Kılıçdaroğlu’ndan Adana ve Hatay Sürprizi

Kılıçdaroğlu, Washington yolunda Erdoğan-Cemaat çatışmasını değerlendirdi.

02 Aralık 2013 Pazartesi, 04:40
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dört günlük ABD seyahatinin başlangıcında dış politikaya ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin üyesi olmak istediği AB’yi “dış dünya” olarak görmediklerini vurgulayan CHP lideri, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne girme isteğini de “Çağdaş dünyadan kopup otoriter bir oluşum içinde olunmasına karşıyız” diye değerlendirdi. Başta Suriye, Irak ve Mısır olmak üzere CHP’nin AKP’den farklı yaklaşımlarının dış dünyada dikkat çektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Biz komşularla barış içinde, içişlerine müdahale etmeden yaşamak istiyoruz. Biz olsak Suriye’de bu tabloya izin vermezdik” dedi. CHP lideri uçakta gazetecilerin sorularına şu yanıtları verdi:

Utku Çakır Özer'in yazısı için Tıklayınız ADANA VE HATAY SÜRPRİZİ

‘Davet Kongre’den’

ABD gezinizde hangi mesajları vereceksiniz?

Biz daha önce pek çok yere gittik. Kongre’den ve üç düşünce kuruluşundan davet gelince “olur” dedik. Üç farklı yerde üç farklı konuda konuşacağım. Biri ekonomi, biri dış politika ve üniversitede de Gezi Parkı ağırlıklı konuşacağım. CHP’yi merak ediyorlar.

Sizinle ilgili neyi merak ediyorlar?

CHP nasıl bir parti? Ekonomi politikası, dış politikası ne? Yönetimle ilgili düşüncesi, kuralları ne? Doğrudan doğruya Genel Başkan’ın ağzından CHP politikalarını anlatmak en doğrusu diye düşündük. Bu çerçevede kendimizi anlatacağız. ‘Gezi prestij getirdi’

Gezi Türkiye’nin prestijini nasıl etkiledi?

Gezi’nin, Türkiye’nin prestijini yükselten bir olay olduğu kesin. Gençlerin, özgürlük ve demokrasi talebini bütün dünyaya duyuran bir eylem. Biz baştan böyle söylüyorduk, AKP inkâr ediyordu. Ama her ABD’yi ziyaret edip Türkiye’ye dönen, “Gezicilerle onur duyduklarını” ifade ettiler. Demek ki Gezi bu kadar önemli.

‘AKP’den farkımız dikkat çekti’

CHP’ye ABD’den davetin gelmesini neye bağlıyorsunuz?

AKP’nin izlediği politikaların çağdaş dünyayı rahatsız ettiğini hepimiz biliyoruz. Pek çok ülke iktidarın bu baskıcı yönünü görüyor. İktidarın  özgürlükleri, demokrasiyi savunan, bireysel hak ve özgürlükleri genişletmeye çalışan başka bir siyasal oluşum var mı? Bu soru akla geliyor. Herhalde CHP’ye ilgi duyulması biraz da bu nedenden. Sadece Gezi olayları değil, Suriye politikası, Mısır, Irak politikası konusunda da iktidardan farklı bir politika izledik. Bu da eminim pek çok ülkenin dikkatini çekmiştir. ‘AB dış dünya değil’

Başbakan “CHP ülkeyi şikâyet ediyor” eleştirisi yapıyor?

Mısır’a, Irak’a, Suriye’ye, Çin’e gittik, hiçbir zaman iktidarı eleştirmedik oralarda. Ama Brüksel farklı. O alanın içine girmek istiyoruz. Bizim
için İlerleme Raporları yazıyorlar. AB, bizim için dış dünya değil. 

Obama’nın danışmanı ile bir görüşmeniz var, ne söyleyeceksiniz?

Bizden çok onların bizden ne öğrenmek istediği önemli.

CHP’de ABD karşıtlığı var mı?

Hayır. Hiçbir ülkeye karşı özel bir karşıtlığımız yok. Biz tüm ülkelerin karşılıklı saygı içinde ve eşitlik anlayışıyla bir arada olmasından yanayız. ABD hangi cepheden bakarsanız bakın dünyanın en etkili gücü. Onun Kongresi’nin, ana muhalefet liderini davet etmesi, dinlemesi, sorular sorması gayet doğaldır. Sonuçta düşünce kuruluşlarının bu konuda merak içinde olmaları da bizim açımızdan olumlu bir gelişmedir. ‘Obama ile hikâyemiz benzeşebilir’

Başkan Obama ile bir empati kurabiliyor musunuz?

Hayat hikâyemiz benzeşebilir. Ben sıradan, halktan birisiyim. Aristokrat bir aileden gelmiyorum. Obama da öyle bir aileden geliyor. İyi bir eğitim almış, kabul etmek lazım. Sonuçta bir kıyaslama yapmak ne kadar doğru olur, onu bilmem ama işin özü şu; siyaseti ahlaki değerler üzerine kurup, ileriye taşıdığımızda bence Türkiye’de görevimizi yapmış oluruz. 20 yıl önce deseler ki siyahi bir başkan olacak, herhalde kimse inanmazdı. Bugün geldiğimiz noktada ABD toplumu onu aştı. Güzel bir şey. Türkiye de bunu aşmak zorunda.

Aynı dokudan geliyoruz denebilir mi?

Evet öyle.

Cumhurbaşkanlığı adaylığınızla ilgili Washington kaynaklı bir haber çıkmıştı?

Ben de gazeteden okudum. Okuyunca şaşırdım. Şimdi sorarım Tolga (Tanış) Bey’e, “Ya Allah aşkına nereden aldın bu haberi, kaynağı
nedir?” diye... ‘Şanghay Beşlisi otoriter oluşum’

AB yerine Şanghay Beşlisi’ne girme gibi yeni arayışları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğru değil. AB, NATO, AGİT pek çok uluslararası kuruluşun içerisindeyiz. Çağdaş dünyadan kopup, daha otoriter bir yönetimin veya oluşumun içinde olmasını kabul etmiyoruz. Doğru da bulmuyoruz. Dolayısıyla Şanghay Beşlisi bizim dışımızda bir oluşum.

‘Suriye’de bu tabloya izin vermezdik’

Suriye’deki gelişmeler ve PYD’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir diyalogları var zaten. Şimdi koptu. Biz iktidarda olsaydık zaten böyle bir tabloya izin vermezdik. Suriye’de bu olaylar olmazdı zaten. Ne radikal grupları Suriye’den Türkiye’ye çağrılıp silah verildiği, gönderildiği, silahlı kampların oluşturulması bunların hiçbirisi olmazdı. Türkiye’nin Suriye politikası bunu ortaya çıkardı. İlk kez bizim başbakanımız Suriye’nin kuzeyi diye bir deyim kullandı. Daha PYD ortaya çıkmadan. Şimdi gelinen noktada orada özel bir Kürt yapılanması var. Önce uzlaşmak istediler, o gerçekleşmedi. Duvar örmek istediler. Onu eleştirdik. Doğru değil, dedik.

‘Bu da bir 28 Şubat’

MGK’nin Gülen’i bitirme kararı hakkında ‘Ergenekon çöktü’ dediniz.

Evet, Ergenekon da Balyoz da çöktü. 

Bu da bir cins 28 Şubat mı?

Evet, öyle.

Başbakan yargılansın mı diyorsunuz?

Hayır, tabii ki öyle demiyoruz.

Ergenekon, Balyoz davaları çöktü, onun için o ifadeyi kullandım. Yoksa yargılansın anlamında kullanmadım. Sonuçta biz ayrıntıları bilmiyoruz.

Bu kavga nereye kadar gider?

Daha çok belge çıkar. Bu kavganın nereye gideceğini kimse bilmiyor.