"Türkiye'nin kotası artacak"

Uluslararası Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Türkiye'nin, güçlü ekonomik uygulamaları sürdürmesi durumunda, makro ekonomik tahminlerin üstünde bir ekonomik performans elde edebileceğini söyledi.

04 Ekim 2009 Pazar, 06:31
Abone Ol google-news

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Yıllık toplantısı çerçevesinde, verdiği demeçte, Türkiye ekonomisinin, ekonomik politikalardaki güçlü uygulamalarını sürdürmesi halinde, daha önceki makro ekonomik tahminlerden daha iyi bir sonuç yakalayabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin, mali sektör reformlarında başarılı sonuçlar aldığını hatırlatan Strauss-Kahn, Türkiye ekonomisinde 2010 yılında hızlı bir iyileşme beklediklerini vurguladı.
Dünya ekonomisini şekillendiren G-20'nin bir üyesi olarak Türkiye'nin, dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olduğunu söyleyen Dominique Strauss-Kahn, Türkiye'nin, IMF'nin de dinamik bir üyesi olduğunu kaydetti.

IMF'nin ''Dünya Ekonomik Görünümü'' raporuna göre, Türkiye, 2009 yılında yüzde 6,5 oranında küçülürken, 2010 yılında yüzde 3,7 oranında büyüyecek, enflasyon bu yıl yüzde 6,2, gelecek yıl yüzde 6,8 olacak. Bu yıl ve gelecek yıl dünya ekonomisine ilişkin tahminlerin yer aldığı raporda, Türkiye'de cari açığın gayri safi yurtiçi hasılaya oranı ise bu yıl yüzde 1,9, gelecek yıl da yüzde 3,7 olacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan, Türkiye'nin IMF'deki kotasının artırılarak, yüzde 1'in üstüne çıkarılması bekleniyor.

Uluslararası Para ve Mali Komite toplantılarının ardından alınacak prensip kararının, Genel Kurul toplantılarında kesinleşmesi bekleniyor.

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn başta olmak üzere, IMF İcra Direktörlerinin de Türkiye'nin kota artırımını hak ettiği görüşünde olduğu belirtiliyor.

Türkiye, Avrupa'nın en hızlı büyüyeni olacak

Bu arada, IMF ve Dünya Bankası ekonomistleri, küresel koşulların düzelmesi, toparlanmanın hızlanması ve Türkiye'nin dış ticaret hacminin artması halinde, Türkiye'nin, 2010 yılında yüzde 5 oranında bir ekonomik büyümeyi yakalayabileceğini tahmin ediyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin, 2010 yılında, Yükselen Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi konumunda bulunacağına da dikkat çekiyorlar.

 

Kahn soruları yanıtladı

Kahn, Uluslararası Para ve Finans Komitesinin (IMFC) 20. yıllık toplantısı sonrasında düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı.

Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in oluşturduğu Brick ülkelerinin kota paylarında değişim olmasını istemeleri ve Brezilya'nın ayrıca rezerv kaynağı havuzu konusunda IMF'nin önerilerine tepki gösterdiğinin hatırlatılması üzerine Kahn, ''Bir rezerv havuzunuz varsa ihtiyacınız olan rezervler orada demektir. Aynı şekilde ihtiyacınız olduğu zaman sigorta bir ödeme yapacaktır. Yani bir yerde ABD'deki sağlık sigortalarına benzetemeyiz ama bu tabii ayrıntılar konusunda konuşmak için daha çok erken'' dedi.

Kahn, kotalar konusuyla ilgili olarak da şunları kaydetti:

''Kotalar konusunda IMFC'nin aldığı kararda rakam yüzde 5 ve bu da G-20'lerin tespit ettiği bir rakam. BRIC ülkelerinin daha fazla istediğini biliyoruz ama bazı ülkeler ise daha eksik istiyorlar. Tabii bir yerde uzlaşmaya varmak gerekiyor. Bir yerde yüzde 5'de anlaşmaya varırsak bence iyi olacak diye düşünüyorum. Bunun yanında aslında yüzde 7'yi de aşacak bu toplam hareket çünkü biz hala 2008'le çalışıyoruz bu 2,7'ydi. 5,2 artı 2,7 toplam olarak 7,7 olacak...''
 

''İkili denetimlere devam edeceğiz"

''Çin gibi büyük ülkeler için ortak sigortadan söz ettiniz fakat Çin'in rezervlerinin çok büyük olduğunu görüyoruz. Acaba bu vizyon bu yılki rakamların üzerine çıkmada, kaynaklarda çok önemli artış yapmadan mümkün olacak mı?'' şeklindeki bir başka soru üzerine de Kahn, bunun rezervlerin olmayacağı anlamına gelmediğini, eksi rezervlerin üzerine ekleneceğini söyledi.

Kahn, ''Bugünkü Çin'in rezervlerine baktığımızda muhakkak ihtiyaçlarını aşıyor rezerv, ihtiyat akçesi olarak. Şimdi neye ihtiyaçları olduğunu ölçmek lazım. Üçüncü olarak bu süreç sonuçlandığı takdirde ki bu uzun sürebilir, yeni fikirler konusunda insanları ikna etmek kolay değil, bunları yeterince incelemek gerekiyor. Muhakkak ki böyle bir şey IMF'nin kaynaklarında önemli bir artış yaratacak'' dedi.

Bir başka soru üzerine de Kahn, değişik ülkelere bakış açılarında bir değişiklik olmadığını, ikili denetimlere devam edeceklerini söyledi.

Kahn şunları kaydetti:

''Biz geleneksel olarak devam ediyoruz fakat yeni bir şey yaratmamız gerekiyor. G-20'nin de burada ülke başına tek tek gözetim yapmayı düşündüğünü zannetmiyorum. Önümüzdeki haftalarda bunu tanımlamamız gerekiyor. Fakat bana göre sistemik risklerin değerlendirmesi olarak... Prensipte kabul edildi fakat bunu nasıl yapacağımızı kesin bir şekilde tanımlamamız gerekiyor. Önümüzdeki toplantıda bazı kararlar alacağız. Geleneksel çalışma yöntemimiz devam edecek muhakkak iyileştirilecek de.''
 

''IMF gibi kurumu bu kadar çabuk değiştirmek kolay değil"

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Uluslararası Para ve Finans Komitesi (IMFC) Başkanı Yusuf Butros Gali, bir gazetecinin, ''Komite, neden daha erken bir rapor verilmesini istemedi?'' sorusu üzerine konunun çok karmaşık olduğunu belirterek, ''Şunu da unutmamak gerekir ki, Bretton Woods anlaşması, üç yıl çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. Yani, IMF gibi bir kurumu bu kadar çabuk değiştirmek en küçük ayrıntılarda bile çok kolay değil. Çok ayrıntılı araştırmalar ve çalışmalar yapmak zorundayız. 186 üye ülkemiz var. Hepsinin sorunları, politikaları farklı. Onun için bu yapının herhangi bir noktasına değindiğimiz zaman çok dikkatli olmak zorundayız. Bir karar alıp ta 2-3 yıl sonra değiştirmemiz doğru olmaz'' şeklinde konuştu.

Gali, Erken Uyarı Sistemi ile ilgili bir soru üzerine de, Erken Uyarı Sistemi'nin, IMF'nin karşılaştırma yeteneğini kullandığını söyledi.

Bu çalışmada bütün ülkelere aynı zamanda bakıldığını dile getiren Gali, ''Bu araç sayesinde ülkeler arasındaki ekonomik ve finansal etkileşimi görebiliyoruz ve bu bize, önceden değerlendirme fırsatı sunuyor. Aslında karmaşık bir çalışma. Bu çalışmayı yapabilmek için derinlemesine bilgi sahibi olmak ve her ekonomiyi iyi bilmeniz gerekiyor. Dışarıdaki zararsız gibi görünen bazı olaylar, dünya ekonomisine çok önemli etkileri olan olaylar olabilir. Bu sistemle bunu görebiliyoruz'' ifadelerinde bulundu.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky de aynı soruya, Erken Uyarı Sisteminin, krizleri önceden tahmin etme sistemi olmadığını bildirdi.

Lipsky, sistemin amacının, çok taraflı bir çerçevede küresel sistemin baskı testlerine ve 'bunları önceden tahmin etmek ve onlara karşı koymak için 'ne yapılabilir'e bakmak olduğunu bildirdi.