Vitrindekiler...

Edebiyat, şiir, öykü, yakın tarih.... Çeşitli alanlardan yetkin kitaplara ilişkin haftanın seçkisi Vitrindekiler'de...

22 Ocak 2021 Cuma, 00:07
Abone Ol google-news

Uğur Mumcu Seti - 1: Hukuk, Devlet, Aşiret / Laiklik Ruhuna Fatiha / Sevr mi? Lozan mı? / Haram Düzeni / Ata’m İzindeyiz / Cumhuriyet Kitapları / 2020.

Uğur Mumcu’nun 40 kitaptan oluşan “Bütün Yazıları” dizisinin ilk beş kitabı birinci set olarak Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlandı. “Bütün Yazıları” dizisinin yayımlanan birinci setinde Mumcu’nun şu kitapları yer alıyor: Hukuk, Devlet, Aşiret; Laiklik Ruhuna Fatiha; Sevr mi? Lozan mı?; Haram Düzeni; Ata’m İzindeyiz. Kitaplarında yer alan yazılarında; hukuk, adalet, erk, eşitlik, devlet, ordu, birey, laiklik, laiklikle sorunu olan iktidarların yol verdiği tehlikeler, Türkiye’yi sürüklediği tehlikeli eşik, din sömürüsünün kısa ve uzun vadeli etkileri, devletin hukuksal, siyasal ve ekonomik temel düzenlerinin, dinsel “esaslara göre” değiştirilmesinin bedelleri, ülkeyi bölmek isteyen iç ve dış güçlerin hamlelerini yazıyor ve ömrünü devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmeye adamış ulu önder Atatürk’e sonsuz bağlılığını ortaya koyuyor Uğur Mumcu. Kaynak niteliğindeki bu sette; 1978’den başlayan tematik bütünlüklü yazıları okunduğunda; Uğur Mumcu’nun bugünleri yine yıllar öncesinden dosdoğru öngördüğünü ve uyardığını fark edeceksiniz.

Bir Felsefe Feneri / Vehbi Hacıkadiroğlu / Tarihçi Kitabevi / 222 s.

Kitap, felsefeci Hacıkadiroğlu’nun 11 Ekim 2019’da doğumunun 100. yıl dönümü nedeniyle Alanya’da yapılan toplantıda konuşmalardan oluşuyor. Değişik üniversitelerin felsefe bölümlerinde öğretim üyelerinin Hacıkadiroğlu’nun felsefi düşün sistemini ortaya koyan görüşlerine yer verilmiş. Kitapta, Mehmet Akay, Erkut Sezgin, Haluk Erdem, Şükrü Argın, İlhan İnan, Mustafa Günay, Hatice Nur Erkızan, Uğur Pişmanlık, Mehmet Akkuyu, Harun Rızatepe, Doğan Özlem, Feyzi Açıkalın’ın yorumları yer alıyor. Hacıkadiroğlu’nun insan anlayışı, Atatürk devrimleri üzerine görüşleri, özgürlük, hukuk, eğitim üzerindeki düşünce ve görüşlerine açıklık getiriliyor.

Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin / Gilles Deleuze, Felix Guattari / Çev.: Işık Ergüden / Sel Yay. / 144 s.

Çalışma; yasaya, suçluluk duygusuna, kaygıya, içselliğe, alegorilere inanmayan, “minör” edebiyatın politik, kolektif ve dilsel gücüyle devrimcileşen bir Kafka’yı kavramayı amaçlıyor. Deleuze ve Guattari, sistem eleştirisi denilince de ilk akla gelen yazarlardan Franz Kafka’yı hem Almanca yazması hem de kullandığı kelimeler, metaforlar, simgeler ve semboller üzerinden politik bir bakış açısıyla okuyarak, yarattığı dilin toplumsal makineleri nasıl parçalayıp dağıttığını ortaya koyuyor.

Meraklı Adamın On Günü / Mehmet Eroğlu / İletişim Yay. / 260 s.

Korona günlerinde, maske karaborsaya düşmüş ve halk korkuyla eve kapanmışken, Yansın Bu Du¨nya mahlaslı TikTok fenomeni genç bir kadın gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşla birlikte sosyal medyanın sanal âlemi ile gerçek hayatın acımasız yüzü arasındaki esrar perdesi aralanmaya başlar... İletişim Yayınları’nın, Mehmet Eroğlu’nun İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü ile başlattığı polisiye kurgu serisinin yeni halkası Meraklı Adamın On Günü’nde; eski avukat Sadık Demir, bu kez gizemli bir şekilde kaybolan bir kadının peşine düşerken sosyal medya dünyasıyla gerçek dünya arasındaki perdeyi de aralıyor.

Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz / Ocean Vuong / Çev.: Deniz Koç / Harfa Yay. / 256 s.

Şair Ocean Vuong, yirmili yaşlarında bir oğulun okuma yazma bilmeyen annesine hitaben yazdığı bir mektup formundaki bu ilk romanında, Vietnamlı bir ailenin ırkçı şiddetin kol gezdiği beyaz Amerika’daki hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Bu geçmişe dönüşler ve sorularla dolu mektubun “Küçük Köpek” takma adlı yazarı, kendi kimliğini keşfetme macerasıyla ailesinin Vietnam Savaşı’nın damga vurduğu hikâyesini iç içe geçirirken, yaşamının daha önce annesinden sakladığı taraflarını da paylaşıyor.

Bütün Günlerin Akşamı / Jenny Erpenbeck / Çev.: Regaip Minareci / Can Yay. / 272 s.

İnsan kaç kere ölebilir? Ölüm ânı gelip çattığında kimdir? Bütün Günlerin Akşamı; küçük tesadüflerle başka zamanlara, başka mekânlara sürüklenen, bir yanıyla hep aynı ama aslında farklı yaşanan tek bir yaşamın yolculuğu. Jenny Erpenbeck, okuru 20’inci yüzyıl boyunca Galiçya’dan Viyana’ya, Moskova’dan Berlin’e uzanan farklı kültürel coğrafyalarda, farklı siyasal iklimlerde, tek bir ömrün kucaklayabileceği olası yaşamlarda dolaştırıyor.

Kira Kiralina / Panait İstrati / Çev.: Bertan Onaran / Türkiye İş Bankası Kültür Yay. / 136 s.

1924 tarihli Kira Kiralina, Istrati’nin ilk yapıtlarından. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin bu ilk kitabında yazar; Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak arayışlarından kesitlerle sunuyor.

Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir? / Theodor W. Adorno / Çev.: Şeyda Öztürk, Tarhan Onur / Metis Yay. / 88 s.

Kitapta Adorno’nun “Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri” (1967) başlıklı konferans metni, yakından ilgili daha erken bir konferansı, “Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?”in (1954) metniyle sunuluyor. Her iki yazısında Adorno, savaş sonrası dönemde demokratik ortak temsil ile sermayenin yoğunlaşma eğilimi arasındaki yapısal karşıtlığın devam ettiğini, bu nedenle milliyetçi ve faşist hareketlerin sürdüğünü vurguluyor, onlardan “kendi kavramsal içeriğinin hakkını bugüne kadar tam anlamıyla verememiş bir demokrasinin yara izleri” olarak söz ederek, radikal sağ propagandanın başvurduğu hileleri ve yenilginin toplumda yol açtığı narsisist incinmenin izlerini ele alıyor.

Jane Eyre Olmak / Sheila Kohler / Çev.: Mine Atafırat / Kırmızı Kedi Yay. / 232 s.

1846’da Charlotte Brontë hasta babasına bakarken, paylaştıkları odanın kuytusuna çekilmiş, genç, yaşamda kendine bir amaç ve yer edinmeye çalışan, yanında çalıştığı adama delicesine âşık, yoksul ve tutkulu bir mürebbiye üzerine bir roman yazmaya koyulmuştur. Yapıt, Güney Afrikalı yazar Sheila Kohler’in penceresinden bir yanıyla Jane Eyre’in, bir yanıyla da yazarı Brontë’nin hikâyesi. Kohler, Brontë ailesine ait mektuplardan, haklarında yazılmış yaşam öyküleri ve bizzat kendilerinin yazdığı edebi yapıtlardan yola çıkarak, gerçek ile kurmacayı iç içe geçiriyor.

Kış / Ali Smith / Çev.: Seda Çıngay Mellor / Kafka Kitap / 256 s.

Mevsimlerden kış. Herkesin kendi iç dünyasına döndüğü, eteklerdeki tüm taşların döküldüğü bir zaman. Ali Smith, Mevsim Dörtlemesi’nin ikinci kitabında dört farklı yaşamı tek bir eve davet ediyor. Kapıları kapatıp bir malikâneyi karküresi gibi sallıyor. Nihayetinde geçmiş geleceğe bürünürken gerçek açığa çıkıyor. Kış, Smith’in mizah ve ciddiyetin, toplum ve siyasetin, düzen ve baskının el ele verdiği umutla harmanlanmış bir hikâye.

Ordulaşan Devletler - Devletleşen Ordular / Bekir Bülend Özsoy / E Yay. / 400 s.

Orduları politik yapan nedir? Siyasete bulaşmaları mı yoksa siyasetin onlara bulaşması mı? Bekir Bülend Özsoy, Ordulaşan Devletler Devletleşen Ordular’da bu sorunun peşinde İngiliz topraklarından Samuray diyarına kadar uzanıyor... Rusya, İtalya, Amerika, Fransa, Almanya derken, Dünya neredeyse tüm milletleri içine alan bir savaş alanına dönüşüyor. Orduların askeri yapısını incelerken dönemin toplumsal ve siyasi yapısına da yer veren Özsoy, ordu ve siyasi iradenin birbirlerinin yetki alanlarına müdahalesinin olası sonuçlarına ilişkin kritik tespitlerde bulunuyor.

Anlama Arzusu - Modern Türk Edebiyatı Üzerine Yazılar / Mustafa Kurt / Çolpan Kitap / 188 s.

Anlama Arzusu, modern Türk romanı ve hikâyesi üzerine yazılmış kapsamlı yazılardan oluşuyor. Sait Faik Abasıyanık’tan Ahmet Hamdi Tanpınar’a, Necip Fazıl Kısakürek’ten İlhami Bekir Tez’e, Celâl Nuri İleri’den Abdülhak Şinasi Hisar’a, Hüseyin Su’dan Bekir Şakir Konyalı’ya kadar farklı yazarların metinlerine bir “anlama arzusu” ile yaklaşılan yazılarda, metnin kurucu ögeleri ile anlam ilişkileri sorgulanıyor. Varoluşçuluk ve Türk edebiyatı, Modernizm ve Gerçeküstücülük, edebî metinde tamamlanmamışlık, gelenek ve modernlik, toplumsal kimliğin inşası, anlatının dili ve anlatıcının sesi gibi konu ve sorunlar, metinler üzerinden irdeleniyor.