili bir dizi gözlem ve eleştiri yapan The Telegraph'taki incelemenin ardından birçok trans hakları destekçisi kitap serisini Robert Galbraith müstear ismiyle yayımlayan Rowling'i kınadı.

Rowling transseksüel hakları konusundaki yorumları nedeniyle birçok kez tartışmaya yol açmıştı. Yazar kendisine yönelik transfobi iddialarını reddediyor.

Galbraith'in internet sitesinde yer alan gönderide Rowling, Creed için "genel olarak gerçekte yaşamış iki katile, Jerry Brudos ve Russell Williams'a dayanıyor, her ikisi de kurbanlarından hatıralar toplayan usta manipülatörlerdi" ifadelerini kullandı.

Medyada “Şehvet Katili” diye bilinen Brudos, 60'larda Oregon'da dört kadını öldürmüştü. Genç bir erkek olan Brudos komşularından kadın iç çamaşırları çalardı ve kadın ayakkabısı fetişi olduğu aktarılmıştı.

Ayrıca kurbanlarından biri olan Karen Sprinker'ı kaçırdığı garajda "kadın kıyafetleri giymiş iri bir adam" olduğuna dair haberler de yapılmıştı.

Brudos, Netflix orijinal dizisi Mindhunter'ın 7. ve 8. bölümlerinde yer almış ve katili aktör Happy Anderson canlandırmıştı.

Aktör Ted Levine de Kuzuların Sessizliği'deki (The Silence of the Lambs) performansını kısmen Brudos'a dayandırmıştı.

Williams ise 2010'da iki kadını öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Kadınlara ve kız çocuklarına ait yüzlerce iç çamaşırı çaldığı 82 haneye tecavüz vakası da dahil olmak üzere bir dizi suçlamayı kabul etmişti.

Aynı gönderide Rowling, romanda “değişim, kayıp ve yokluğun muhtemelen en büyük temalar olduğunu” söyledi.

Rowling, "Dedektiflik bürosu çözülmemiş bir vakayı araştırıyor: Strike'ın doğum yılı olan 1974'te kadın bir doktorun gizemli biçimde ortadan kaybolması" diye yazdı.

Feminizmin değişen yüzü ve kadınlığın idealleri ve klişeleri de karakter kadrosu aracılığıyla inceleniyor.

Rowling'i çevreleyen son tartışmalara cevaben bağımsız bir Avustralyalı kitabevi artık stokunda Rowling'in çalışmalarına yer vermeyeceğini söyledi.

Kaynak: Independent Türkçe