Sihirli kent İstanbul

Devasa vinçler, Süleymaniye Cami'sine selam veren kocaman kadın heykeli, gökyüzüne uzanan 'insan kulesi', rüzgâra karışan Orhan Veli şiirleri...

20 Haziran 2012 Çarşamba, 09:13
Abone Ol google-news

İstanbul trafiği kilitlenmiş olabilir, ama biz yine yollardayız... İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) 40. yılı kutlamaları için, dünyaca ünlü Katalan topluluk La Fura dels Baus’a özel olarak sipariş edilen “İstanbul İstanbul”un tanıtım toplantısı için Haliç Camialtı Tersanesi’ne meşakkatli bir yolculuk yapıyoruz. Buna değer, çünkü yarın ve 22 Haziran’da Haliç’in bu büyülü mekânında İstanbul’u ve İKSV’nin 40 yıllık yolculuğunu anlatan iki özel gösteri bizleri bekliyor.

Önce tersanenin sessiz yolu, sonrasında gösterinin ritmik müziği karşılıyor bizi. Devasa vinçler, kocaman bir kadın heykeli, konteynırlar ve onlarca gönüllünün arasından sıyrılarak La Fura dels Baus’un sanat yönetmenleri Alex Olle ve Carlus Padrissa’yla tanışıyoruz. İlk kez 1998’de İstanbul Tiyatro Festivali’nde sahneledikleri[email protected] Sürüm 3.0” gösterisiyle İstanbul’la tanışan topluluğun sanat yönetmenlerinden Olle, ilk gösteriyle bu yeni gösterinin arasında pek çok fark olduğunu söylüyor. İlk gösterilerinde kendi kumpanyalarıyla geldiklerini anlatıyor; “Bu kez İstanbul’dan 100’den fazla sanatçı, dansçı ve akrobat ile birlikte çalıştık, bu da çok büyük bir etkileşim sağladı” diyor.

Peki İstanbul ona neler çağrıştırıyor? “Bir kentin insanlarını tanımak, o kenti tanımaktır” diyerek gösterinin mekânını kendilerinin seçtiğini söylüyor. “Mekânın bir liman oluşu, sahip olduğu güzel manzara ve sanayi unsurları çok önemli. Kent içinde kullanılmayan bu gibi alanların kültürel anlamda yeniden kullanılması gösteriye bir sihir unsuru ekliyor” diyor. Bu esnada İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in deyimiyle “dünyanın en geciken” basın toplantısı başlıyor. İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dikmen Gürün’ün de konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, gösteriyle ilgili ayrıntılar paylaşılıyor.

Topluluğun diğer sanat yönetmeni Padrissa, gösterinin ilham kaynaklarını sıralıyor... Gösteride İstanbul’u yansıtan ilk unsur, İKSV’nin simgesi olan dört lale motifi. Ne de olsa ekip, bu gösteriyle 40. yılını kutlayan İKSV’nin temsil ettiği yaratıcılığı ve kültür etkileşimini aktarmaya çalışıyor. Padrissa ayrıca bu motifi La Fura dels Baus’un kalıcı bir parçası haline getireceklerini de söylüyor. 9 metre yüksekliğindeki Kibele heykeli ise Anadolu’yu temsil ediyor.

 

‘İstanbul, İstanbul’dan notlar

• La Fura dels Baus’un 40. yıl için özel olarak hazırladığı gösterinin prömiyerinin yapılacağı 21 Haziran tarihi rastgele bir gün değil. 21 Haziran 1973’te düzenlenen ilk İstanbul Festivali’yle aynı günde, tam da 40. yıl kutlanıyor.

• Tüm dünyada açık havada yaptıkları gösterileri gittikleri ülkelerden ekip ve gönüllü gençlerle gerçekleştiren La Fura dels Baus, İstanbul’daki bu olağanüstü performansı, 250 başvuru arasından seçilen 80 gönüllü dansçı ve oyuncu ile gerçekleştirecek. Tüm performanslar için alanda 10 metrelik üç iskele ve 80 ile 160 tonluk iki vinç bulunacak.

• İstanbul’u ve İKSV’nin 40 yıllık zaman sürecindeki yolculuğunu kendi diliyle anlatacak topluluğun bu özel gösterisinde kocaman bir top içinde gökyüzünde salınan oyuncular, Haliç’e tepeden bakan bir uçan at ve La Fura dels Baus ile özdeşleşen, 60 kişinin birbirine iplerle bağlı olduğu “İnsan Kulesi” de var.

• Gösteri sırasında, dev Kibele maketine tiyatro sanatçısı Tilbe Saran’ın yüzü yansıtılacak ve Saran’ın sesinden, Orhan Veli ve Nâzım Hikmet şiirleri dinlenecek.

• Dev bir kum saatinin ve dört vincin üzerinde yer alan, İKSV’nin de logosunu oluşturan lale kostumlü dansçılar Ayrin Ersöz’ün hazırladığı özel koreografilerle gösteri boyunca seyircilerle olacak. Sumru Ağıryürüyen’in de şarkılarıyla eşlik edeceği gösteride ayrıca İKSV Stüdyo ekibi Selçuk Metin ve Erman Pehlivan’ın hazırladığı İstanbul fotoğraflarından oluşan videolar da gösterilecek.