Kulaktan dolma bilgilere yönelmek yerine bir uzmana danışmak sorunu çözmekte etkili

Kulaktan dolma bilgilere yönelmek yerine bir uzmana danışmak sorunu çözmekte etkili

12.10.2026 04:00:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Kulaktan dolma bilgilere yönelmek yerine bir uzmana danışmak sorunu çözmekte etkili

Sonbaharda artış gösteren saç dökülmesinin biyolojik olarak yaz aylarında dinlenme evresine geçen tellerden kaynaklandığını ve genellikle geçici olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Dicle; kulaktan dolma vitamin ve bitkisel yağ takviyelerinin zararlarına dikkat çekerken, uzun süren ve seyrelmeye yol açan dökülmelerde dermatoloğa başvurulması gerektiğini vurguladı.

Sonbahar mevsiminin hissedilmesiyle birlikte saç dökülmesi yakınmaları daha sık gündeme gelebiliyor. Bu fizyolojik sürecin kulaktan dolma bilgilerle yönetilmeye çalışılması ya da uzun süren dökülmelerin “Nasıl olsa mevsimseldir” diyerek ihmal edilmesi, saç sağlığını riske atıyor. Konu hakkında Cumhuriyet’e konuşan dermatoloji uzmanı Prof. Dr. Özlem Dicle, mevsimsel saç kaybının arka planını ve yapılması gerekenleri anlattı.

Saç dökülmesindeki mevsimsel artışın en belirgin olarak yaz sonu ve sonbaharda fark edildiğini ifade eden Dicle, bu durumun biyolojik mekanizmasını şöyle özetledi: “Bazı çalışmalar, yaz aylarında daha fazla saçın dinlenme, yani ‘telojen’ evreye geçtiğini gösteriyor. Ancak bu saçlar hemen dökülmez. Dinlenme dönemine giren saçın kökten ayrılarak dökülmesi zaman aldığı için yaz aylarında başlayan bu değişiklik, karşımıza yaz sonu ve sonbaharda artmış saç dökülmesi olarak çıkabilir. İlkbaharda daha hafif ikinci bir dalgalanma görülebilir ancak çoğu kişide daha belirgin hissedilen dönem sonbahardır.”

‘HER KAYIP HASTALIK DEĞİL’ 

Günlük saç kaybının kişiden kişiye ve saç yıkama sıklığına göre değişebildiğini, yaklaşık 50– 100 saç telinin kaybının sıklıkla normal sınırlar içinde kabul edildiğini belirten Dicle, tek başına sayılara odaklanmak yerine kişisel gözlemin önemine dikkat çekti. Dökülmenin uzun süre devam etmesi, kişinin alışık olduğu düzeyin belirgin biçimde üzerine çıkması, saç ayrım çizgisinin genişlemesi veya gözle görülür bir seyrelme oluşması durumunda konunun yalnızca mevsim değişikliğiyle açıklanamayacağını ifade eden Dicle, genetik faktörler, demir eksikliği, tiroid hastalıkları, stres ve yetersiz beslenme gibi diğer nedenlerin de mutlaka araştırılması gerektiğinin altını çizdi.

Sağlıklı bireylerde görülen fizyolojik mevsimsel dökülmenin genellikle geçici olduğunu söyleyen Dicle, kulaktan dolma çözümlere karşı uyararak “Mevsimsel saç dökülmesi yaşayan herkesin vitamin veya mineral takviyesi kullanması gerekmez. Herhangi bir eksiklik gösterilmeden takviye kullanmak doğru değildir. Ayrıca bitkisel yağlar veya karışımların dökülmeyi durdurduğu bilimsel olarak gösterilmemiştir; aksine bu ürünler saçlı deride tahrişe yol açabilir. Özel bir şampuanla da bu dökülmeyi durdurmak mümkün değildir” dedi.

‘NAZİK DAVRANIN’ 

Dökülmenin arttığı dönemlerde saç tellerinde ek hasar ve kırılmayı önlemek amacıyla saça nazik davranılması gerektiğini söyleyen Dicle, yüksek ısı, sık kimyasal işlemler ve gergin saç modellerinden kaçınılmasını tavsiye etti. Dicle, uzun süren ve belirgin seyrelmeye yol açan durumlarda ise vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmasını önerdi.