Tabipler Ankara'da Genel Kurul'a ısınıyor

Ankara Tabip Odası'nın 9 Mayıs'ta gerçekleştireceği seçimli genel kurul öncesinde, üç başlı kutuplaşma dikkat çekti.

19 Nisan 2010 Pazartesi, 14:16
Abone Ol google-news

Yaptığı çıkışlar ve eylemlerle hükümetin tepkisi çeken Türk Tabipler Birliği yönetiminin belirlenmesinde önemi bulunan Ankara Tabip Odası seçimlerinde, iktidara yakınlığıyla bilinen "Hekimler Platformu", kendilerini demokrat olarak tanımlayan "Çağdaş Hekimler Grubu" ve kendilerini Atatürkçü ve bağımsızlıkçı olarak ifade eden "Ulusal Hekimler Grubu" saflarını şimdiden belirginleştirdi.

Hekimler Platformu hakkındaki iddialar

İktidara yakınlığıyla bilinen Hekimler Platformu'nun, hükümet, bakanlık ve Sağlık Müdürlüğü'nden destek aldığı ve hastane yönetimleri ve sağlık il müdürlükleri nedeniyle her konuda daha avantajlı ve örgütlü olduğu belirtiliyor. Hekimler Platformu'nun kendilerini sadece meslek örgütü olarak nitelemesi de eleştiri konularından biri olarak ifade ediliyor. Bazı gruplar seçime katılımın düşük olmasından yakınırken, seçimlerde Sağlık Bakanlığı bürokratlarının ve hastane müdürlerinin yer almasının iktidara yakın Hekimler Birliği'nin elini güçlendirdiği iddiaları seslendiriliyor.
 

Tabip Odası'ndaki ulusalcı grubun iddiaları

Ankara Tabip Odası yönetiminde şu an Çağdaş Hekimler Birliği bulunurken aynı grubun desteğiyle seçilen TTB Başkanı Gürsoy'un "Ermenilerden özür dileriz" kampanyasına imza atması ve Diyarbakır'da Kürtçe Mezopotamya Tıp Günleri düzenlenmesi ulusalcıların tepkisini çekiyor. Mustafa Kemal'in üniter devlet politikasına tabip odalarında çok dikkat edilmediğini vurgulayan ulusalcılar, Çağdaş Hekimler'e "Bir uç siyasi hareketin yan kuruluşu" gibi politikalar üretmekle suçlayarak, "Bağımsızlığı ve bütünlüğü savunmayan tabip odası ileride yok olacak Türkiye'de kimin tabip odası olacak? Burası Türk Tabipler Birliği mi, bir etnisitenin mikro milliyetçilik yapan grubun tabip odası mı?" eleştirisini getiriyor. Özellikle de Mezopotamya Tıp Günleri'nde Gencay Gürsoy tarafından dile getirilen "Anadillerinde sağlık hizmeti almak, doktorlar Kürtçe öğrenmek zorunda, ilaç reçeteleri Kürtçe yazılmalı, hatta prospektüsler Kürtçe olmalı" yönündeki ifadeler, eleştirilerin odağına oturuyor.

TTB Başkanı Gürsoy'un 15 yıldır sadece politika yaptığı iddia edilerek, görevi başında dövülen, öldürülen hekimler için hiçbir şey yapılmadığı ileri sürülüyor. Ulusal Hekimler Birliği üyeleri, Çağdaş Hekimler Birliği'nden Cumhuriyet'e, Atatürk ilkelerine, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, hekim ve emekçi haklarının korunması sözü isterken, Çağdaş Hekimler Birliği, Ulusal Hekimler Birliği'ni politika ve ayrımcılık yapmakla eleştiriyor.

Ulusal Hekim Birliği (UHB) üyeleri, ülkenin bağımsızlığı, ulusun bütünlüğünü savunmaksızın sağlık alanında sorunların çözülemeyeceğini ifade ederken, Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği'nin hekimlere artı değer sağlamadığı iddiasını dile getiriyor. Tam Gün Yasa Tasarısı'nı ve Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı eleştiren UHB üyeleri, birikimlerine haksızlık edildiği kanısını taşıyor.
 

Tabip Odası'ndaki çağdaş hekimlerin iddiaları

Çağdaş Hekimler, kendilerini "AKP'nin neo-liberal politikalarına, sağlık hakkının gaspına, 'paran kadar sağlık' anlayışına, güvencesizliğe karşı çıkan ve bu kaygılarla bir araya gelen hekimler" olarak tanımlıyor. Çağdaş Hekimler, ulusalcı hekimlerin de özelleştirmelere karşı olduğunu kaydediyor. Çağdaş Hekimler, ulusalcıları tek taraflı, zihniyetçi yaklaşım sergilediği iddiasıyla suçluyor. Çağdaş Hekimler, halkların bir bütün olduğunu ve dil sorunun hekim hasta ilişkilerini olumsuz etkilediğini ifade ederek, hiçbir şeyin insan yaşamından daha önde olmadığını sempozyumlarla da yüksek sesle dile getiriyor.