ABK davasında Kaplan dijital materyallerin tarafına iletilmediği için savunma yapmayacağını belirtti: 'Savunma hakkımı engellersiniz'

ABK davasında Kaplan dijital materyallerin tarafına iletilmediği için savunma yapmayacağını belirtti: 'Savunma hakkımı engellersiniz'

7.04.2026 16:28:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
ABK davasında Kaplan dijital materyallerin tarafına iletilmediği için savunma yapmayacağını belirtti: 'Savunma hakkımı engellersiniz'

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının istinaf kararıyla başlayan yeniden yargılama kapsamında sanık Ayhan Bora Kaplan; dosyadaki dijital materyallerin tarafına iletilmedikçe savunma yapamayacağını belirtti. Kaplan, mahkemenin önceki başkanı Mehmet Güven’e değinerek; “Sizden önceki Mehmet Güven’e dil döktük; ‘Dijital materyalleri getirin’ diye. O da getirmedi. Nasıl olacak savunmamız?” dedi.

Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne verilen cezaların istinafta bozulması ve 2 dosyayla birleştirilmesinin ardından 76 sanıklı davaya bugün devam ediliyor.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında görülen davaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları ve basın üyeleri katıldı.

SORUŞTURMAYI YÖNETEN POLİSLERLE ÖRGÜT SANIKLARI AYNI SIRADA

Duruşma kapsamında ABK Suç Örgütü davası sanıkları ile ABK suç örgütü soruşturmasına görev alan ve hâlihazırda FETÖ’cü Cevheri Güven’e bilgi sızdırmaktan yargılanan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ile eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan sanık sandalyesinde yargılanıyor.

DURUŞMA ÖNCESİNDE GERGİNLİK

Duruşma öncesinde ABK suç örgütü yakınları ile soruşturmada görev alan ve mevcut davada yargılanan polislerin yakınları arasında kavga çıktı.

Polis yakınları, ABK yakınlarına yönelik; “Tehdit ediyorlar” diye bağırdı. Yakınlar arasındaki kavgaya sanıklar da dahil oldu. Yargılanan polisler ile sanık Ayhan Bora Kaplan arasında atışma yaşandı. Kaplan sanıklara ve yakınlara yönelik; “Sakin olun, bunu istiyorlar; karışmayın” diye uyarıda bulundu. ABK sanıklarının oturmasıyla kavga dindi.

‘GRİ ELBİSELİ ADAM KIŞKIRTMA YAPIYOR’

Mahkeme heyeti salona gelmesinin ardından Bora Kaplan söz alarak; “Efendim arkada gri takım elbiseli bir adam (polis yakınlarından biri) var, sürekli kışkırtıyor” dedi. Mahkeme Başkanı da gerekli uyarıları yapacağım ifadelerini kullanarak, olası bir tartışma da salondan çıkartılma yapılacağını belirtti. 

‘BEN KENDİM KURGULAYACAĞIM’

Duruşma Sertçelik’in dünden kalan savunmasıyla başladı.

ABK suç örgütünce kaçırıp işkence gördüğü iddia edilen Erkan Doğan olayıyla ilgili emniyet sürecinde hiçbir şey bilmediğini söylediğini aktaran Sertçelik; “Ben böyle deyince Resul adlı polis, ‘Erkan Doğan olayını bana bırakın. Ben kendim kurgulayacağım’ dedi” ifadelerini kullandı. Sertçelik, örgüt yöneticiliğinin olmadığını söyledi. 

‘2018’TEN BERİ ARKADAŞLIĞIMIZ VAR’

Sertçelik’in savunmasının tamamlanmasının ardından sorulara geçildi. Mahkeme Başkanı, Sertçelik’e sanık Kaplan’ı ne zamandan beri tanıdığını sordu.

Sertçelik de “Sercan Keleş benim 2015’ten beri arkadaşım. Bora Kaplan’la 2016’da tanıştım, Albüm’e gidip gelerek. İlk zamanlar samimi değildik. 2018’de Albüm’ü sattı. Elmacı Marketleri açınca, ticaret yapmaya başladık. 2018’den beri arkadaşlığımız var. Sonra ben de bir mekân açtım. Oraya da geliyordu” yanıtını verdi.

‘O PSİKOLOJİ DE KENDİMİ SAVUNACAK DURUMDA DEĞİLDİ’

Mahkeme Başkanı’nın “İşkence gördüğünü, erkeklik onuruna aykırı muamele gördüğünü söyledin. Bunu avukatına anlattın mı?” sorusu üzerine de Sertçelik; “Ben avukatıma şiddet gördüğümü söyleseydim, selam verdiğimde aynı muamelenin 2 katını görürdüm. Savcılık makamı bana normal bir prosedür uygulamadı. İşkence gördüm, ağabeyimle ilgili tehditler aldım. O psikoloji de kendimi savunacak durumum yoktu” açıklamasında bulundu.

‘DİĞERLERİNİN SORULARINI YANITLAMAK İSTEMİYORUM’

Mahkeme Başkanı’nın ardından avukatların sorusuna geçildi. Sertçelik, polislerin müdafilerinin sorularını yanıtlamak istemediğini açıklayarak, avukatların sorularını yanıtsız bıraktı.  Sertçelik sadece polislerden Kerem Gökay Öner’in avukatının sorularını yanıtladı.

Sertçelik; “Ben Kerem Gökay Öner’i hiç görmedim, onunla konuşmadım. Öner’le görüşmek için de hiç talebim olmadı. Varlığını bilmediğim bir kişiyi, nasıl talep edebilirim? Ben adını operasyondan sonra gördüm. Avukat hanımın sorusunu yanıtlamamın gereği de bu kişi tarafından hiç işkenceye uğramadım. Diğerlerinin sorularını yanıtlamak istemiyorum” dedi. 

‘GÖRÜŞTÜĞÜM KİŞİ ŞEVKET DEMİRCAN’

Mahkeme Başkanı, Sertçelik’e polislerle yaptığı ve kendisinin de firariyken yayımladığı mesajlaşmalar üzerine sorular sordu.

Sertçelik mesajlaşmalara ilişkin; “Siparişle insanları gizli tanık olmaya hazırlıktı. Kumpas yapılacak isimlerin onaylanmış hali. Burada görüştüğüm kişi Şevket Demircan. Bana orada hiçbir şey tanınmıyor. Bu görüşmeler her şeyin kapalı olduğu hali. Mesajlaşmada bahsedilen kişiler Bilal Arslan, Osman Arslan ve Bekir Bozdağ’dır. Yüksel Kocaman’la ne alıp veremedikleri var bilmiyorum. Kocaman hakkında ekstra senaryo uydur, bir şeyler çıkar zorlamaları o mesajlaşmalar” ifadelerini kullandı.

‘MHP’Lİ İTLER DİYE MESAJLARI VAR’

Mesajlaşma kapsamında Soylu ailesi hakkında da polislerin isteklerinin olduğunu belirten Sertçelik; “Süleyman Soylu, Sadık Soylu hakkında da dertleri var. Benden sürekli senaryo yazmamı istiyorlardı. Sanki ben senaristim gibi. Şu anda hilal bıyık bırakıp gelmişler ama ‘MHP’li itler’ diye mesajları var. Bunları da sunacağım mahkemeye” dedi.

‘KUMPAS YAPTIKLARININ KANITI’

Şevket Demircan’la ABK davası sürerkenki mesajlaşmaları hakkında da konuşan Sertçelik; “Nasıl kumpas yaptıklarının, algıyı medya üzerinden sürdürdüklerinin kanıtı. Öyle bir duruma gelmişler ki başkanla konuşup, mahkemenin sonucunu bile biliyorlar” diye konuştu.

‘O İFADELER BENİM DEĞİL’

Mahkeme Başkanı, mesajlaşmalara ilişkin sorularını tamamlamasının ardından “M7 kod adıyla verdiği gizli tanık ifadeleri hakkında” Sertçelik’e savunmasını sordu. Sertçelik de “O ifadeler benim değil. Bana parmak bastırttılar” dedi.

Serdar Sertçelik’in ifadeleri birleşen dosyalar eksik olarak sonlandı. 

‘BANA DA SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ DİYEBİLİRLER’

Mahkeme Başkanı; sanık Bora Kaplan’a “Sen de son iddianameye yönelik savunmanın hazır olmadığını belirterek süre istemiştin. Savunma yapacak mısın?” diye sordu. Kaplan da söz almak istediğini belirtti.

Söz hakkı verilen Kaplan; “Dünkü tartışma konusunda hakaret etmek için o ifadeleri kullanmadım. Arkadaşların yargılandıkları dava konusu nedeniyle öyle kullandım. Ben de suç örgütü liderliğinden yargılanıyorum. Bana da suç örgütü lideri diyebilirler, bunda bir sakınca yok” dedi. 

‘SANIĞIN SÖZÜNÜ KESEMEZSİNİZ, DIŞARI ÇIKARTIRIM’

Öner’in avukatı araya girince Mahkeme Başkanı; “Hanımefendi, sanığın sözlerini kesemezsiniz. Dışarı çıkartırım” uyarısında bulunurken, Kaplan’a da “Söz aldığın konu hakkında konuş. Kavgaya değinme, girme. Savunma yapacak mısın?” diye sordu. Kaplan da “Ben savunma yapacaktım, hanımefendi araya girdi” dedi.

‘SİZDEN ÖNCE MEHMET GÜVEN’E DİL DÖKTÜK’

Kaplan, dosyaların fotokopilerini kalemden alamadıklarını belirterek, fotokopilerin kendilerine verilmesini talep ederek; “Dijital materyaller bizim için neden önemli? O materyallerin içinde mesaj içeriklerinin detayları var. Yarın burada Murat Çelik, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin savunma yapacak. O dijitaller onların savunmalarını değerlendirmemiz açısından önemli. Sizden önceki Mehmet Güven’e dil döktük; ‘Dijital materyalleri getirin’ diye. O da getirmedi. Nasıl olacak savunmamız?” ifadelerini kullandı.

‘DÜN BİR, BUGÜN İKİ’

“Biz adil yargılama istiyoruz hâkim bey” diyen Kaplan’a karşı Mahkeme Başkanı; “Bizim de amacımız o. Var mı şu ana kadar şikâyetin” diye sordu.

Kaplan da “Efendim dün bir, bugün iki. Bakacağız. Biz sizden önceki hâkime karşı 3 kez reddihâkimde bulunduk. Araştırma yapın dedik, yapamadı. Bizim o dijital materyallere ihtiyacımız var. Vermezseniz savunma hakkımızı sağlayamazsınız. Fotokopileri verin çalışalım” ifadelerini kullandı.

’15 TEMMUZ’DA BOMBANIN İÇİNDEYDİM’

Kaplan’ın ardından, Demirtaş’ın avukatının kapısının önünde bulunan telefon kapsamında yapılan operasyon sonucu dosyaya dahil olan sanık eski polis Önder Polat’ın savunmasına geçildi.

Polat; “30 yıl boyunca Ankara’da çalıştım. Bu süreçte istihbarat, terör, cinayette çalıştım. Hep operasyonel görevde bulundum. 15 Temmuz diyorlar, ben 15 Temmuz’da bombanın içindeydim, üstüme geldi. Bundan dolayı hiç gazilik almayı bile düşünmedim” dedi.

‘BORA KAPLAN BENİ SEVMEZ’

Kaplan’la ilişkisini anlatan Polat; “30 yıldır Ankara sokaklarında çalıştım. Ondan beni herkes tanır. Bu arkadaşlar da beni oradan tanır, benimle dertleri ne bilmiyorum. Ayhan Bora Kaplan beni sevmez. Sorun; mekânlarının denetimini hep ben yaptım. Ama sağ olsun saygısızlık etmedi” ifadelerini kullandı.

‘BU MUSTAFA ÖZTAŞ’IN OYUNU’

Sertçelik’le arasındaki bağı anlatan Polat; “Serdar’ın iki telefonu var. Serdar’la konuşmalarım yüzünden beni bu dosyaya dâhil ettiler sanırım. Ben çok tanımam. Ne hikmetse 3. bir telefon çıkıyor ve ben Serdar’la küfürleşecek kadar samimiyim. Soruşturma başlatıldığında ben, ‘Bu telefon işinin ne Murat Çelik’in ne de Şevket Demircan’ın oyunu, bu Mustafa Öztaş’ın oyunu’ demiştim. Sonra parmak izi çıktı, dediğim çıktı” dedi.

‘MESAJLAŞMANIN İÇERİĞİ ALAKASIZ’

Mahkeme Başkanı, Polat’a yargılanma nedeni olan ve Demircan’ın avukatının ofisinin kapısında bulunan telefonda Sertçelik’le yaptığı iddia edilen mesajlaşmaları okudu.

Polat; “Mesajlaşmanın içeriği alakasız. Benim Ayhan Bora Kaplan’la görüşmüşlüğüm bile yok. Mustafa Öztaş’ın oyunu bu” ifadelerini kullandı.

‘SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNE İNANMAYIN’

Polat’ın ardından ABK suç örgütünce kaçırıp işkence gördüğü iddia edilen Erkan Doğan’ın arkadaşı olan sanık Erhan Bakioğlu; “Erkan Doğan benim çocukluk arkadaşım. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez. Kendisi uyuşturucu bağımlısı. Söylediklerinin hiç birine inanmayın. Bora Kaplan tutuklandıktan sonra beni aramış. Sabah aradım; ‘Ayhan Bora Kaplan ve Barış Kurt’u tutuklattım’ dedi. Beni sürekli görüntülü arayıp özel harekâtların fotoğraflarını gösterdi. ‘Beni koruma altına aldılar, büfemin borcunu ödeyecekler. Başıma talih kuşu kondu’ dedi. Ben de ‘Benim yakamdan düş bana bunları anlatma’ dedim” ifadelerini kullandı.

‘BENİ GÖRÜNTÜLÜ ARA, YAZDIKLARIMI OKU’

Doğan’ın kendisini günde 10-15 defa aradığını belirten Bakioğlu; “Bana Kaplan’dan para isteyeceğini söyledi. Ben ‘Beni bulaştırma’ dedim. Bana telefon numarası attı, ‘Bunu ara’ dedi. Benden başka güvenebileceği kimse yok. Beni bir şekilde ikna etti. Ben arkadaş kurbanı oldum. Bana; ‘Bir video çekeceğiz, beni görüntülü ara yazdıklarımı oku’ dedi. ‘Benim başımı belaya sokma’ dedim. ‘Senin yüzünü değil sesini çekeceğim’ dedi” diye konuştu.

‘MÜYESSER HANIMA VERDİĞİM İFADE İHBARDIR’

Başına gelen olaylar hakkında gazeteci Müyesser Yıldız’la görüştüğünü aktaran Bakioğlu; “Ben her şeyi ona anlattım. O da yazdı. Müyesser Hanıma verdiğim ifade ihbar niteliği taşıyor. Erkan Doğan’ın ağzında zaten diş yoktu, diş tedavisi görüyordu. Savcı Mustafa Kaya beni hiç dinlemedi, bana soru bile sormadı” ifadelerini kullandı.

‘AVUKATIM HARİÇ KİMSEYİ TANIMIYORUM’

Mahkeme Başkanı’nın izniyle Murat Çelik, Bakioğlu’na soru yöneltti. Çelik; “Suç kaydı var mı?” diye sordu. Bakioğlu; “Var. Amcam dayak yiyordu, müdahale ettim. Ellerinde silah vardı. Ben de ikisini vurdum” yanıtını verdi. Bakioğlu; Çelik’in “suç örgütü üyeleriyle bağlantısı var mı?” sorusu üzerine; “Bu salonda avukatım haricinde kimseyle bir tanışıklığım yok” ifadelerini kullandı.

‘EVRAKTA ÖYLE İSİMLER VAR Kİ GÜNDEMİ SARSAR’

Bakioğlu’nun ardından avukatının savunmasına geçildi. Avukatı, dava dosyalarında bulunan bir belgeye değinerek; “Bu dosyada bir evrak var. Burada basın olduğu için açık söyleyemiyorum. Evrakta öyle isimler var ki gündemi sarsar. Gen bir avukatım, başımın yanmasını istemiyorum. O yüzden burada söylemek istemiyorum” demesi dikkat çekti. Mahkeme Başkanı ise “Bunu açıklayamayacaksanız nasıl savunacaksınız avukat bey” demesi üzerine avukat; “Genç bir avukatım. Avukatlık dışında da meslek yapamam. Söyleyip de başımın belaya girmesini istemiyorum” ifadelerini kullandı.

‘SANIRIM TEK AVUKATIMDIR’

Duruşmada son olarak tutuksuz yargılanan Kaplan’ın avukatı sanık Tarık Teoman’ın savunmasına geçildi. Av. Teoman; “İddianamede benimle ilgili bölüm 1 sayfa. İlk hali ile son halinin dönüştüğünü gördüm; çünkü bana emniyete götürüldüğümde 23 evrak soruldu. Savcı, sanki benim sadece Bora Kaplan’ın avukatıymışım, başka müvekkilim yokmuş gibi bir algı yapmış. Bu iddia konusu suç nedeniyle 4 ay tutuklu kaldım. Mağdur oldum ama asıl avukatlık mesleğim gereğince hicap duydum. Avukatlar böyle bir soruşturma nedeniyle tutuklama tehlikesi altında. Türkiye’de ilk kez kendi müvekkilini cezaevinde ziyaret ettiği için gözaltına alınan tek avukatımdır. Tüm avukatların bu nedenle tutuklanma nedeni var” dedi.

‘BEN OLMASAM KAPLAN TUTUKLANMAYABİLİRDİ’

“Ben 20 yıllık ceza avukatıyım. Ben kimseden talimat almam” diyen Teoman; “Burada yapılan suçlamaların hukuki olmadığı gibi ben olmasam Bora Kaplan tutuklanmayabilirdi. İlk aşamada ekran yüzüydüm; ama daha sonra bakınca Bora Kaplan’ın tutuklanması için benim tutuklanmam gerektiğini anladım” ifadelerini kullandı.

‘BORA KAPLAN ÖYLE GÜÇLÜ Kİ KENDİSİNİ ÇIKARTAMIYOR’

Sanık Kaplan’ın kendisinden küçük olduğunu, ona “Ağabey” olarak hitap etmediğini belirten Teoman; “Ankara Adliyesi’nin manevi şahsiyeti yok mu? Bora Kaplan’ın nasıl bir gücü var ki Murat Çelik’i tutuklatacak. Bora Kaplan öyle güçlü ki kendisini çıkartamıyor; ama istediğini tutuklattırıyor. ABK ana dava dosyası başladığında Kaplan, Mustafa Kaya hakkında HSK’ye şikâyette bulundu. Ben de avukatım, ‘Ben hayatta bir savcı hakkında HSK’ye şikâyette bulunmam’ dedim. Keşke bulunsaydım. Hâlihazırda benim hala zoruma giden her hafta imzaya gitmem. Benim kaçma şüphem yok. Ben niye hala adli kontrollüyüm. Yurt dışı yasağımın kaldırılmasını istiyorum. Dava sonucu beraatimi istiyorum” dedi. 

KAPLAN’DAN TEOMAN’A SORU

Bora Kaplan, Teoman’a “Cengiz Haliç’le birçok kez oturduk. Benim Cengiz Haliç’e talimat verdiğimi, böyle bir örgütün varlığına dair bir şey gördü mü?” sorusunu yöneltti. Mahkeme Başkanı da soru üzerine; “Hukuk devleti çerçevesinde yanıt veriniz” dedi. Teoman da “Ben böyle bir örgütte görmedim, böyle bir örgütten de haberim yok. Ama benim bu konuda bundan sonra ne konuşsam, Kaplan’ın avukatı olarak alınacağımdan, sanıklığı geçmiş olacağım” yanıtını verdi.

‘E BUNU SÖYLESEN YETERLİ’

Teoman’ın savunmasının ardından Mahkeme Başkanı duruşmanın 9 Nisan perşembe gününe erteledi. Kaplan’ın avukatları ise dosyalara ulaşamadıkları için savunma yapamadıklarını, bu nedenle 15 gün etlenmesini istedi. Mahkeme Başkanı süre yok demesi üzerine, Bora Kaplan; “İddianame yalan dolanla dolu, yapmayın Allah aşkına” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Eee, tamam işte, bunu söylesen yeterli. Bu da savunma” yanıtını verdi.

İlgili Haberler