Koç'tan Tayyar'a yanıt

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, teröristlerce kaçırılan Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün bugün serbest bırakılacağı iddialarına ilişkin, ''Sayın Vali ile bölgedeki arkadaşlarımız görüştüler henüz bu konuda doğrulanmış bir haber söz konusu değil'' dedi.

13 Ağustos 2012 Pazartesi, 11:38
Abone Ol google-news

CHP MYK Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Koç, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında gazetecilere MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin Hüseyin Aygün'ün serbest bırakılacağına yönelik bazı iddiaların olduğunu hatırlatarak değerlendirmesini sorması üzerine Koç, kendilerinin de söz konusu duyumlar üzerine araştırma yaptıklarını belirtti.

''Sayın Vali ile bölgedeki arkadaşlarımız görüştüler henüz bu konuda doğrulanmış bir haber söz konusu değil'' diyen Koç, sadece Aygün'ün değil terör örgütünün elindeki diğer sivil vatandaşların ve kamu görevlilerinin de rehinelikten kurtulması gerektiğini söyledi.
''Asıl hedefin Selvi Kılıçdaroğlu olduğuna'' yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine Koç, ''Sayın bayan Kılıçdaroğlu, babasının ölüm yıl dönümünde mezarının başında onu anmak için memleketindeydi. Daha sonra salimen Ankara'ya döndü. Böyle bir süreç bize intikal etmedi. Bazı gazetelerde, köşe yazılarında konu edilmiş vaziyette ama bizim böyle bir olayla doğrudan bilgilendirmemiz yok'' diye konuştu.

''Twitter çıktı mertlik bozuldu''


Aygün'ün kaçırılmasına yönelik AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yazdığı yorumlarına yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine Koç, ''Twitter çıktı mertlik bozuldu. Twitter'dan iki satır yazacağına mert olan çıkar ortada söyler bunu, alır cevabını. Paraşütle milletvekili olanların kamuoyu duyarlılıklarını nasıl sömürdükleri ortada. Sayın Tayyar herhalde Ergenekon avukatlığından başka şimdi de komplo teorileri uzmanlığına soyundu. Kendi ayıbıyla baş başa bırakıyoruz'' yanıtını verdi.

Aygün'ün kaçırılma nedeninin ne olabileceğine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine Koç, şunları kaydetti:

''Sonuçta bir seçilmiş milletvekili ve ülkede 'her şey kontrolümüz altında' diyen bir iktidarın yaşanan olayları küçültme gayretinde olan, meşru zeminde tartışmaktan kaçan bir iktidarın güç kullanma döneminde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kendi seçim bölgesinde bir milletvekili silahlı militanlar tarafından alıkonuldu. Bu Hüseyin Aygün de olabilir, başka bir milletvekili de olabilirdi. Yani Hüseyin Aygün özelinde her hangi bir ilişki kurmuyorum sadece bir milletvekilinin kaçırılması Türk siyasetinde ilk defa oluyor terör hareketlerinde muhatap olduğumuz süre boyunca.''

 ''Sayın Başbakan gecikerek bu aramayı yaptı''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu telefonla aramasına yönelik soruya da Koç, şu yanıtı verdi:
''Yeni aradı, saat 12.00-12.30 civarında Sayın Başbakan aradı. Geçmiş olsun dileklerini iletti. Konuyla ilgili, hükümetle, ilgili bakanlarla sürecin üzerinde olduklarını belirtmiş. Biraz geciken bir açıklama. Keşke kamuoyuna bu duyarlığı ifade ettikten sonra Sayın Başbakan, dün akşam 18.00-18.30'da oluşan olaydan sonra Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın TBMM Başkanı, Sayın Genelkurmay Başkanı aramışlardı, Sayın Başbakan da saat 12.00'de gecikerek bu aramayı yaptı.''

BDP'nin konuya ilişkin açıklamasının sorulması üzerine de Koç, ''Bir samimiyet testinden geçiyoruz. Açıklamalarla etkin olabildikleri alanlardaki eylemlerin birbirini tutması gerekir'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun olaya ilişkin tepkisinin sorulmasına da Koç, ''Bu kadar çok olağanüstü haberlerle sarsılıyoruz ki artık tepki verme katsayımız da çok farklılık olmuyor'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'de gündemlerin çok çabuk üretildiğini ve tüketildiğine dikkati çeken Koç, ''Bir milletvekilin de bu şekilde bir terör eyleminin öznesi haline getirilmesi Sayın Kılıçdaroğlu'nu da, bu ülkede demokrasiye inanan, huzura inanan, birliğe ve kardeşliğe inanan herkes gibi onu da son derece şaşırttı, bizleri olduğu gibi'' dedi.
Başbakan'ın katıldığı bir iftar yemeğinde, bir köşe yazarına yönelik eleştiriler yaptığını anımsatan Koç, ''İçinizde daha sonra köşe yazarlığına hevesli olanlar varsa, sayın Başbakan'ın açıklamaları çok önemli. 'Ben iktidarda kaldığım sürece, mutlaka benden güvenilirlik ve benim paralelinde düşünme ve yazma konusunda sertifika almanız gerekiyor', çünkü medya patronlarına, gazete patronlarına son derece kaba bir üslupla 'Bu adama nasıl köşe veriyorsunuz yahu' diye seslenmesi var. Bu da ileri demokrasinin Tayyip Erdoğan vari medya özgürlüğü açıklaması'' ifadesini kullandı.

Hillary Clinton'un İstanbul ziyareti

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un İstanbul ziyaretine de atıfta bulunan Koç, oradan 3 önemli sonuç çıktığını savundu.
Koç, şunları kaydetti:

''Bi defa 'PKK terör örgütüne karşıyız' dedi. Daha önce Irak bağlamında yıllardır söyledikleri akla gelince bunun anlamı şu oluyor, 'PKK'ya biz kol kanat germeye devam edeceğiz' anlamı çıkıyor. Yine açıklamalarda 'Suriye'nin toprak bütünlüğü korunacaktır' açıklaması var. Irak'ta da aynı şarkılar, besteler yapılmıştı. Demek ki Suriye'de Irak benzeri parçalanmaya gidecek. 'Suriye'nin üst bölgelerinde bir Kürt özerk bölgesi kurulmasına izin vermeyeceğiz' diyor. Irak'ta da aynı şarkı söylenmişti Kuzey Irak ortada. Yani Clinton'un söylediklerinden neler olabileceğini dolaylı olarak anlamak mümkün.''
 

MYK Bildirisi

CHP Merkez Yürütme Kurulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde yaptığı toplantı sırasında Hüseyin Aygün'ün kaçırılması konusunda bir açıklama yaptı.
CHP'nin Türkiye'de terörün sona erdirilerek toplumun huzur ve güvenliğe kavuşturulması yolundaki mücadelesini yılmadan, kararlılıkla sürdüreceği belirtilen açıklamada şöyle denildi:
"Tunceli Milletvekilimiz Hüseyin Aygün'ün 12 Ağustos'ta teröristler tarafından kaçırılması, sorunu yeni bir aşamaya taşımıştır. Bu eylem, parlamenter demokrasimizi, onun temel organı olan, halkımızın iradesini temsil eden TBMM'yi ve o iradeyi sorunlarımızın çözümü için tek yol olarak gösteren CHP'yi hedef alan bir meydan okumadır. Bu pervasız saldırı, CHP'nin ve tüm toplumumuzun terörle mücadelesine sadece güç katacak ve kararlılığımızı pekiştirecektir."

Konunun siyasi yönü ve anlamının toplum tarafından en iyi şekilde değerlendirileceği belirtilen CHP MYK açıklamasında, "Ancak hemen belirtelim ki burada öncelik insani kaygılar olup, Hükümete düşen ilk görev Milletvekilimiz Hüseyin Aygün'ü biran önce sağlıklı bir şekilde özgürlüğüne kavuşturmaktır. Hükümet görevini yapmalıdır. Milletvekillerimizden oluşan bir heyetimiz de bölgede olup, CHP gelişmeleri yakından izlemektedir" denildi.

"TBMM'nin toplanmasının teröristlerin amaçlarına hizmet edeceği safsata"

CHP Merkez Yürütme Kurulu, terör odaklarının ilk kez bir milletvekilini kaçırarak eylemlerinde yeni bir cephe açtıklarını belirterek şöyle devam etti:
"Ülke içinde en son Şemdinli ve Foça'daki terör saldırıları, Irak ve Suriye'deki gelişmeler ve uluslararası tasarımlar, Kürt meselesini istismar eden terörün nitelik ve nicelik değiştirmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Terör, artık her zamankinden daha kapsamlı bir şekilde ülkemizin iç ve dış güvenliğini tehdit etmeye başlamıştır. Öte yandan, bölgedeki gelişmeler ve Suriye'nin geleceğine yönelik tasarımlar dikkate alındığında siyasal iktidarın bu gelişmelerin arkasında kaldığı ve bunları yönlendirmek yerine akıntı içinde sürüklendiğini esefle görmekteyiz. Bu olumsuz gidişatın mutlaka durdurulması ulusal güvenliğimiz, birlik ve bütünlüğümüz için şarttır. Daha önce ortaya koyduğumuz gerekçelerle, CHP TBMM'nin olağanüstü toplanabilmesi için bir kez daha tüm milletvekillerimizi genel kurulda görev başına çağırmaktadır. TBMM'nin toplanmasının teröristlerin amaçlarına hizmet edeceği usanç ve utanç verici safsata ve bağnazlığına Hükümet ve yandaşları derhal son vermelidir. Zira halkımız artık sözde kalan birlik ve beraberlik çağrıları duymak değil, TBMM'de fiilen sergilenen birlik ve dayanışmayı görmek, teröre karşı etkin, sürdürülebilir toplumsal bir mutabakat ve strateji oluşturulmasını istemektedir."