Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi: "Fakirlere sadece tanrıyı bıraktılar"

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin çiftçinin sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirtti. İktidara tepki gösteren Sarıbal, "‘Zenginler, fakirlere ve yoksullara sadece Tanrı'yı bıraktılar, başka da bir şey bırakmadılar’ gibi bir anlayışa sahipsiniz" dedi.

10 Kasım 2021 Çarşamba, 12:36
Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi:
Abone Ol google-news

2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifinin TBMM’deki görüşmeleri devam ediyor. Plan ve Bütçe Komisyonunda dün Tarım ve Orman Bakanlığı Bütçesinin görüşmeleri vardı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, hazırlanan bütçenin ülke tarımının sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirerek, “Bu bütçe kimin bütçesi? Öncelikle, tarımda eğer biz kendi kendine yeterlilik ya da tarımda bir iyileşme, üretimde artış, toplumun ucuz gıdaya, yeterli gıdaya ulaşması, toplumun gıda güvencesi gibi bir ülkenin ya da bir devletin ya da bir hükümetin, temel sorumlu olan işlerini yapabilmesi için bütçe hakkının kime ait olduğunu ortaya koyması gerekiyor. Bakıyoruz, bu bütçe çiftçinin mi? Çiftçi, son bir yılda 27 milyar borçlanmış ve son on dokuz yılda 700 bin azalmış, çiftçinin borç yükü 84 kat artmış. Çiftçi, şu anda ürettiğini pazarlayacak bir alan bulamamakta, çiftçi göç etmekte, çiftçi tarlasında ne yazık ki köle konumuna düşmekte. Bütün bunlara baktığımızda bu bütçenin çiftçinin bütçesi olmadığını görüyoruz” dedi.

MAZOTA ÖDENEN 24 MİLYAR, DESTEK 3 MİLYAR LİRA

Bütçede çiftçiye ayrılan desteklerin yetersiz olduğunu vurgulayan Sarıbal, şunları söyledi:

“TARSİM’e bütçeden 1 milyar 924 milyon ayrılmış. TARSİM yapılan poliçe miktarı 26 milyon dönüm. Ekilen ise 195 milyon dönüm. Ekilen alanların %86’sında TARSİM yapılmıyor. Böyle bir modelle doğal afet sorunu çözülmez. Hayvancılıkla uğraşan bir çiftçi yılda 100 milyar lira yem parası veriyor. Ayrılan destek miktarı ise 7 milyar lira. Çiftçimiz yılda 24 milyar liralık mazot kullanıyor, bu yıl mazot desteği olarak 3 milyar ayrılmış. Gübre bugün çiftçinin en büyük gideri olmuş. Gübre için ayrılan destek miktarı 1 milyar 500 milyon ama çiftçinin gideri 30-35 milyar lira. 

Bütün bunları gördüğünüz ve ortaya koyduğunuz şu tabloyla gerçekten insanlara bu dünyada şükrü öbür dünyada cenneti vaat ediyorsunuzdur galiba. Belki de adı bu. ‘Zenginler, fakirlere ve yoksullara sadece Tanrı'yı bıraktılar, başka da bir şey bırakmadılar’ gibi bir anlayışa sahipsiniz.”

TÜNELE DEĞİL HALKIN GIDASINA GARANTİ VERİN 

Bu yıl tarımsal üretimde yaşanan verim kaybının yaşanan kuraklıktan çok sulama yatırımlarının yapılmamasından kaynaklandığını Sarıbal, AKP’nin 19 yılda GAP, KOP, DAP gibi önemli sulama projelerine gereken önemi vermediğini belirtti. “Devlet köprüye, tünele, havaalanına garanti vereceğine halkının temel gıdasına destek vermelidir” diyen Sarıbal, “Ama bunların yerine sadece müteahhitleri zengin etme politikası uygulanmıştır” diye konuştu.

TÜRKİYE TAM İTHALATÇI

Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkta 122 milyar dolar ithalata karşılık ancak 88 milyar dolarlık ihracat yaptığını vurgulayan Sarıbal, “Çok net söylüyorum. Türkiye tarım ve hayvancılık dış ticaretinde tamamen ithalatçıdır” dedi. Ülkemizde 2011 yılında 109 milyar dolar olan tarımsal üretimdeki artışındaki değerin 2020 yılında 78 milyara gerilediğini kaydeden Sarıbal, hububat, baklagil ve endüstri bitkileri gibi temel ürünlerde üretim artışının olmadığını, ciddi bir arz açığı bulunduğunu, üretiminde artış olan ürünlerin daha çok meyve ve sebze ürünlerinde olduğunu aktardı. Sarıbal, “Bu emperyalizmin, çok uluslu şirketlerin Türkiye'ye dayattığı üretim modelidir. Yani ‘Buğdaydan elinizi çekin, arpadan elinizi çekin’ diyerek onun yerine başka ürünleri ikame etmektedir. Ama aslında çok önemli bir veri daha var, o da iyi bir veri; bakın, aslında Türkiye'nin kaynakları çok güçlüdür. Eğer mısırda biz üretim artışı yapmışsak, çeltikte üretim artışı yapmışsak, diğer ürünlerde de üretim artışı yapabiliriz ama uyguladığınız yanlış tarım politikaları nedeniyle şu anda, özellikle tarım ve hayvancılıkta Türkiye doğrudan ithalatçı bir ülke konumundadır” dedi.

Sarıbal, “Hazırlanan bütçe ithalatçıların, çok uluslu şirketlerin ve ne yazık ki siyasal iktidarın, ithalat lobilerinin bütçesidir” diyerek sözlerini tamamladı.