‘Kendi ayıbınızı çekiyorsunuz’

700’üncü haftadan bu yana Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapmasına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği’nin( İHD) bulunduğu Çukurluçeşme Sokağı’nda basın açıklamasını yaptı. Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, polislerin çekim yapmasına tepki göstererek, “Siz kendi ayıbınızı çekiyorsunuz. Saraylara sığmayanlar bizi buraya sığdırmaya çalışıyor” dedi.

27 Ekim 2018 Cumartesi, 13:38
Abone Ol google-news

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’ndaki 709. buluşmasını polisin engellenmesi sonucu İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirildi. Eyleme HDP Milletvekili Zeynel Özen de katıldı. Kaybedilen Hüseyin Toraman’ın akıbetinin sorulduğu eylemde basın açıklamasını okuyan kayıp yakını İkbal Eren, devletlerin yaşam hakkını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı. Türkiye’de ise yüzlerce gözaltında kayıp olduğunu anımsatan Eren, Galatasaray’ın engellenmesinin suç olduğunu kaydetti. 24 yaşındaki Hüseyin Toraman hakkında 1 Mayıs için bildiri hazırlama suçlamasıyla arama kararı olduğunu aktaran Eren, “27 Ekim 1991 sabahı İstanbul’daki evinin önünden silahlı, telsizli, sivil giyimli kişiler tarafından Beyaz Toros’a zorla bindirilerek kaçırıldı. Olay mahallelinin, esnafların ve evin penceresindeki Hüseyin’in eşinin gözü önünde gerçekleşti” dedi. Eren şöyle devam etti: “İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’la görüşen aileye Ağar, ‘Oğlunuz emniyettedir, merak etmeyin, evinize gidin’ dedi. Olaya müdahale etmeyen karakol amirinin, Hüseyin’i kaçıranların da polis olduğu yönündeki açıklamasını içeren ses kaydını İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e veren baba Ali Rıza Toraman’a Sezgin, ‘Gözaltında olduğuna ve sorgulandığına ilişkin bir husus yoktur’ dedi.” Oğlunun bulunması için dönemin Başbakan’ı Süleyman Demirel’le görüşen Hatice Toraman’a Demirel: “Oğlun cebimde mi ki çıkarıp vereyim” dediğini aktaran Eren, açılan soruşturmaların bir sonuca ulaşmadan “zaman aşımı süresi dolduğundan soruşturmaya yer olmadığı” kararı ile kapatıldığını aktardı.

‘İşte diktatörlük budur’

Hüseyin Toraman’ın annesi Hatice Toraman ise, “Devletin bize yaptığı bu acıyı halka anlatıyorsunuz. Devlet benim oğlumu kaybetti dediklerinde inanmıyorlar. Ben de inanmamıştım. Sanki sadece benim başıma geldiğini sanmıştım. Ama değilmiş. Ben susmadım susmayacağım. Her şeyi anlattım. Öfkem ve kinim bitmiyor. 27 senedir gözümün yaşı kurumadı, kurumayacak. 24 yaşında bir gençti. Marmara Üniversitesini bitirmişti, öğretmendi. Bir karıncayı bile incitmemişti. Sadece sol görüşlüydü. Türkiye’de insan hakları mı var? Burada baskı, zulüm var. Ağzını açma işkenceye uğruyorsun. İşte diktatörlük budur. 15 ülkeye gittim böyle bir şey görmedim. Burada insan hakları yok. Ben ölene kadar öfkem, kinim bitmeyecek. Bizim derdimiz çocuklarımızı aramak, akıbetini bulmak. Taht da onun olsun köşte biz çocuklarımızı istiyoruz. Katilleri yargılasın. Böyle bir kanun olmaz” diye konuştu. Kaybedilen Hüsamettin Yaman’ın kardeşi Feyyaz Yaman ise şöyle konuştu: “Bir devlet terörü ile karşı karşıyayız. Galatasaray annelerine Galatasaray’ı kapatan zihniyet haklarımızı gasp ederek kendi şiddetini devam ettiriyor. Biliyoruz ki bunu devam ettirmek bizim adalet arayışımızı engelleyemez. Galatasaray meydanı devlet suçlarının hafıza medyanı, bellek meydanı dır. O meydan kayıplarımızın mezar yeridir. Doğru bir toplum, medeni bir toplum kurmak için kayıplarlarımızla yüzleşmek zorunludur. Galasaray anneleri bundan vazgeçmeyecek” dedi.