Tüm Ozan’lar için AİHM önünde çadır kuracak

Sedef Erken, otizm hastası oğlu Ozan Sanlısoy ve Türkiye’deki diğer otizmli çocukların hakları için mücadelesini sürdürüyor. AİHM’de ‘Eğitim Hakkının İhlali ve Ayrımcılık’ davası sürerken Erken, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Strasbourg’da AİHM önünde çocuk çadırı kurarak sesini dünyaya duyuracak.

29 Kasım 2014 Cumartesi, 14:12
Abone Ol google-news

Otizmli olduğu için anaokuluna alınmamıştı Ozan Sanlısoy. O zaman 5.5 yaşındaydı. Özel okul,
“asla kabul edemeyiz” derken devlet okulları da “sınıf öğretmenine sorun” dedi. Şimdilerde 8.5 yaşında olan Ozan için annesi Sedef Erken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde “eğitimde ayrımcılık” davası açtı. 1 Aralık’ta saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi’nde yapacağı basın toplantısının ardından yola çıkacak ve Strasbourg’a giderek 3 Aralık Dünya Engelliler Günün’nde AİHM önünde oğlu Ozan’ın en sevdiği karakter olan Şimşek Mekkuin çadırını kurarak bir basın açıklaması yapacak.

Öncelikli dava kabul edildi

Peki, neler mi yaşandı bu süreçte? Ogün Sanlısoy ve Sedef Erken’in oğlu Ozan’ın anaokuluna kayıt dönemi geldiğinde, ailesinin gittiği okul, otizmli bir öğrenciyi asla alamayacaklarını söyledi. Ozan’ın ailesi, okul yöneticileri hakkında “eğitimde ayrımcılık ve eğitim hakkının engellenmesi” davası açılması için suç duyurusunda bulundu. Ancak takipsizlik kararıyla karşılaştılar. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz eden aile, oradan da ret yanıtı aldı. Türkiye’deki iç hukuk yolları tükendi ve aile, Ozan adına “Eğitim Hakkının İhlali ve Ayrımcılık” nedeniyle AİHM’ye bir başvuruda bulundu. AİHM, davayı öncelikli dava olarak kabul etti. Ancak geçen günlerde Türkiye adına davaya cevap veren Adalet Bakanlığı, AİHM’ye gönderilen 17 sayfalık savunma dilekçesinde "Türkiye’de otizmli çocuklar için çok iyi bir mevzuat var” ifadesini kullanarak Türkiye’de özel okulların kaynaştırma öğrencilerini alma zorunluluğunu tartışmalı bir konu olarak belirtti.

Sistemi sorguluyoruz

Tüm bu gelişmelerle AİHM’deki süreçlerin sonuna yaklaşıldı. Erken, “Bunu bir kavga olarak görmüyorum” diyor: “Evet Türkiye Cumhuriyeti’ni dava etmiş görünüyoruz ama biz bir sistemi sorguluyoruz.” Engelli ailelerinin umutsuzluğuna değinen Erken, umutsuzluğun ataletin bahanesi olduğunu söylüyor. “Ben de çok umutsuzum. Ama yılmıyorum. Bu mücadele hepimizin” diyor. Maddi manevi çok zor yıllar geçirdiklerini, bu süreçten Ozan’ın da etkilendiğini söylüyor Erken. “Ama” diyor, “hiçbir zaman çekip gitmeyi düşünmedim. Bu ülkenin gerçeklerinin farkındayım.” Erken, benzer davaları da gönüllü takip ediyor. 3 Aralık’ta yapacağı çadır kurma eylemiyle de sesini yalnızca Türkiye’ye değil, tüm dünyaya duyurmayı hedefliyor.