"Üçüncü köprüyü milli bütçeyle yaparız"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Üçüncü köprünün kesinlikle müşterisi vardır. Üçüncü köprü yolda kalmaz. En kötü ihtimalle üçüncü köprüyü milli bütçeyle yaparız. O gücümüz var'' dedi.

10 Ocak 2012 Salı, 18:14
Abone Ol google-news

Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Basın Bürosuna gelerek Başbakanlık muhabirlerinin, ''Çalışan Gazeteciler Günü''nü kutladı. Erdoğan'a ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ eşlik etti.

Büroya gelişinde basın mensuplarıyla tek tek tokalaşan Başbakan Erdoğan, ''Burada sigara içmiyorsunuz değil mi?'' diye espri yaptı. Basın mensuplarına sahlep ikram eden Erdoğan, ''Bu Bucak sahlebi. Çarşı, pazar değil. Biliyorsunuz Türkiye'nin en iyi sahlebi Burdur Bucak'ta çıkar'' dedi.

Başbakanlık muhabirleriyle sohbet eden Erdoğan, sağlık durumuyla ilgili, ''Hamdolsun her geçen gün daha iyi. Şöyle şubat ortaları gibi ya da mart başı inşallah, yoğunluk başlar'' diye konuştu.

Yarın saat 17.00'de Milli İstihbarat Teşkilatı'nda brifing verileceğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu toplantının 5 yılda bir yapıldığını belirterek, 5 yıl önceki toplantıya katıldığını ifade etti. Toplantının brifing şeklinde gerçekleşeceğini bildiren Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın yanı sıra kendisinin de toplantıda bir konuşma yapacağını söyledi. Erdoğan, toplantıda soru ve cevaplar olabileceğini de dile getirdi.

Hakan Fidan

Başbakan Erdoğan, ''Verilen brifingin ardından Hakan Fidan hakkında çok olumlu görüşler çıktı. Siz de daha önce Hakan Fidan'a destek olmuştunuz, arkasında durmuştunuz...'' denilmesi üzerine, ''Yani haklıymışım. Tercihim yerindeymiş'' dedi.

Önümüzdeki dönemde yurt içinde birçok açılış törenine katılacağını belirten Başbakan Erdoğan, ''sizi ben boş bırakmam herhalde'' diye konuştu.

Erdoğan, ''İstanbul'da çok mutlusunuz herhalde'' denilmesi üzerine, ''Mutluluktan öte, doktorlarım falan da orada olduğu için hiç olmazsa hafta sonları onlarla beraber olmak bir, bir diğeri de benim için artık İstanbul, Ankara böyle bir ayrım değil, 81 il, Türkiye önem arz ediyor. Hepsini de şu anda aynı yoğunlukta gezmek durumundayız. Ama İstanbul tabii Türkiye'nin bir özeti. Onun çok farklı bir yeri var. Bir de gerçekten tabii oraya olan sevdam daha farklı'' dedi.

''Tabuları yıkarsak bu mutluluğu yakalamak bizim için zor olmayacaktır''

Başbakan Erdoğan, üçüncü Boğaz köprüsü ihalesinin iptal edilmesine ilişkin, ''Şimdi müteahhit firmalar, beyefendiler 'daha fazla çalışalım' diyorlar. İhale üzerinde süre istiyorlar, üç ay, altı ay falan... Biz de tabii bir an önce artık ihaleyi yapıp bunu sahiplendirelim istiyoruz. Onun için ben bugünkü neticeyi henüz ben Binali Bey'den almadım. Ama buradan kaynaklanacağına dair bir beklentimiz vardı. Bazen de kendi aralarında anlaşıyorlar malum. Üçüncü köprünün kesinlikle müşterisi vardır. Üçüncü köprü yolda kalmaz. En kötü ihtimalle üçüncü köprüyü milli bütçeyle yaparız. O gücümüz var'' diye konuştu.

Ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Tabii biz Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, tüm ailelerinizle sizlere mutlu, başarılı yarınlar diliyoruz. İnşallah barışın, refahın, huzurun egemen olduğu bir TÜrkiye'de bu mutluluğu yaşamak çok daha farklı olacaktır. Çok daha güzel olacak. Aslında bazı tabuları yıkarsak bu mutluluğu yakalamak bizim için zor olmayacaktır. Türkiye gerçekten çok önemli bir sinerjiyi yakalamış vaziyette. Dünyanın inişe geçtiği bir dönemde biz çıkıştayız. Bu çıkışımız devam edecek. 2012 için hayali bazı şeyler söyleyenler var. 2012 dünyada şöyle, böyle filan, Türkiye'de de böyle olacak diye. Ben buna katılmıyorum. 2012'de de ivmemizi devam ettireceğiz. Ve 2012-2013'ü de böyle görüyorum.
Bizim bu yıl önce cari açıkta sıkıntımız vardı malum. Daha sonra cari açık da bir düzene girdi. Ama şu anda faiz lobisinin çalışması, atağı var. Faiz lobisine karşı da gerekli köşeli, sert çıkışları yapacağız. Çünkü biz faiz lobisini bu kadar rahat çalıştıramayız. Faiz lobisi ne kadar acımasız çalışırsa bu ülkede tüketici durumunda olan vatandaşımızın harcamadaki imkanları, satın alma gücü de o kadar azalacaktır. Yatırımlar noktasında da girişimci yatırımını azaltmak durumunda kalacaktır. Çünkü kredilerde görüldüğü gibi yüksek faizlerle krediler veriliyor. Şu anda politik faize bakıyorsunuz yüzde 5,8 gibi. Öbür tarafta piyasa faizlerine bakıyorsunuz yüzde 13-14'te dolaşıyor. Yani makas çok açılmış vaziyette. Bunu kapatmamız lazım. Bunun için de tabii şunu ben kendi iddiam olarak da söylüyorum. Piyasa faizi ne kadar yüksek olursa enflasyon o kadar yüksek olur. Diğerlerini ben çok kaale almıyorum. Ama piyasa faizini ne kadar düşürürsek enflasyon da o kadar düşük olur. Bu, doğru orantılıdır. Biz yüzde 30'larda aldığımız enflasyonu yüzde 5'lere kadar çekebildiysek faizi düşürmekle bunu başardık. Ama maalesef piyasa faizi son zamanlarda yüzde 14'lere falan çıkınca enflasyon da gördüğünüz gibi yüzde 10,45'e çakmış oldu.''