Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, sağlıklı ve uzun yaşam yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede, modern tıbbın artık yalnızca hastalıkları tespit etmeye değil, gelecekte oluşabilecek sağlık risklerini önceden öngörmeye odaklandığını ifade etti. Müftüoğlu, bu yeni yaklaşımı “check-forward” olarak tanımladı.
Sabah gazetesine konuşan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, kardiyovasküler risk analizlerinden metabolik ölçümlere, hücresel yenilenmeyi destekleyen uygulamalardan sağlıklı yaş alma protokollerine kadar uzanan kişiselleştirilmiş bir sağlık modeli sunduklarını anlattı.
Müftüoğlu, “Longevity alanında dünyada öne çıkan bilimsel eğilimleri, Türkiye’de kurumsal sağlık çatısı altında erişilebilir hale getiriyoruz” dedi.
“CHECK-UP DÖNEMİ BİTTİ”
Klasik sağlık kontrollerinin artık yeterli olmadığını savunan Müftüoğlu, yeni modelin yalnızca mevcut sağlık durumunu değerlendirmediğini, gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri de analiz ettiğini söyledi.
Müftüoğlu, “Klasik check-up anlayışının ötesine geçen bu model, kişiye özel önleyici yol haritaları oluşturmayı hedefliyor. Yani check-up dönemi bitti, check-forward başladı” ifadelerini kullandı.
“MESELE UZUN YAŞAMAK DEĞİL”
Sağlıklı yaş almanın önemine dikkat çeken Müftüoğlu, artık temel hedefin yalnızca ömrü uzatmak olmadığını belirterek, “İnsanların daha uzun süre enerjik, üretken, bağımsız ve sağlıklı kalabilmesini desteklemek gerekiyor. Modern tıp artık hastalığı bekleyen değil, geleceği yöneten bir modele dönüşüyor” diye konuştu.
“35 YAŞ YENİ BİR BAŞLANGIÇ”
Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yaş 35” şiirine de gönderme yapan Müftüoğlu, günümüzde bilimsel çalışmaların yaşlanmaya ilişkin ilk işaretlerin 35 yaş civarında başladığını gösterdiğini ifade etti. “35 yaş artık yolun yarısı değil; yaşamın yeni bir evresinin başlangıcı” diyen Müftüoğlu, bu nedenle sağlık açısından önleyici yaklaşımın da bu yaşlarda başlaması gerektiğini vurguladı.
