Ali Babacan'dan 'emekli maaşı' tepkisi: 'Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı, siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?'

Ali Babacan'dan 'emekli maaşı' tepkisi: 'Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı, siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?'

12.01.2026 15:10:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Ali Babacan'dan 'emekli maaşı' tepkisi: 'Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı, siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?'

Yüksek enflasyon nedeniyle maaşların hızla eridiğini belirten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, en düşük emekli maaşı için öngörülen rakama da tepki göstererek "Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz?" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, maaş zamlarının yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğine dikkat çekerek önerilerde bulundu.

Babacan, memurlar.net'e verdiği röportajda, emekli ile çalışanlar arasındaki maaş farkı çarpıklığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Geçmişte çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında korunması gereken bir oran vardı. Şimdi bu oran tamamen yerle bir oldu. En düşük emekli maaşını 20 bin liraya tamamlamayı bir müjde gibi sunuyorlar. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede siz hangi 20 bin liradan bahsediyorsunuz? Bugün Türkiye'de 60-65 yaşındaki emeklilerimiz, sırf evine ekmek götürebilmek için inşaatlarda, ağır işlerde çalışıyor. Bu insanlar bir ömür devletine hizmet etmiş; şimdi ise en riskli işlerde çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Emekliyi sokağa, inşaata, güvencesiz işe mahkûm eden bir ekonomi yönetimi başarılı sayılamaz. Bu bir tercihtir ve bu tercih dar gelirliden yana değildir. Emeklilik, dinlenme dönemi olmaktan çıktı. Emekli maaşları ile çalışan maşları arasındaki fark giderek açıldı."

"6 AY BEKLEMEK ZULÜMDÜR"

"Ekonomi büyüyor diyorlar. Peki, bu büyüme kime yarıyor?" diye soran Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

"Eğer bu ülkede bir büyüme varsa, bu büyümenin 'refah payı' olarak memura, emekliye, işçiye yansıması gerekir. Büyüme sadece faiz geliri elde edenlere veya sermaye sahiplerine gitmemeli. Ayrıca yüksek enflasyonun olduğu bir ortamda 6 ay beklemek zulümdür. Maaş artışlarının gerekirse üç ayda bir güncellenmesi ve üzerine mutlaka büyümeden gelen refah payının eklenmesi şarttır. Mevcut iktidar dolaylı vergilerle (KDV, ÖTV) dar gelirliyi ezerken, faiz lobilerini besliyor. Bizim çözümümüz; verginin az kazanandan az, çok kazanandan çok alındığı ve gelirin adil bölüşüldüğü bir sistemdir."

"ASGARİ ÜCRETLİNİN EN AZ YÜZDE 30 ALACAĞI VAR"

Babacan, görevde olduğu dönemde 2023 yılı için kişi başı 25 bin dolar milli gelir ve 2 trilyon dolar ekonomik büyüklük hedefi konduğunu anımsatarak, "Eğer Türkiye ekonomisi bizim öngördüğümüz şekilde büyüseydi, bu büyüklüğe göre de Türkiye'nin vergi tahsilatı olsaydı, bütün vatandaşlarımızın refah seviyesi şu andakinin iki katı olacaktı" dedi.

Babacan, 2025 yılı için açıklanan resmi enflasyon rakamları ve geçmiş yıllardaki metodoloji değişiklikleri üzerinden asgari ücretlilerin devletten en az yüzde 30'luk alacağı olduğunu kaydetti.

İlgili Haberler