Sanığa soru sorup sözle savunma yapmak isteyen avukat salona alınmadı

Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir müvekkilinin duruşmasına katılan avukat Hazal Paçacı’nın sanığa soru sorması ve sözlü savunması engellendi.

30 Aralık 2020 Çarşamba, 06:00
Sanığa soru sorup sözle savunma yapmak isteyen avukat salona alınmadı
Abone Ol google-news

Paçacı’nın usul kurallarını hatırlatması üzerine duruşmaya ara veren mahkeme başkanı, polise talimat vererek avukatı duruşma salonuna almadı. Paçacı sanık avukatı olarak katıldığı duruşmada kendi müvekkiline soru sormasının engellenmesi ve salondan atılması üzerine tutanak tuttu. 

Tutanakta mahkeme başkanı tarafından savunmasının yazılı istendiğini belirten Paçacı sözlü olarak savunmaya devam ettiği için salondan atıldığını dile getirdi. Duruşmaya ara verildiğini ve ara bitmesinin ardından yine salona alınmadığını ifade eden Paçacı, “Beni salona almayan kolluğa talimatın kimden geldiğini sormam üzerine ‘mahkeme başkanından’ yanıtını verdiler” dedi. 

Tutanakta olaya tanık olan üç avukatın imzası bulunuyor. Gazetemize konuşan Paçacı karara tepki göstererek “Savunma makamının bu derece, kanunu, hukuku, okullarda öğrendiğimiz her şeyi, bildiklerimizi yok sayarak yok edilişine çok üzgünüm. Varlığımızı yalnızca bir obje olarak; mahkeme salonlarında, fikirden, kanundan, haktan, adaletten uzak durarak sürdürmemizi isteyen bu zihniyete çok üzgünüm” dedi. 

Paçacı HSK sürecinin İstanbul Barosu tarafından yürütüldüğünü dile getirerek “Üzgünüm ama buna ben şahsım adına, mesleğim adına, değerlerim adına izin vermeyeceğim. Ama tek başıma olmamın bir faydası yok. Belki kendi yürüttüğüm davalarda sesimi çıkarabilirim ta ki mahkeme salonundan polis eşliğiyle atılana kadar. Ama eğer birlik olursak herşey daha farklı olabilir. Belki hepimiz mahkeme salonlarından atılabiliriz ama en azından adaleti o salonda tutabiliriz” dedi.

‘KORKMAYALIM’ ÇAĞRISI

Meslektaşlarına seslenen ve “Siz de sesinizi çıkarın, korkmayın, en fazla mahkeme salonundan atılırız” diyen Paçacı şöyle devam etti: “Korkmayın en fazla müvekkilimiz bizi ‘hâkimle neden tartıştın sussaydın ya’ deyip azledebilir. En fazlası bunlar. Ama biz bunu yapmazsak eğer; bütün bunların zaten hiçbir anlamı kalmaz. Karşısında susabileceğimiz, sinebileceğimiz bir mahkeme bile olmayabilir. Düzene teslim olmak yerine, değiştirmeye çalışalım. Önemli olan sonuç değil, önemli olan çabamız.”