Semaver Kumpanya’dan Kalıpları Yıkan Modern Bir “Cimri”

Moliere’in 1600’lü yıllar burjuva yaşamını ve karikatürize ettiği insan tiplemeleri üzerinden toplumdaki yozlaşmaları hicvettiği eserini Tansu Biçer uyarlayarak Serkan Keskin’e teslim ediyor.

29 Ağustos 2021 Pazar, 10:25
Semaver Kumpanya’dan Kalıpları Yıkan Modern Bir “Cimri”
Abone Ol google-news

Geçtiğimiz günlerde Küçükçiftlik Park’da izleyici ile buluşan, dünya tiyatro tarihinin en çok bilinen ve en çok oynanan oyunlarından biri olan “Cimri” bambaşka bir varyasyonla Semaver Kumpanya tarafından 2016 yılından beri oynamaya devam ediyor. Fransız edebiyatının önemli temsilcilerinden Moliere’in 1600’lü yıllar burjuva yaşamını ve karikatürize ettiği insan tiplemeleri üzerinden toplumdaki yozlaşmaları hicvettiği eserini bu kez Tansu Biçer uyarlayarak Serkan Keskin’e teslim ediyor. Bilgesu Kasapoğlu’nun dramaturgisiyle unutulmayacak bir başarıya imza atan Cimri’de dekor yine Tansu Biçer’e, ışık tasarımı Utku İnan’a, kostüm Bade Yavuz’a, müzikler ise Okan Kaya’ya ait. Oyunda Harpagon’a Serkan Keskin hayat verirken diğer karakterlerde Metin Alpargun, Cansu Saka, Hakan Atalay, Onur Yalçınkaya, Sezin Bozacı, Ezgi Ulusoy Tamer, Onur Şenol, Ahmet Kaynak, Selen Şenay, Uğur Senkeri ve Saniye Samra yer alıyor. Fransız yazar Moliere tarafından 5 perdelik yazılmış oyun ilk kez 1668’de Palais Royal’de oynanmış. Konusu, inanılmaz cimri olan ve paradan başka bir şeye değer vermeyen Harpagon üzerinden 17. yüzyıldaki Parisli bir burjuva ailesinin ve döneminin ahlâk anlayışını komedya çerçevesinde işlenir. Oyunun geçmişten günümüze güncel kalmasının sebebi, toplumsal yozlaşmayı iyi anlatan edebiyat eserlerinden biri olması ve bunu yaparken de esprili öğeler kullanması. Eser, Türkçeye ilk Ahmet Vefik Paşa tarafından “Azarya” adıyla; daha sonra Teodor Kasab tarafından “Pinti Hamit” adıyla çevrildi.

Moliere’in kaleminden çıkan oyun Serkan Keskin’in oyunculuğuyla klasik kalıpları kıran muhteşem bir anlayışla ilerliyor. Keskin, cimrilik gibi malzemesi bol, güçlü kara mizah yapılabilecek bir konuyu daha da köpürterek yaklaşık 2 saate yakın nakış gibi işleyen bir performansa imza atıyor. Oyun ağır bir tempoda başlayıp dakikalar geçtikçe ivme kazanıyor. Harpagon karakterini canlandıran Serkan Keskin’in basamak basamak yükselmesini izlerken enerjisine hayran kalıyor insan. Performansıyla her türlü övgüyü hak ediyor. Karakteri içsel ve fiziksel, başarılı bir şekilde yorumlaması izleyici üzerinde büyük hayranlık uyandırdı. Üst düzey bir oyuncu olduğunu her sahnede izleyiciye hissettirdi. İzlediğim en iyi oyuncu performanslar arasında gösterebileceğim Serkan Keskin, oyunun izlenilirliğini üst seviyeye taşımış. Sahne hakimiyetini, izleyici ile kurduğu diyalogu oldukça beğendim. Frosine karakteriyle izleyici karşısına çıkan Sezin Bozacı ise, üst düzey bir performans sergileyerek zaten yüksek olan oyunun temposunu bir üst seviyeye taşıdı. Özellikle Serkan Keskin’le olan sahneleri oldukça başarılı ve eğlenceliydi. Oyunda görev alan diğer

karakterlerde Metin Alpargun, Cansu Saka, Hakan Atalay, Onur Yalçınkaya, Ezgi Ulusoy Tamer, Onur Şenol, Ahmet Kaynak, Selen Şenay, Uğur Senkeri ve Saniye Samra’dan oluşan kadro kenarda kalmıyor ve sırıtmıyor.

Reji açısından oyunu oldukça başarılı buldum. Bir an bile düşmeyen tempo, karakterlerin kendine has üslup ve hareketleri, izleyiciyi çabucak oyunun içerisine çekmeyi başardı. Eline koluna sağlık Tansu Biçer… Sandıklardan oluşan dekor anlayışıyla da gayet işlevsel ve akıl dolu bir çalışmaya imza atıyor. Bilge Kasapoğlu’nun akıllara durgunluk verecek dramaturgi dehası ise oyunu büyük ölçüde

rahatlatıyor. Klasiklere olan bakış açısını değiştirerek oyunun izlenirliğine büyük ölçüde katkı

sunuyor. Bade Yavuz’un kostümleri metinle ortak, günceli arayan, modern bir anlayış

içerisinde doğru seçimlerle kotarılmış. Okan Kaya’nın müziklerini ise oyunun ruhuna uygunve başarılı buldum.

Özetle; Semaver Kumpanya’nın Cimri’sini mutlaka ajandanıza not edin. Elbette yer

bulabilirseniz. Oyun her sezon olduğu gibi bu sezonda kapalı gişe oynamaya devam ediyor. Pandemi dolayısıyla sahnede oyun izlemeye uzun bir ara verdikten sonra açılışı bu denli şahane bir oyunla yapmak ilaç gibi geldi. Seyirciyi sahneye getirmek için bu tür oyunlara daha çok ihtiyacımız var.

Oyunun izleyici ile buluşmasını sağlayan tüm ekibi yürekten kutlarım.