Son sözü: Yasla zaman kaybetmeyin, örgütlenin

.

10 Aralık 2019 Salı, 12:29
Abone Ol google-news

Asıl adı Joel Emmanuel Haglund’dur, ama dünya işçi sınıfı onu Joe Hill diye bilir. İşçi sınıfı içinden çok ozan, yazar, sanatın hemen her dalında başarılı olmuş insanlar çıktı, ama Joe Hill bambaşkaydı. 1882’de İsveç’in Gavle kentinde doğan, 1901’de gittiği ABD’de adını değiştirerek Kaliforniya’ya yerleşen bu büyük proleter, kendisiyle özleşmiş Dünya Endüstri İşçileri Birliği’nin kararlı bir militanıydı. San Pedro liman işçilerinin önderliği onu ölümsüzler arasına katan eylemlerden sadece biriydi.

İşçilerin hakları için verdiği mücadele sırasında o kadar çok saldırıya uğradı, dayak yedi ki bu bile başlı başına nasıl bir kararlı direnişçi olduğunun göstergesidir. 1912’de San Diego’da yine bir konuşma yaparken uğradığı saldırıda aldığı yaraları tüm ömrünce taşıdı.

BÜYÜK KOMPLO

Sendikal çalışmaları nedeniyle egemenlerin hedefi olmasında şaşılacak bir taraf yok, malum. Kaliforniya’da çalışacak iş bulamadığı için gittiği Utah eyaletinde de, 1913 yılıdır, Birleşik İnşaat Şirketi’nin grevini örgütledi. Başına açılan komplonun başladığı yerdir de aynı zamanda Utah. J. B Morrison adlı eski bir polis memuru sahibi olduğu marketinde öldürüldü. Morrison ölmeden kısa bir süre önce bir gazeteciye sözüm ona işçilerden tehdit aldığını söylemişti.

Joe Hill ise aynı saatlerde, bir başka kavga sırasında kurşunlandığı için hastanedeydi. Polis, Hill’i Morrison’u öldürmekle suçladı. Çünkü Morrison da kendisini kurşunlayanlara ateş açmış, bir görgü tanığı da saldıranlardan birinin “vuruldum” dediğini duymuştu. Bu, Hill’in suçlanması için yeterli oldu.

Salt Lake City’deki duruşmasında hiçbir tanık Joe Hill’i teşhis edemedi. Bedeninde yara açan kurşunun Morrison’un silahından çıkmadığı, mağazada da yine Hill’e saplanan herhangi bir kurşun bulunmadığı halde idama mahkûm edildi.

Dünya Endüstri İşçileri Birliği liderleri Hill’e yapılan suçlamanın işçiler için gözdağı amaçlı olduğunu belirtip eylemler düzenledi. Birliğin dediğini, aslında Utah Valisi de suçlamanın “sokak eylemlerini durdurmak” amacını taşıdığını tekrarlayarak itiraf etmişti. İdamı durdurmak için dünya çapında eylemler düzenlendi. Temmuz 1915’te Avustralya’da Dünya Endüstri İşçileri Birliği’nin 30 bin üyesi Hill’in serbest bırakılması için çağrı yaptı. Tepkiler sonucu, ABD’nin 28. Başkanı Woodrow Wilson yeniden yargılama istedi, ancak mahkeme başkanın bu isteğini reddetti.

ŞARKILARI HÂLÂ SÖYLENİR

Joe Hill, hâlâ unutulmamış olan bu büyük komplonun sonucu 19 Kasım 1915’te kurşunlanarak idam edildi. Geçen hafta ölüm yıldönümüydü. Dünya Endüstri İşçileri Birliği Başkanı Bill Haywood’a, ölmeden önce yolladığı son mesajı gerçek bir işçi önderine yakışır tarzdadır: “Hoşça kal Bill. Bir isyancı olarak ölüyorum. Yas tutarak zaman kaybetmeyin. Örgütlenin.”

Cenazesine binlerce işçi, yurttaş katıldı. Yakılan bedeninden arta kalan külleri küçük zarflara kondu, 1916 Mayısı’nda birliğin örgütlü olduğu her eyalette rüzgârla buluşturuldu. Benzeri törenler başka Avrupa ülkelerinde de düzenlendi.

Bu büyük militan ölümünden sonra bir efsane haline geldi. Hakkında onlarca şarkı yazıldı. Alfred Hayes, Hill için şimdi bir halk şarkısının sözlerine dönüşmüş olan ünlü şiirini yazdı. Hill’in hayatı 1971’de film de yapıldı.

Hill’i özel kılan, onu işçi sınıfının gözbebeği yapan sadece bir militan ya da işçi önderi oluşu değildi. Çok ama çok iyi bir şarkı sözü yazarıydı. Sözlerini yazdığı sosyalist şarkılar hâlâ işçi mitinglerinde söylenir. The Preacher ile Slave gibi şarkıları bulup dinlemenizi öneririm. Büyük örgütçü, işçi sınıfının bu unutulmaz kahramanı, 1900’lü yılların ilk yarısında Amerikan işçi sınıfının hak arama mücadelesinde gerçek bir yıldızdı.

Onca yıl sonra ışığı hâlâ yol göstericidir.