Yabancı yatırımcı gitti, borsaya 'yumurta hesaplar' geldi

Borsa İstanbul’da ağustos sonu itibarıyla yerli yatırımcı sayısı 1 milyon 676 bin 196 ile rekor kırarken yabancı yatırımcı ise hızla piyasadan uzaklaştı.

16 Eylül 2020 Çarşamba, 12:03
Yabancı yatırımcı gitti, borsaya 'yumurta hesaplar' geldi
Abone Ol google-news

Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Veysel Ulusoy ile Dr. Caner Özdurak, yerli yatırımcının rekor seviyelere ulaştığı Borsa İstanbul’da yerli yatırımcı tekeli riskine dikkat çekti.

Borsa İstanbul’da ağustos sonu itibarıyla yerli yatırımcı sayısı 1 milyon 676 bin 196 ile rekor kırarken piyasalardaki yerli yatırımcı tekeli ise uzmanlara göre ciddi risk barındırıyor. Uzmanlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre toplam portföy değeri yüzde 7.4 azalışla 558.8 milyar liraya gerilerken yatırımcı sayısı 76 bin 619 artarken piyasada küçük yatırımcıların hızlı yükselişi dikkat çekti. Bu artışın yüzde 43’nün İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştiğini belirten Ulusoy ve Özdurak mevcut durumu Twitter’daki “yumurta hesaplara” benzetti. (Yumurta hesap: Bir dönem Twitter'da kullanılan ve profil fotoğrafı yerine yumurta kullanılmasını ifade ediyordu. Bu hesapların çoğu ise gerçek hesap değildi)

GÜVENSİZ ORTAM YÜZÜNDEN GİTTİLER

Birikmiş bir yerel sermeyesi olmayan Türkiye’nin büyüme için yabancı sermayeye ihtiyacı olsa da varolan güvensiz ortam yabacı yatırımcının hızla finansal piyasalardan çıkmasına neden oluyor.

Cumhuriyet.com.tr'ye açıklama yapan, Prof. Dr. Veysel Ulusoy ve Dr. Caner Özdurak elde ettikleri ekonometrik model sonuçlarına göre genel algının aksine demokrasinin büyüme yada kişi başı gelirden (satınalma gücü paritesi-SAGP) ziyade gini katsayısına (Kişisel gelir dağılımında adaleti ölçmekte kullanılan katsayı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının iyileştiğini gösterir) olumlu etkisi olduğunu belirtti.

İki uzamana göre, Çin’de kişi başına SAGP ABD’ye göre daha yüksek iken Çin’e göre çok daha demokratik bir ülke olan ABD’nin gini katsayısı Çin’den 3 puan kadar yüksek. Ticaret Savaşlarının baş aktörleri olan bu iki ülke de demokrasi ve gelir dağılımı adaletinden uzak iken finansal piyasaların en değerli şirketleri olan Apple (2.07 trilyon dolar), Amazon (1.65 trilyon dolar), Alphabet-Google (1.08 trilyon dolar), Microsoft (1.62 trilyon dolar), Ali Baba (761 milyar dolar) ve Tencent (640 milyar dolar) bu iki ülkeden çıktı.

Son olarak 7.2 trilyon dolar değeri olduğu görülen ve 6 Aralık 2019’da halka arz edilen Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco bu kümenin en çarpıcı örneği. Aramco halka arz edildiği dönem 1.7 trilyon dolarla dünyanın halka açık en büyük şirketi olurken 25,6 milyar dolarlık hisse satmıştı. Buna rağmen yabancı yatırımcıların iklim değişikliği ve küresel ısınma, siyasi riskler ve kurumsallıktan uzak bir şirket yönetimi olması nedeniyle talebin çoğu bir kısmı prens tarafından “telkin” edilerek ikna edilen yerli yatırımcılardan oluşmuştu.

REEL EKONOMİYE KATKISI YOK

Ulusoy ve Özdurak verdikleri örnekler ve elde ettikleri model sonuçlarından hareketle demokrasinin büyümeden çok gelir dağılımı adaleti, yani “hissedilen” büyümeye etkisi olduğunu, borsalardaki rekor değerlerin kalkınmaya önemli bir etkisi olmadığının altını çizerken borsadan çıkan yabancı yatırımcının kalitesi sorgulanır yerli yatırımcılarla telafi edilmesinin reel ekonomiye anlamlı bir etkisi olmadığını belirtti.