28 Nisan tarihli Cumhuriyet’in sürmanşetinde yer alan “Bursa’da kadın bombacı cami avlusunun girişinde düğmeye bastı: TEKBİRLE PATLATTI” başlığının ömrü çok uzun olmadı. Çünkü kısa bir süre sonra “canlı bomba”nın PKK bağlantılı TAK üyesi olduğu ortaya çıktı. TAK yaptığı açıklamayla patlamayı üstlendi, Okurlardan gelen çok sayıda iletide “böyle vahim bir hatanın sürmanşete nasıl taşındığı, konuyla ilgili bilgiler henüz keşinleşmemişken nasıl böyle iddialı bir başlığın gazetede hem de sürmanşetten yer aldığı” soruluyordu. Haberin 10. sayfadaki ayrıntısında kötü bir Türkçeyle, “Bazı görgü tanıkları saldırganın ‘Allahü- ekber’ diye tekbir getirerek eylemi gerçekleştirdiği iddia edilirken saldırının failinin IŞİD üyesi olduğu düşünülüyor” diye yazılmıştı. Kötü Türkçe bir yana, en azından bir “iddiadan” söz ediliyordu. Ama haberin tümünün bir “iddia” üzerine kurulmuş olması, iddianın başka olgularla desteklenmemesi de haberi daha baştan zayılatıyordu. “İddialar” kimliği belirsiz görgü tanıklarına dayansa da, kuşkuların ağır basması, en azından manşete taşınmaması daha doğru bir tutum olurdu.
Haberlere başlık seçilmesi, gazetedeki yerinin saptanması Yazıişleri’nin sorumluluğundadır. Muhabirler haberleri için başlık, spot, fotoğraf önerebilirler, ama karar Yazıişleri’ne, sayfa editörlerine, birinci sayfa söz konusu ise kesinlikle Yazıişleri’ne aittir. Ben de konuyu Yazıişleri yetkililerine sordum. Verdikleri yanıtı kısaltmadan aktarıyorum:
“Bursa’da bir patlama olduğunu öğrendiğimizde yurt haberleri servisimiz hemen Bursa muhabiri Levent Gencelli ve bölgedeki gazeteciler ile, haber kaynaklarıyla irtibata geçti. O sırada tüm ajanslardan haberi takip etmeye başladık. DHA’dan ‘Bursa Ulucami yakınında kendini patlatan kadın canlı bombanın, terör örgütü IŞİD militanı olma ihtimalinin değerlendirildiği bildirildi’ haberi geldi. Kaynaklar, görgü tanıklarının ‘tekbir getirerek kendini patlattı’ yönündeki bilgilerini yoğun şekilde paylaşınca haberin başlığını buradan gördük. Ertesi gün Emniyet’in ‘PKK bağlantısı araştırılıyor’ haberi de sayfalarda yer aldı. Olaydan birkaç gün sonra TAK olayı üstlendiğinde haberi aynen verdik.”
Görüldüğü gibi yanıtta kaynağın bir haber ajansı olduğu belirtiliyor, ajansın haberinde “Bursa Ulucami yakınında kendini patlatan kadın canlı bombanın, terör örgütü IŞİD militanı olma ihtimalinin değerlendirildiği bildirildi” denildiği aktarılıyor. IŞİD militanı olma “ihtimali” görgü tanıklarınca paylaşılınca haberin başlığının buradan görülmesine karar verildiği vurgulanıyor.
Açıktır ki bu karar yerinde olmamıştır. Haberde yer alan ihtiyatlı “iddia ediliyor”, “failin IŞİD üyesi olduğu düşünülüyor” cümleleri dikkate alınmamış, ajansın “IŞİD militanı olma ihtimali değerlendiriliyor” cümlesine de itibar edilmemiş, iddia kesinlik taşıyan ifadelerle sürmanşete taşınmıştır. Cumhuriyet’in haberlerde, özellikle de bu türden haberlerde kılı kırk yardığını biliyoruz. Ama ne yazık ki bu haber o çizginin dışına düşüyor. Yazıişleri’nin yanıtı haberde yer alan “iddia ediliyor”, “düşünülüyor” ihtiyatlı dilinin neden dikkate alınmadığını açıklamaya yetmiyor.
Bundan sonrası için ders çıkarmak gerekirse, öncelikle; kesin bilgi ve bulgulara dayanmayan haberlerde “iddia edildi”, “öne sürüldü” kalıplarından vazgeçmemenin daha doğru bir tutum olacağıdır. İkinci ve belki daha önemlisi, kesinlik taşımayan haberlerin manşete, sürmanşete taşınmamasının daha doğru olacağıdır.
Sürmanşetlerden söz etmişken, bu haberden bağımsız olarak, Cumhuriyet gazetesinin, magazini “sürmanşetleştiren” gazetelerin peşine takılmamasını, sürmanşete sık sık başvurmayı seçmemesini, terimin “manşetten daha önemli haber” anlamını göz ardı etmemesini de bir kere daha dileyelim.
Manşetler de Yanılır
Yazarın Son Yazıları
Sondan Bir Önceki
İdeolojinin Ekonomiyle Dansı
Gazetelere Döviz Darbesi
Dişleri Sökülmüş Eleştiri
Hava Tükenmeden
Burjuvazi Mon Amour!
Haftanın Dökümü
Hep Biz mi Ödeyeceğiz?
Unutma Yarın Cumartesi
Geleceği Kurtarmak
Büyük Sorunumuz: İşsizlik
Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin
Gazetecilik ölüyor mu?
Kim Kriz İster?
Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek
Krizin İki Cephesi
Zamanıdır Yeni Bir Aşkın
Kriz İçinde Kriz
Gazetecinin İşi
Katı Olan Her Şey...
Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?
Quo Vadis Kardeşler?
Hayvan Haklarına Ne Oldu?
Ben Gelmem!
‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’
Platon’un Devlet’ini Okurken
Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ
Uçardık Gökyüzüne Doğru
Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi
Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor
OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor
Muhafazakârlık
Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...
Ne Oldu, Ne Olacak?
Medyanın Zor Günleri
Kana Rengini Veren Nedir?
Bir Başka Açıdan
Daron Acemoğlu Ne Diyor?
‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları
‘Dur Bakalım Ne Olacak?’