'Seslerin şairi' Aya İrini'de

Polonya’nın dünyaca ünlü orkestralarından Sinfonia Varsovia ile “seslerin şairi” olarak anılan Leh piyanist Piotr Anderszewski’yi bir araya getiren konser bugün 20.30’da.

16 Haziran 2014 Pazartesi, 09:45
Abone Ol google-news

20. yüzyılın ikinci yarısında Andrzej Panufnik, Krzysztof Penderecki, Witold Lutoslawski, Henryk Górecki isimlerini yaşadığı tüm zorluklara rağmen müzik tarihine hediye etmeyi başarmış bir ülke Polonya.

Tarihi boyunca kederli hikâyelere sahne olan bu ülke özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında yurtdışına çıkmanın bile yasak olduğu bir dönemde elektronik müzik, modern ve post-modern müzik alanında öncü çalışmalar gerçekleştiren bestecilerin vatanı.

Polonya sadece modern müzik alanında yetiştirdiği bestecileriyle değil 1958 yılına tarihlenen ve avangart müziğin kalelerinden biri olarak kabul Varşova Kış Festivali gibi festivalleriyle de modern müziğin gelişimine hatırı sayılır katkılar sağlamış bir ülke.

İçinde bulunduğumuz yılın Polonya - Türkiye Diplomatik İlişkilerin 600. Yıldönümü (2014) olması nedeniyle Polonyalı sanatçıların farklı projelerini İstanbul’daki festival ve etkinliklerde izleme fırsatı bulabileceğiz.

Bu festivallerden biri de bu yıl 42. kez perdelerini açan İstanbul Müzik Festivali. Festival kapsamında Polonya müzisyenlerin ve bestecilerin birlikteliğine dayanan konserlerden ilki bugün. Polonya’nın dünyaca ünlü orkestralarından Sinfonia Varsovia ile “seslerin şairi” olarak anılan Leh piyanist Piotr Anderszewski’yi Aya İrini Müzesi sahnesinde bir araya getiren konser 20.30’da başlıyor.

Konserin programında Dvorak ve Çaykovski’nin yanı sıra Karol Szymanowski yer alıyor. Polonya modern müzik rönesansının temel mimarlarından biri olan Szymanowski birçok kişiye göre ülkenin Chopin’den sonra gelen en önemli bestecisi.

Polonya’da adına bir festival düzenlenen, Szymanowski’in İstanbul Müzik Festivali kapsamında seslendirilecek olan eseri “Senfoni Konçertant” ismini taşıyor.

Bestecinin 1932 yılının ilkbaharında piyano ve orkestra için yazmış olduğu eser orkestra renklerinin son derece zengin olduğu bir eser. Sanatçının 20. yüzyılın dahi piyanistlerinden biri olan Arthur Rubinstein’a adamış olduğu bu çalışma başlangıçta bir piyano konçertosu olarak düşünülmüş.

Sonrasında ise gerek dönemin piyano konçertolarına mesafeli duran özellikleri (virtüöziteye dayalı piyanistik numaralara uzak oluşu) gerekse orkestraya daha çok söz veren yapısı nedeniyle bestecisi tarafından “Senfoni Konçertant” olarak adlandırılmış.

Üç bölümden oluşan yapıt yıllar içinde büyüleyici duygusallığı ve zengin melodik pasajlarının yanı sıra içermiş olduğu tınısal yoğunluk ve kompozisyon dilindeki ustalık dolayısıyla bestecinin kariyerindeki en önemli eserlerden biri haline gelmiş.

Festivalin Polonyalı bestecileri ve müzisyenleri ağırlayacak olduğu bir diğer gün olan 17 Haziran Salı günü ise yaşayan en önemli besteci ve orkestra şeflerinden biri olan Krzysztof Penderecki daimi şefi olduğu Sinfonia Varsovia topluluğunu yönetiyor olacak.

Müzik enstrümanlarının ses olanaklarının araştırılması yönünde (sonorizm) önemli çalışmalar yapmış olan ve müziği Chopin ile birlikte Polonya dışında en çok seslendirilen Leh bestecisi olan Penderecki bu konserde repertuvarının değişmez bestecilerinden biri olan Beethoven’ın yanı sıra ikinci senfonisini yönetiyor olacak.

Beethoven’dan “Prometheus'un Yaratıkları” uvertürünü ve Re Majör Keman Konçertosu Litvanyalı kemancı Julian Rachlin’in solistliğinde yönetecek olan Penderecki konserin ikinci bölümde ise 2. Senfonisi’ni yönetiyor olacak.

Bestecinin 1979 yılında başladığı ve ertesi yıl tamamladığı eser Avusturyalı besteci Bruckner’in senfonilerini andıran bir dil ile yazılmış.

Beş bölümden oluşan ve 30 ile 35 dakika arasında değişen bir uzunluğa sahip olan eser post-romantik bir müzikal dile sahip. Eserin dünya prömiyeri ise bu yıl Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”nü alan Zubin Mehta yönetimindeki New York Filarmoni Orkestrası tarafından 1 Mayıs 1980’de yapılmıştı.