Tiyatro Festivali "Sus!muyoruz" protestosuyla başladı

18. İstanbul Tiyatro Festivali dün akşam Lütfi Kırdar Kültür Merkezi'nin içinde ve dışındaki protesto eylemleriyle başladı. Lütfi Kırdar'ın önündeki "sessiz" eylemcilerin "Sus! muyoruz" isyanı salonun içine de taştı. Açılış yine sanatçı ve sanatseverlerin "özelleştirme" protestolarına sahne oldu.

10 Mayıs 2012 Perşembe, 07:37
Abone Ol google-news

Demet Evgar’ın sunduğu törende Cüneyt Türel, Başar Sabuncu, Özdemir Nutku ve Sevda Şener’e “Onur Ödülü” verildi. Ödül töreni Nejat Eczacıbaşı’nın sözleri, oyunlardan kesitlerle hazırlanan, festivalin görkemli tarihini gösteren filmle başladı.
 
Tiyatro Sus!muyor

 
İlk “Onur Ödülü” 1 Mayıs’ta yitirdiğimiz Cüneyt Türel’e sunuldu. Metin Deniz, ödülü 19 yıllık hayat arkadaşı Tilbe Saran ve kızı Elif Türel’e verirken “Bu ödülü Tilbe ve Elif’e veriyorum, ama kendisine vermeyi tercih ederdim” dedi. Tilbe Saran ise ödülü alırken “Rüzgâr kanatlı zaman Cüneyt’i aramızdan almasaydı 50 yıllık meslek hayatının en güzel gecesini burda kutluyor olacaktı. Onun yurdu Türkçe, toprağı tiyatro, örtüsü edebiyattı. Birlikte yaşadığımız son 19 yıla tanıklık ederim ki hep tiyatro için yaşadı. Bu yolda her nefesi tiyatro diye aldı, tiyatro diye verdi” dedi. Kızı Elif Türel ise “Böyle gecelere onun yanında hep “+1” olarak geldim, keşke bu gece de öyle olsaydı” dedi. Ardından ödülünü yine Metin Deniz’in elinden alan Sabuncu ‘Sevgili kardeşim Cüneyt’le Türkiyemizin sanat yaşamında iyi kötü özgürlük rüzgarlarının estiği bir dönemde ayak bastık tiyatro sahnelerine. Çok kısa sürdü o dönem. Sonrasında hep özgür bir Türkiye yolunda çabalarla sürüp gitti. Geldik bugüne. Son dönemde tiyatrolarımıza musallat olan baskılara daha çok katlanamayan Cüneyt çekti gitti kirli dünyamızdan. İkimize de ayrı ayrı layik görülen Tiyatro Onur Ödülü’nü almakta yalnız kaldım. Oysa, kısa süre öncesinde şu İKSV şenliğinde sahnelenecek “Elim Elinde” oyununun çalışmalarını sürdürüyorduk, Tilbeyle elele . Şekspir’in Macbeth’e söylediği dizeleri anımsarsın sevgili Cüneyt; “Budalanın tekinin anlattığu kavga gürültü dolu bir masaldır yaşam. Hiçbir anlamı yok.” dedi.
 


Tiyatro kulluk değil yaratıcılık ister

Gazetemiz yazarı Zeynep Oral’ın araştırmacı, yazar Prof. Özdemir Nutku’ya Onur Ödülü’nü sunarken söylediği “Yıllardır yazdığı kitaplarla ve yazılarla hepimize tiyatro sevgisini, tiyatro bilincini aşılayan bin yıllık dostum, arkadaşım Özdemir Nutku’ya bu ödülü vermekten onur duyuyorum.  Unutmayalım ki, tiyatro ışık ister, aydınlık ister. Emeğe saygı ister. Bağnazlık değil özgür düşünce, bağımsız düşünce, eleştirel düşünce ister. Kulluk değil yaratıcılık ister. Ama her şeyden önce sanata ve sanatçıya sevgi ve saygı ister. Bu nedenle susmuyoruz susmayacağız. ” sözleri salondan büyük alkış aldı.

Ardından ödülü alan Nutku’nun, “Zeynep’in bu çok güzel ve doğru konuşmasından sonra aslında bana fazla bir şey söylemek düşmüyor. Sadece, biz tiyatro ile uğraşanlar 2500 yıldan beri kendimizi ispat etmiş durumdayız. Bize hiç kimse sen kimsin diye soramaz.” sözleri ise tam bir alkış tufanıyla karşılandı.

Festivalin direktörü Dikmen Gürün,  Prof. Sevda Şener’e ödülünü “Benim çok değerli, aydın, pırıl pırıl hocam o kadar çok insan yetiştirdi ki, ben de onlardan biriyim. Eğer Sevda hoca olmasaydı belki bugün ben buralarda olmazdım. Tatlı sert bana yediyüz sayfalık bir doktora tezi yazdırdı. Dünyanın en aydınlık insanlarından biri. Ne mutlu ki onun öğrencisi oldum” diyerek sundu.


Bu bir sevgi ödülü

Hocaların hocası Sevda Şener onu dakikalarca hep birlikte ayakta alkışlayan salonu selamlayarak “Gerçekten çok teşekkür ediyorum hem İstanbul Kültür Sanat Vakfı yöneticilerine bu ödülü bana layik gördükleri için, benim şahsımda bilime, bilimsel düşünceye, sanata, yaratıcı düşünceye, yaratıcı zekaya, bilimin katkısına verilen önemin göstergesi olarak. Benim için bu bir sevgi ödülü. Çünkü biliyorum ki, işin içinde Sevgili Dimen Gürün olunca mutlaka orada bir sevgi bulaşmıştır. Hepimiz hüzünlüyüz ama ben ödülüme sıkı sıkı sarılıyorum. Mutlu olarak çıkıyorum”diyerek salondaki herkesin yüzünü güldürdü.

Festivalin son Onur Ödülü’nün ünlü yönetmen Thomas Ostermeier’e, festival kapsamında sahnelenecek Hamlet oyununun 12 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da gerçekleştirilecek temsilinin öncesinde, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde takdim edileceğini duyuran Demet Evgar, ödül törenini Muhsin Ertuğrul’un tiyatronun olmazsa olmazlarının altını çizen sözleriyle sonlandırdı.

Bütün devrilmişlere ve devrileceklere selam!
 
Açılış Töreni’nin ardından 18. İstanbul Tiyatro Festivali, Genco Erkal’ın “Nazım ile Brecht-Biraz da Aziz Nesin” başlıklı gösterisi ile başladı.  Erkal’ın özel olarak hazırladığı gösteride, Tülay Günal ile Evrim Özkaynak ve piyanist Yiğit Özatalay’ın eşliğinde, açılış konuklarını, Nazım Hikmet, Bertolt Brecht ve Aziz Nesin’in şiir ve öykülerinden oluşan müzikal bir yolculuğa çıkardı.

Erkal, oyunu Aziz Nesin’den bir alıntıyla bitirdi: “Bütün devrilmişlere ve devrileceklere selam!”.

Festivalde 100’ü aşkın gösteri

İKSV tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali, 5 Haziran tarihine kadar devam edecek. Festival programında yurtdışından 5 ile Türkiye’den 40 tiyatro ve dans topluluğunun 100’ü aşkın gösterisinin yanı sıra uluslararası üne sahip tiyatro toplulukları ve dans gruplarının katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, konferanslar ve sergilerle İstanbul’da tiyatroyla dolu bir ay yaşatacak.

www.tiyatro.iksv.org