Talim ve Terbiye Kurulu’na atanan Mustafa Gündüz'den karma eğitim eleştirisi

Harf Devrimi ile “geçmişi unutturmanın hedeflendiğini” savunan, Cumhuriyet devrimleri için “Batı’ya şirinlik” diyen, Cumhuriyet kadrolarını karalayan MEB Talim ve Terbiye Kurulu’nun yeni üyesi Prof. Mustafa Gündüz, karma eğitimi de eleştirmiş.

30 Ağustos 2021 Pazartesi, 04:00
Talim ve Terbiye Kurulu’na atanan Mustafa Gündüz'den karma eğitim eleştirisi
Abone Ol google-news

Harf Devrimi ile “geçmişi unutturmanın hedeflendiğini” savunan, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki devrimleri “Batı’ya şirinlik”, cumhuriyet kadrolarının cesaretini ise “cahil cesareti” olarak nitelendiren Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu’nun yeni üyesi Prof. Dr. Mustafa Gündüz’ün, karma eğitimi de hedef aldığı ortaya çıktı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 25 Ağustos’ta, eğitimi şekillendiren MEB Talim ve Terbiye Kurulu’nda beş üye görevden alınmış, yeni başkan ve altı üye atanmıştı. Bu üyelerden biri olan Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Gündüz’ün, Harf Devrimi’ne ilişkin açıklamaları gündeme gelmişti. Cumhuriyetin eğitim devrimlerini gerçekleştiren kadroların cesaretini “cahil cesareti”ne benzeten ve bu dönemde gerçekleştirilenleri “Batı’ya yapılan şirinlikler” olarak nitelendiren Gündüz, Harf Devrimi’nin amacının “geçmişi unutturmak” olduğunu savunmuştu. 

‘TEK TİP’ İDDİASI

Gündüz’ün, Eğitim Bir-Sen’in “Eğitime Bakış” dergisinde yayımlanan başka bir yazısında ise karma eğitimi de eleştirdiği ortaya çıktı. Derginin 45. sayısındaki “Karma eğitimin tarihi ve sosyal gelişime kısa bir bakış” adlı yazısında, karma eğitime 19. yüzyılda zorunlu olarak geçildiğini belirten Gündüz, bunun nedeninin ise “ulus devlet modelli modern devletlerin kolay bir yönetim için sadık vatandaşlar üretmek, herkese aynı bilgileri en kısa zamanda ve en az maliyetle aktararak tek tip vatandaşlar oluşturmak, herkesi iyi tüketiciler ve üreticiler haline getirerek modern ekonominin çarkını döndürmeye uygun bireyler yetiştirmek” olduğunu savundu. Bu yapılırken “cinsiyet, din, mezhep, zenginlik ve fakirlik gibi ayrımların yok sayıldığını” öne süren ve “bütün toplumun eşit, sınıfsız ve imtiyazsız, kaynaşmış kitleler olarak tasavvur edildiğini” kaydeden Gündüz, “Bir arada yaşayan insan toplumunun tabiatına aykırı bu ideolojik tasarım, uzun süre katı bir şekilde uygulanmıştır” dedi.

‘EBEVEYN KARARININ ÖNÜ AÇILIR’

Karma eğitime karşı çıkanların ise “din, mezhep ve ahlaki duyarlılıklar” ile “bilimsel veriler” olmak üzere iki temel argümanı olduğunu iddia eden Gündüz, “farklı cinslere hitap eden eğitim ortamlarının düşünülmesinin, ideolojik önyargılara boğulduğunu” belirterek “Karma eğitim iyi midir, kötü müdür, gerekli midir, değil midir ve benzeri sorulara bilimsel yöntem ve imkânlar kullanılarak verilmiş cevap olmadığını” öne sürdü. Gündüz, Türkiye’de karma eğitimin “toplumda değişiklik yapmak, duyguları yönlendirebilmek ve kontrol altında tutabilmek” anlamına gelen “toplum mühendisliğinin özgün örneklerinden biri olarak uygulamaya konulduğunu” savundu. “Eğitimin olgusunun toplumu biçimlendirici, bireyleri sosyalleştirici bir aygıt olarak görmekten vazgeçilmesi” çağrısı da yapan Gündüz, “bu yapılabildiğinde, ebeveynlerin çocuklarına nerede ve nasıl bir eğitim aldıracakları yönünde verecekleri kararın önünün daha sağlıklı açılmış olacağını” kaydetti.