DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: 'Süreçte bir kırılma ve güven krizi var'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: 'Süreçte bir kırılma ve güven krizi var'

28.01.2026 11:17:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: 'Süreçte bir kırılma ve güven krizi var'

"Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı" diyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "süreçte bir kırılma ve güven krizi olduğunu" söyledi.

İktidar bloğunun "Terörsüz Türkiye" adı altında başlattığı süreçte gelinen noktaya ilişkin DEM Parti kanadından tepkili çıkışlar gelmeye devam ediyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, süreçte bir kırılma ve güven krizi olduğunu söyledi.

Gelişmelere ilişkin Yeni Yaşam gazetesine konuşan Bakırhan, "Gelinen aşamada ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinde bir kırılmadan söz edebilir miyiz?" sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı: 

"Süreç devam ediyor ama süreçte bir kırılma ve güven krizi var ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir. Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı. Toplumun taleplerini gören, destekleyen bir girişimde bulunmadı. Bunun yerine tüm enerjisini Kuzey ve Doğu Suriye’ye ayırdı. Suriye’ye harcadığı çabanın binde birini buraya ayırmış olsaydı, bugün bu tablo ile karşılaşmayacaktık. Biz defalarca hem kamuoyu önünde hem de iktidar ve devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde şunu dedik: 'Suriye dosyasını buradaki sürecin önüne koymayın. Türkiye’de atacağınız her olumlu adım, zaten Suriye’de de çarpan etkisi yaratır.' Halep saldırısıyla sürece sabotaj yapıldı ve toplumda güvensizlik derinleşti. Şunu açıkça görüyoruz: İktidar, Suriye politikasıyla hem bölgesel barışa hem de Türkiye’deki çözüm sürecine halel getirecek pratiklerde bulundu ama biz parti olarak barış ve çözüm imkanına sonuna kadar sahip çıkacağız."

"MUAZZAM BİR DUYGULSAL KIRILMA" 

Tuncer Bakırhan, şöyle konuştu:

"Tarih boyunca değişen sosyolojiyi ve politik psikolojiyi okuyamayan devletler, tarihin ve toplumun gerisine düşer. Belki mevcut iktidar şu anda konjonktürel olarak belli güç dengelerine yaslanıyor ve iktidar kibri yaşıyor olabilir ama geleceği görmek gerekir. Hem sahadaki gözlemlerimiz ve görüştüğümüz çok farklı çevrelerden insanlar hem sosyoloji ve politik ekonomi açısından bakıldığında Kürtler, Halep’e ve Rojava’ya saldırılardan sonra muazzam bir duygusal kırılma yaşadı. Hükümet temsilcilerinin açıklamaları, medya düzeni ve sosyal medyadaki ırkçı hezeyanlara karşı ne hukuki ne de siyasi bir karşı çıkış olmaması Kürtler açısından kırılmanın en önemli nedenleri oldu."

 

İlgili Haberler