Okurunu bekleyen biyografiler! Feridun Andaç’ın yazısı...

Yayıncılığımızın kör bir noktasıdır biyografi kitapları. Kültür ve eğitim yaşamımızda bunun eksikliğini gören birkaç yayınevinin sonuçsuz kalan girişimleri nedense okurun ilgisizliğiyle yargılanır oldu. Bir tür vazgeçiş! Açıkçası “ticari” olmayan hiçbir şeye yer vermeyen “piyasa” koşulları ister istemez böylesi “hamle”leri yadsıdı.

29 Kasım 2021 Pazartesi, 00:02
Abone Ol google-news

Yayıncılığımızın kör bir noktasıdır biyografi kitapları. Kültür ve eğitim yaşamımızda bunun eksikliğini gören birkaç yayınevinin sonuçsuz kalan girişimleri nedense okurun ilgisizliğiyle yargılanır oldu. Bir tür vazgeçiş! Açıkçası “ticari” olmayan hiçbir şeye yer vermeyen “piyasa” koşulları ister istemez böylesi “hamle”leri yadsıdı.

Evet, “hamle” diyorum; zira böylesi kapsamlı / sürekliliği olabilen, hatta yazımı ve hazırlıkları gerektiren yayın dizileri çoğu yayıncı için külfet bile olmaya başladı.

Örneğin, yakın zamanda bu konudaki ısrarını ara ara yayımladığı kitaplarla sürdüren İletişim Yayınları bir “külliyat” oluşturabilecek birikime getirdi biyografi dizisini. Ki, her biri yayınevinin yayın çizgisini tümleyen nitelikte özgün çalışmalar.

İş Bankası Kültür Yayınları kapsamlı bir dizi ile başladı biyografi kitaplarına. Ama eleştirilecek hacmi ile içerikleri gerçek okura çok da yabancı / uzak kaldı kanımca!

Şu günlerde okurun karşısına çıkan Runik Kitap’ın, bence, kendi okurumuzu bulabilecek, karşılığı da olabilen “Runik Hayatlar Serisi” kararlı bir adımın yansısı gibi geldi bana. Dizinin şu an elliye yakın kitabı yayımlandı.

İngiliz yayınevi Reaktion Books’ın Critical Lives (Kritik Hayatlar) dizisinden çevrilerek yayımlanan biyografiler kayda değer birikim oluşturuyor.

Dostoyevski, Camus, Proust biyografilerini okumaya başladığımda yeni ve özgün bilgilerle karşılaştığımı söylemeliyim. Yani ham ve tekrarlanan bilgilerin ötesine geçen bir biyografi yazımı var karşımızda.

HAFIZA KAYDI NEDEN YOK?

Biyografi yazımında yetkin olduğumuz söylenemez. Kuşkusuz birçok nedeni var. Yöntemsizlik en başta geleni. Bir de arşivci, belgeci. Koleksiyoncu bir toplum değiliz. Özellikle kişisel arşivler konusunda derleyicilik/toparlayıcılıktan yoksunuz. Sahafiye bir anlayış egemen.

Durum böyle olunca, konunun öte boyutu akademik alanda günü kurtarma çabası çoğunlukla tez düzeyinde monografilerle kalıyor.

Oysa biyografi yazımının önünü açabilecek öncül çabanın bir ucu akademik / filolojik alanda, diğer ucu da yayıncılık dünyasındadır.

Hatırlarım, butik bir yayınevi olan Kavram Yayınları’nda bir yaşantı dizini oluştururken çeviri yapıtların yanı sıra yerli yazarlar için telif kitaplar programı yapmıştım.

Attilâ İlhan’ı Ülkü Karaosmanoğlu, Oğuz Atay’ı, Yıldız Ecevit, Çetin Altan’ı, Piraye Şengel yazacaktı. Liste uzayıp gitmişti, ama birkaç yayın sonrasında yayınevi işin sonunu getirememişti.

BİYOGRAFİ YAZIMININ ARKA PLANI

Yayıncılığımız çoğunlukla “hazır” olana talip. Yani kendi tasarımı olabilecek bir yayın dizisini oluşturma çabası pek yok.

Örneğin; İş Bankası Kültür Yayınları o kapsamlı çeviri biyografi kitaplarının yanına eş düzeyde bir yerli biyografi kitaplığı neden oluşturmasın?

Gene aynı yayınevinin “Nehir Söyleşi” dizisinin ilk kitabını hazırlarken Mürşit Balabanlılar’la nasıl bir dizi olması gerektiğini enine boyuna konuşmuş, listeler yapmıştık.

İşte böylesi çalışmaların biyografi yazımının arka planını oluşturabileceği gerçeğini görmek gerekir. Anılar, mektuplar, günlükler, eleştirel yapıtlar biyografi yazımının en temel kaynaklarıdır.

Elinizde bu tür çalışmalar olursa, yeni ve özgün biyografilerin yazılmasının da önü açılabilir. Gene de bu konuda, yayınevlerinin öncül olması gerektiğini düşünürüm.

Dünya Kitapları’nı yönetirken de böylesi bir dizi oluşturmuş; Dostoyevski, Italo Calvino, Louis Aragon, Mayakovski, Nâzım Hikmet, William Faulkner biyografilerinin günışığına çıkmasını sağlamıştık.

Henry Miller, Rilke, Marquez biyografilerinin çevirileri yapılmış; yerli yazarlar için de bir dizi çalışma başlatmıştık.

BİYOGRAFİ KİTAPLARI EĞİTİM VE KÜLTÜR YAŞAMIMIZIN CAN SUYUDUR!

Demem o ki; biyografi kitaplarının yaygınlığı / çeşitliliği eğitim ve kültür yaşamımızın can suyu niteliğindedir. Bu nedenle Runik Kitap’ın sayısı neredeyse iki yüzü bulacak bir dizinin birikimini ardı ardına yayımlayarak Türkçeye kazandırması önemli bir adımdır.

Şu ana kadar yayımlanan biyografiler şunlar:

Allen Ginsberg, Charles Bukowski, Gustave Flaubert, Guy de Maupassant, Johann Wolfgang von Goethe, Arthur Schopenhauer, Marcel Proust, Susan Sontag, Yukio Mişima, Lev Troçki, Albert Camus, Adam Smith, Tennessee Williams, Virginia Woolf, Gilles Deleuze, Søren Kierkegaard, Mark Twain, Qiere Loti, William Faulkner, Thomas Mann, Victor Hugo, Rabindranath Tagore, Jean Genet, Frank Lloyd Wright, Jean-Paul Sartre, Sergey Ayzenştayn, Georgia O’Keefe, Simone de Beauvoir, Edgar Allen Poe, Fidel Castro, William S. Burroughs, Gabriel Garcia Marquez, Mahatma Gandhi, Fyodor Dostoyevski, John Cage, Joseph Conrad, Rosa Luxemburg, Michel Foucault, Salvador Dali, Pablo Picasso, Cococ Chanel.

Fotoğraflar, seçilmiş kaynakçalarla zenginleştirilen dizinin iki yüz kitapla tümlenebileceğini görmek yayıncılığımız için ufuk açıcı. Dilerim Runik Kitap bunun yanına yerli bir biyografi dizisini de taşır.