Siyasi parti temsilcilerinden oluşan heyet, Edirne Cezaevi'nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı'yı ziyaret etti.
Heyette DEM, TİP, CHP, EMEP, EHP, TÖP, ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, SMF ve Yeşil Sol Parti temsilcileri bulunuyor.
"SİYASİ GENEL AFFA İHTİYACIMIZ VAR"
Ziyaretin ardından bazı heyet temsilcileri Edirne'de açıklamalarda bulundu.
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk: Bugün niyetimiz barışı başlatmak, kapıyı aralamaktır. Bu nedenle Demirtaş'ı ve Mızraklı'yı ziyarete geldik. Onlara düşüncelerimizi ilettik, onların düşüncelerini aldık. Barış artık hayata geçirilmeli. Bu nedenle toplum tarafından kabul gören konularla ilgili adım atılması meselesinde gündeme getirmiş oluyoruz. Yüksek Mahkeme kararlarına uymamız gerekiyor.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan: Demirtaş ve Mızraklı siyasi rehin olarak tutuluyor. Türkiye'nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var. Tutsak arkadaşlarımız kes-yapıştır-kopyala düzmece iddialarla cezaevinde tutuluyorlar. Türk ve Kürt halkı bu antidemokratik uygulamaları hak etmiyor. İktidarın adım atması gerekir, AYM ve AİHM kararlarını uygulaması gerekir. Türkiye'de barışın, eşitliğin sağlanabilmesi için bir siyasi genel affa da ihtiyacımız var.

ÇİFTÇİ: DEMOKRASİ YOK EDİLMEK İSTENİYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi: Ülkemiz uzun süredir siyasal yargı ile şekillendirilen ağır baskı döneminden geçirilmektedir. Mahkeme salonları adaletin temsil edildiği yerler olmaktan çıkmış, topluma gözdağı verildiği bir merkeze dönüştürülmüştür. Seçilmiş belediye başkanlarının, gazetecilerin ceza tehdidi altında tutulduğu bir düzende demokrasi sistematik bir şekilde yok edilmek istenmektedir.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na, belediye başkanlarına yönelik yargı kuşatması Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın haksız yere cezaevinde tutulması, Gezi tutsaklarına yönelik ağır hak ihlalleri tek bir şeye işaret etmektedir. İktidar sandıkta yenemediği muhalefeti yargı eliyle susturmak istemektedir. İktidar açıkça bir darbe rejimini yürürlüğe koymak istemektedir. AYM, AİHM kararları bağlayıcıdır, uygulanmaları zorunluluktur.

BAKIRHAN: BARIŞ SELAHATTİN'SİZ OLMAZ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: Türkiye'nin birçok sorunu var ama sokakta kimi görüp sorarsanız en başı adalet meselesidir. Toplumun neredeyse 7'den 70'i adalet arıyor. Meclis'te kurulan komisyon da bunu tespit etti. AİHM kararları ve AYM kararları raporda yer aldı. Bu yasaları peki kim çıkaracak, niye çıkarmıyor. Bu sürece güveninin artması için AİHM, AYM kararları uygulanması gerekiyor.
AİHM'in defalarca ihlal kararı vermiş olduğu Edirne'deyiz. Bu konuda ülkeyi yönetenler samimiyse ilk basamak AİHM kararlarının uygulanmasıdır. Adalet arayanları niye cezaevinde tutuyorlar, anlamakta güçlük çekiliyor. Siz bunları serbest bıraksanız onlar hiçbir yere gitmezler. Bu ülkeyi sevdikleri için onlar mücadele etti. Barış Selahattin'siz, Figen'siz olmaz.
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Mahir Gürz: Bir ülkenin gerçekliğini gösteren meselelerden birisi de hapishaneler gerçekliğidir. Aydınların, yazarların, devrimcilerin, bütün toplumsal dinamiklerin zorla tutsak edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla adalet mücadelesi bu anlamda önemli. İktidarın düşman hukuku ile insanları esir aldığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Sadece ismi geçen isimler değil yüzlerce, binlerce, on binlerce siyasal tutsak var. Uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararların bir an önce uygulanması gerekiyor. Kamuoyunu bu konuda ses çıkarmaya çağırıyoruz.

ERKAN BAŞ: ANAYASA İKTİDAR İÇİN BAĞLAYICI
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş: Bugün iktidarın yargı eliyle siyaset alanını kapattığı simge bir cezaevindeyiz. Şu anda Türkiye cezaevlerinde geçmiş dönemde genel başkanlık yapmış isimler, milletvekilleri cezaevinde tutuluyor. Biz bu ülkede seçme, seçilme hakkından bahsediyoruz. Halkın görev verdiği bir arkadaşımızın cezaevine atılması halkın iradesinin gasp edilmesidir. Böyle bir coğrafyada mücadele ettiğimizi hatırlamak durumundayız.
En son Meclis'te oluşturulan komisyon belki de dünya tarihinde bir ilke imza attı. Bu ülkede yasama organı, TBMM diyor ki 'Anayasa uygulanmıyor bu ülkede'. Anayasa ara seçim gereklidir diyor, anayasanın ilgili maddesi uygulanmıyor. Anayasa herkes için olduğu gibi iktidar için de bağlayıcıdır.
Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Genel Sözcüsü Juliana Gözen: Bugün iktidardan lütuf istemeye gelmedik buraya. Anayasa kararlarının uygulanması gereken ülkede bunun teşhirini göstermek için geldik. Bu ülkede hukukun nasıl işlediğine dair çok fazla şey söylenebilir belki ama eski İçişleri Bakanı kadar açık kimse anlatamamıştır bence. Şöyle demişti: 'Önce ayaklarını kırın arkasından hukuk gelir, önce binaları yıkın arkasından hukuk gelir.' Şu anda hukuk böyle işliyor.

DEMİRTAŞ VE MIZRAKLI'NIN MESAJI OKUNDU
Yapılan açıklamaların ardından Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı'nın cezaevinden gönderdiği mesaj, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz tarafından okundu.
Demirtaş ve Mızraklı, şunları kaydetti:
"Öncelikle dayanışma amacıyla Edirne Cezaevinin kapısına gelen tüm dostlar başta olmak üzere bütün halkımıza içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Biz gayet iyi ve moralliyiz. Gelişmeleri yakından takip ediyor ve elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz.
Şunu herkes bilmeli ki bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz.
Türkiye artık büyük değişimlere gebedir. Bu değişimin halklarımızın ve emekçilerin lehine olması için çok daha güçlü ve esaslı mücadele birliklerine ihtiyaç vardır. Bugün Edirne Cezaevi önünde bir araya gelişiniz de bu mücadele birliğinin her koşulda büyüyerek devam ettiğini göstermiştir. Bundan dolayı da özel olarak tüm partilere ayrı ayrı teşekkür ediyor, içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle…"
