Kirli Üçgen: Siyaset - Mafya - Ticaret, ‘Makbul’ mafyadan ‘mafya bozuntusuna’

'Kirli Üçgen' yazı dizinin on ikinci ve son sayısında, açıklamalarıyla Türkiye gündemini uzun süredir sarsan organize suç örgütü lideri Sedat Peker ele alındı.

04 Haziran 2021 Cuma, 04:00
Kirli Üçgen: Siyaset - Mafya - Ticaret, ‘Makbul’ mafyadan ‘mafya bozuntusuna’
Abone Ol google-news

Yazı dizinin bir önceki sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Organize suç örgütü kurmak suçlamasıyla hakkında gözaltı kararı bulunan ve yurtdışında olan Sedat Peker, son dönemde YouTube üzerinden yayımladığı videolarda ortaya attığı iddialarla gündeme geldi. Peker, yayımladığı videolarda birçok isim hakkında farklı iddialar dile getiriyor. Videolarda ismi geçenlerin hepsi hakkındaki iddiaları reddetti. Peker’in, Ergenekon Davası’ndan, AKP’ye oy toplamak için seçim mitingleri düzenlemekten, gençlik teşkilatı ile gazete basmaya birçok olaya ismi karıştı. AKP’nin 2020 yılına kadar badigartlığını yapan, AKP’ye muhalif herkesi tehdit etmesiyle ara ara gündeme gelen Peker, geçen yıl AKP ile ilişkisinin bozulmasının ardından yurdışına kaçtı. Dün kol kola fotoğraf çektirip Peker’in sırtını sıvazlayanlar bugün o fotoğrafları panikle sildi, yarın yine Peker’in sırtını sıvazlar mı bilinmez ama yazı dizimizin son günü Kirli Üçgen: Siyaset - Mafya - Ticaret ilişkisini yansıtan Peker’i ele aldık. 

Organize suç örgütü lideri olduğu suçlamasıyla evi basılan ve hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarılan Sedat Peker’in “makbul mafyadan” “mafya bozuntusuna” uzanan hikayesi. 

ADI 90’LARDA DUYULDU 

Peker, Kafkas asıllı bir ailenin oğlu olarak 26 Haziran 1971’de Adapazarı, Sakarya’da dünyaya geldi. Ailesi, 93 Harbi’nde Rusların Kafkaslar’da tam hâkimiyet sağlaması ve yerli halka göç etmeleri için baskı yapması üzerine önce Batum’a, sonra Anadolu topraklarına göç etmek zorunda kalmıştır. Anadolu üzerinden önce Rize’ye, sonra Adapazarı’na göçmüş ailesinin başta Rize ve Trabzon olmak üzere Elazığ, Erzurum ve Artvin’de akrabaları bulunur.

Peker’in adı ülkücü mafya lideri olarak ilk faili meçhul cinayetler ve Susurluk skandalıyla anılan 90’larda duyuldu. Peker bu yıllarda yasadışı suç örgütü kurmakla yargılanması ve iki cinayet dosyasına adının karışmasıyla ismini duyurmaya başladı. 1997’de Rize’de “kaçakçı” Abdullah Topçu’yu öldürmek suçundan yargılandı, serbest bırakıldı. Ancak kendisine yakın iki kişi Topçu’yu öldürmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 1998’de Allah dövmesi yaptırdığı için öldürülen barmen Oğuz Atak’ın cinayetini azmettirmekle suçlandı.

Çeşitli suçlardan aranırken kaçtığı Romanya’da teslim olan Peker, 19 Ağustos 1998’de Türkiye’ye getirildi. “Suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüte üye olmak” suçundan 8 ay 29 gün tutuklu kaldı.

KELEBEK OPERASYONU

Peker’e yönelik en büyük operasyon “Kelebek” adıyla 2004’te yapıldı. 70 kişinin şüpheli olduğu iddianamede adam dövme kaçırma, tehdit ve adam öldürmeye azmettirme iddiaları örgütün eylemleri arasında sıralandı. MHP eski İl Başkanı Ferudun Öncel’in de tutuklu yargılandığı dava 2007’de sonuçlandı. Peker, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “hürriyetinden yoksun bırakmak” ve “evrakta sahtecilik” gibi suçlardan dolayı toplam 14 yıl, 5 ay, 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. 

ERGENEKON SÜRECİ

Peker, AKP-Cemaat ortaklığıyla düzenlenen Ergenekon operasyonlarını meşrulaştırmak için listeye eklenen bazı isimlerden biriydi. Ergenekon davasında “silahlı terör örgütü kurma” suçuyla yargılandı. Peker kumpas davasına dahil edilişini şu sözlerle anlatacaktı: “2004’ten bugüne kadar hiçbir ilişkim olmamış bu örgütle. Yargılanıyorum ama örgütten kimse ile görüşmemişim. Telefon etmemişler, beni aramamışlar. Ziyaret etmemişler. Mektup yazmamışlar. Nasıl vefasız bir örgütmüş anlamadım.” 5 Ağustos 2013’te karara bağlanan davada Peker’e 10 yıl hapis cezası verildi. Cemaat-AKP kavgası Peker’in imdadına yetişti ve 10 Mart 2014 tarihinde özel yetkili mahkemelerin kararlarına ilişkin yasa değişikliği ve tutukluluk süresi beş yılı aştığı için tahliye edildi.

AKP İLE YAKINLAŞMA

Peker, tahliye olmasının ardından dönemin AKP’li Başbakanı Erdoğan’a övgüler dizmeye başlamasıyla yakınlaşmanın sinyallerini vermeye başlamıştı. Hatta, ancak aradan yedi yıl geçtikten sonra öğrenebileceğimiz üzere, eski AKP’li vekil Feyzi İşbaşaran’ı karakolda avukatına dövdüren Peker, işi AKP için oy istemeye, açıkça silahlanma çağrısı yapmaya kadar vardıracaktı.

AKADEMİSYENLERE TEHDİT

10 Ekim katliamından bir gün önce, 9 Ekim 2015’te Rize’de düzenlediği “Teröre hayır” mitinginde, 1 Kasım seçimleri için AKP’ye oy istemekten geri durmayacaktı.

Şüphesiz Peker’i hafızamıza kazıyan olaylardan biri Barış Bildirisi imzacısı akademisyenler için “oluk oluk kanlarını akıtıp duş alacağız” tehdidi oldu.

Bu sözleri nedeniyle yargılanan Peker, daha sonra beraat etti. Tıpkı 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde “Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız bayrak direklerine” sözlerinden beraat alması gibi. Peker AKP’ye destekte bunlarla da sınırlı kalmadı. 2015’te oy vermek için girdiği kabinde yasak olmasına rağmen AKP’yi işaretlediği oy pusulasının resmini de paylaştı.

ÖDÜLLER: O ARTIK BİR ‘HAYIRSEVER’

Peker, AKP ile yakınlaşmasının karşılığında “en hayırsever işadamı” ödüllerine boğuldu. Ödülü verenler arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı dahi bulunuyordu. Şu an Saray’da  danışmanlık görevini yürüten Yalçın Topbaş’ın başında olduğu bakanlığın öncülüğünde Kasım 2015’te Dünya Karapapak Türkleri 1. Kurultayı ve Kültür Etkinlikleri’’nde “Türklük Hakanı” unvanı verildi. Peker’e verilen yalnızca ödüller de değildi. AKP döneminde çok sayıda polis koruması da sağlanacaktı. Ne olduysa oldu, AKP döneminde parlayan yıldız gibi yükselen Sedat Peker, bir diğer suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın tahliyesinden kısa bir süre önce Ocak 2020’de “üniversite eğitimi almak üzere” Karadağ’a kaçtı. 

Nisan 2021’de Sedat Peker ve adamlarına yönelik operasyon düzenlendi. Peker’in İstanbul’daki villasını polis bastı.

Peker, 18 Ocak 2021’de Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentinde ikameti kötüye kullanmak nedeniyle tutuklandı ve Kosova üzerinden Türkiye’ye sınır dışı edildi. Ancak Türkiye’ye gelmeyip önce Fas’a sonra Dubai’ye kaçtı. Peker 2 Mayıs 2021 açıklamalarında sınır dışı edilmediğini, vize süresi dolduğu için Balkan ülkelerini terk ettiğini söyledi. 9 Nisan 2021 tarihinde İstanbul’da Sedat Peker ve suç örgütüne yönelik beş ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul’un yanı sıra Ankara, Kocaeli, Trabzon ve Hatay’da düzenlenen operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı fakat Sedat Peker’in yurtdışında bulunduğu ifade edildi. Operasyon kapsamında Sedat Peker’in eşinin ve çocuklarının yaşadığı Beykoz’daki villasında polis ekipleri arama başlattı. Avukatı, yaptığı açıklamada Sedat Peker’in bir buçuk yıldan beri yurt dışında olduğunu belirtti. 9 Mayıs 2021 tarihinde Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası başlattığı video serisinin 8’incisini yayımlayarak Dubai’de bulunduğunu ifşa etti ve Türkiye’ye dönmeyeceğini söyledi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “Reis Sedat Peker hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında başsavcılığımızın talebi doğrultusunda Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararıyla yakalama emri düzenlendi” denildi. Açıklamada, Sedat Peker ilgili yakalama kararında geçen “Reis Sedat Peker” isminin Merkezi Nüfus İdare Sistemi üzerinden alındığı, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir ilave yapılmadığı da belirtildi. 

- SON -


SEDAT PEKER NE DEDİ?

Şimdiye kadar 8 video yayımlayan Peker’in hedefinde Süleyman Soylu, Mehmet Ağar ve “Pelikancılar” diyerek işaret ettiği Serhat Albayrak vardı. İşte Peker’in iddialarından öne çıkanlar:

  • Mübariz Mansimov’a ait olan Yalıkavak Yat Limanı’na Ağar tarafından el konulduğunu ve burada yatlarla kokain ticareti yapıldığını iddia etti.
  • Süleyman Soylu’nun kendisine koruma polisleri sağladığını öne sürdü.
  • Elazığ’da 2019’da evinde ölü bulunan Kazakistan uyruklu üniversite öğrencisi Yeldana Kaharman’ın Mehmet Ağar’ın oğlu, AKP milletvekili Tolga Ağar’ın tecavüzüne uğradığını iddia etti. Peker, Yeldana’nın şüpheli ölümünde de yine Ağar’ı işaret etti.
  • Eski AKP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ı cumhurbaşkanına hakaretten gözaltına alındığı sırada karakolda dövdürttüğünü öne sürdü.
  • Hürriyet gazetesine AKP Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahim Boynukalın liderliğinde yapılan saldırıyı  AKP’li bir milletvekilinin isteği üzerine organize ettiğini iddia etti.
  • Bakan Soylu’nun oğlu Engin Soylu’nun Yeniköy Motors’un sahibi Nevzat Kaya’ya 5 milyon dolar karşılığı kendisini uyuşturucu operasyonu dosyasından çıkarmayı teklif ettiğini öne sürdü.
  • Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın dahliyle yeni uyuşturucu rotası kurulmasına, Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı “faili meçhul” cinayetleri ile Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in bağına, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun mevcut ilişkilerine dair çarpıcı iddialarda bulundu. Peker, kendi geçmişinden bir itirafta daha bulunarak 90’larda Korkut Eken ve Mehmet Ağar ile birlikte çalıştığını, kendisinden Kutlu Adalı’nın öldürülmesini istediğini de öne sürdü.
  • Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine, TIR’larla gönderdiği askeri teçhizat ve silahlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Peker, bu işlemin TSK’den “irticai faaliyetler” nedeniyle atılan askerlerin öncülüğüne kurulan SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş) tarafından organize edildiğini söyledi. Gönderilen silahların El Nusra’ya gittiğini söyleyen Peker, “Benim üzerimden gidiyor ama ben yollamadım. SADAT’çılar yolladı” dedi.